Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/2076 E. 2023/2501 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2076
KARAR NO : 2023/2501
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sermaye şirketinin iflasını istememek
HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşme

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Müştekinin 25.11.2014 havale tarihli dilekçesi ile; sanık … Mühendislik Elektirik Hizmetleri Montaj İnşaat Malzemeleri Müteahhitlik ve Ticaret Limited Şirketi yetkilisi …’ın vadesinde borcunu ödememesi nedeniyle hakkında Salihli 1. İcra Dairesinin 2014/2217, 2014/2593 ve 2014/3003 Esas sayılı dosyalarıyla icra takibi yapıldığı, takiplerin kesinleşmesi üzerine borçlu şirketin Atatürk Mah., 638 Sok., No:16, Salihli adresinde yapılan 14.10.2014 tarihli hacizde adı geçen şirketin adına kayıtlı hacze kabil bir mala rastlanılmadığı, ayrıca borçlu şirketin taşınmazı olup olmadığı varsa üzerine haciz konulması için yapılan takbis sorgulamalarında borçlu şirkete ait herhangi bir taşınmaz tespit edilemediği, alacaklarının olduğu düşünülen kurumlara haciz ihbarnamelerinin gönderildiği ancak bir tahsilatın yapılamadığı, polnette sadece 2003 model 45 SL 604 plakalı kamyoneti ve 2006 model
45 SP 855 plakalı bir motosikletinin tespit edildiği, borçlu şirketin borca batık durumda olduğu ve borçlu şirketin iflas durumunun İİK’nın 179 uncu maddesinde belirtilen yükümlülüğünü yerine getirmediğinin sabit olduğundan bahisle, sanık hakkında sermaye şirketinin iflasını istememek suçundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 345/a ıncı maddesi gereğince cezalandırılması için dava açılmıştır.

2.Salihli İcra Ceza Mahkemesinin, 08.01.2015 tarihli kararı ile, müştekinin şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmiştir.

3.Salihli İcra Ceza Mahkemesinin, 08.01.2015 tarihli kararına müşteki vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, Salihli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.01.2015 tarihli ve 2015/18 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine dair karar verildiği, söz konusu karara ilişkin müşteki vekili tarafından kanun yararına bozma yoluna gidilmesi üzerine Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 10.09.2015 tarihli ve 2015/8506 Esas, 2015/4139 Karar sayılı kararı ile “… 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun…349. maddesi nazara alındığında, somut olayda, şikayetçi vekiline duruşma gün ve saatinin usulüne uygun tebliğ edilmediği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi,…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4.Salihli İcra Ceza Mahkemesinin, 11.02.2021 tarihli kararı ile, sanık hakkında sermaye şirketinin iflasını istememek suçundan beraatine, karar verilmiştir.

5.Salihli İcra Ceza Mahkemesinin, 11.02.2021 tarihli kararının müşteki vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 05.04.2022 tarihli ve 2021/10074 Esas, 2022/4442 Karar sayılı kararı ile “…Sanığa isnat edilen edilen suçun oluşup oluşmadığının anlaşılabilmesi için öncelikle, İİK’nın 179. ve TTK’nın 324. maddesinde öngörülen koşullarda şirketin aktif ve pasif durumunun belirlenmesini müteakip, şirketin iflasının istenmesi şartlarının bulunup bulunmadığı saptanmalıdır. Bu nedenle borçlu şirkete ait ticari defterler, banka hesap hareketleri, vergi borçları ile borçlu şirket hakkındaki kesinleşmiş icra takip dosyalarındaki belirlenen mevcut borçların şirketin pasifine eklenmesi suretiyle yapılan bilirkişi incelemesinde borçlu şirketin 25.11.2014 tarihli itibariyle borca batık olduğu ve iflas koşullarının oluştuğu belirlendiğinden, oluşa göre, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraatine dair karar verilmesi,…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

6.Salihli İcra Ceza Mahkemesinin, 14.12.2022 tarihli kararı ile, sanık hakkında CMK’nın 223/8 inci maddesi uyarınca davanın düşmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Müşteki vekilinin temyiz isteği, süre tutum dilekçesiyle yapılmış olup, gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, alacaklının icra takip konusu alacağının sağlanmasının mümkün olmadığı, borçlu şirketin aktiflerinin borçlarını karşılamadığı iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 345/a ıncı maddesi uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen ve durduran bir nedenin de olmadığı, suç tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar sanık hakkında zamanaşımını kesen herhangi bir hüküm ve işlem bulunmaması nedeniyle, şikayete konu suç yönünden 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin yargılama sırasında gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

3.Sanık hakkında zamanaşımı nedeniyle davanın düşürülmesi kararı verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

4.Müşteki vekilinin, süre tutum dilekçesindeki temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

5. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, atılı suç yönünden 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin yargılama sırasında gerçekleşmiş olduğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, müşteki vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Salihli İcra Ceza Mahkemesinin, 14.12.2022 tarihli ve 2022/117 Esas, 2022/282 Karar sayılı kararında müşteki vekilince ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden müşteki vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.04.2023 tarihinde karar verildi.