Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/2080 E. 2023/2494 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2080
KARAR NO : 2023/2494
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak
HÜKÜM : Beraat

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Müştekinin 06.04.2012 havale tarihli dilekçesi ile; sanıkların yetkilisi oldukları S.S….., … Kooperatifi’ne gönderilen İİK’nın 89/1 haciz ihbarnamesine itiraz edildiği, borçlu şirket Nurullah Dilmaç İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti’nin üçüncü kişi kooperatif nezninde hakedişleri olmasına rağmen, hakedişin bulunmadığını beyan eden sanıkların, gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 338 inci maddesi gereğince cezalandırılmaları için dava açılmıştır.

2…. 2. İcra Ceza Mahkemesinin, 12.09.2013 tarihli kararı ile, unsurları oluşmayan suçtan sanıkların ayrı ayrı beraatlerine, karar verilmiştir.

3…. 2. İcra Ceza Mahkemesinin, 12.09.2013 tarihli kararının müşteki vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 16.10.2017 tarihli ve 2015/20249 Esas, 2017/8201 Karar sayılı kararı ile “…Haciz ihbarnamesinin tebliği tarihi itibariyle üçüncü şahıs konut … kooperatifinin takip borçlusuna kesinleşmiş ve muaccel borcu bulunup bulunmadığı yönünde borçlu ve üçüncü şahıs şirketin belge ve defterleri ile banka hesapları üzerinde bilirkişi incelmesi yaptırılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdiri gerekirken hatalı gerekçe ile yazılı şekilde beraatlarine karar verilmesi,…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4…. 2. İcra Ceza Mahkemesinin 24.05.2022 tarihli kararı ile unsurları oluşmayan suçtan sanıkların ayrı ayrı beraatlerine, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Müşteki vekilinin temyiz isteği, akıbeti beklenilen dosyanın sanıkların savunma dilekçelerinde bildirdikleri üzere … 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/200 Esas sayılı dosyası olduğu ve bu dosyada mevcut bilirkişi raporu ile de dava dışı takip borçlusu yüklenici firmanın sanıkların yetkilisi oldukları kooperatiften 89/1 haciz ihbarnamelerinin tebliğ edildiği tarihte alacaklı olduğunun ortaya çıktığı, ilk derece mahkemesince ticari defterlerin bulunduğu ve başka bir uyuşmazlıktan kaynaklı mezkur dava dosyası ve muhteviyatı dikkate alınarak beraat kararı verildiği, yanılgılı değerlendirme neticesinde verilen kararda hukuki isabet bulunmadığı ve kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
1. Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun ( 2004 sayılı Kanun) 338 inci maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2.Suç tarihinin 30.03.2012 tarihi olduğu, sanıkların savunmalarının alındığı 25.05.2012 tarihi ile mahkeme karar tarihi arasında, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen ve durduran başkaca bir hüküm ve işlem bulunmaması nedeniyle, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin 25.05.2020 tarihinde yargılama sırasında gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 2. İcra Ceza Mahkemesinin 24.05.2022 tarihli ve 2017/1051 Esas, 2022/176 Karar sayılı kararına yönelik müşteki vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki davanın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.04.2023 tarihinde karar verildi.