YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2081
KARAR NO : 2023/2298
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sermaye şirketinin iflasını istememek
HÜKÜM : Beraat
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Müştekinin 28.04.2014 havale tarihli dilekçesi ile; alacaklının borçlu şirket Balkan Turz. Seyahat San. Ve Tic. Ltd. Şti hakkında Antalya 11. İcra Müdürlüğü’nün 2013/10935 Esas sayılı dosyasından takibe geçtiği, takip kesinleştikten sonra yapılan hacizlerden herhangi bir sonuç alınamadığı, 1998 yıllında kurulan ve Antalya Ticaret Odası’na kayıtlı olan şirketin borcun doğum tarihinden itibaren sermaye ve mal varlığına nazaran yüksek miktarda borçlanmaya başladığı, bu durumda şirket yetkilisinin basiretsiz tutum ve davranışlarının sorumluluğu olduğu, şirketin işlevini yitirdiği, şirketin iflasa sürüklendiği, içinin boşaltıldığı, şirkete ait olan 07 KC 817, 07 HT 484, 07 KP 486 plakalı araçlar üzerinde birçok hacizler bulunduğu, araçların trafikte bulunmamalarının ise alacaklıyı zarara uğratmak kastıyla gizlendiğini gösterdiği, şirketin ticaret sicil ve maliye kayıtlarına göre re’sen terk ettirildiği, şirketin varlıklarını nereye
ve ne şekilde kullanıldığının bilinmediği, bu hususların yetkililerin sorumsuzluğundan kaynaklandığı, borçların ödenmediği, yetkilinin şirketin iflasını istemedikleri, yine yetkilinin ticareti usulüne uygun terk etmedikleri, bu nedenlerle borçlu şirket yetkilisinin, alacaklıyı zarara uğratmak için mevcudu eksiltmek, aczine veya durumunu ağırlaştıran borçlu, ticari işletme yöneticinin kasten alacaklıyı zarara uğratması , ticareti usulüne aykırı terk etmek ve sermaye şirketinin iflasının istememek suçlarından 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 331/1, 332, 333/a, 337/a 345/a ıncı maddeleri gereğince cezalandırılması için dava açılmıştır.
2. Antalya 3. İcra Ceza Mahkemesinin, 17.04.2015 tarihli kararı ile; sanık hakkında ticareti usulüne aykırı terk etmek suçundan neticeten 1.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, şirketin iflasını istememek suçundan neticeten 200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, alacaklıyı zarara uğratmak için mevcudu eksiltmek, aczine kendi fiiliyle sebebiyet vermek ve ticari işletme yöneticinin kasten alacaklıyı zarara uğratması suçlarından sanığın ayrı ayrı beraatine dair karar verildi.
3. Antalya 3. İcra Ceza Mahkemesinin, 17.04.2015 tarihli kararının sanık ve müşteki vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 11.05.2020 Tarihli ve 2020/2243 Esas, 2020/3116 Karar sayılı kararı ile “… İİK’nın 331/1, 332 ve 333/a maddelerine aykırılık suçlarından kurulan hükümlerin onanmasına,…İİK’nın 337/a maddesine aykırılık suçundan kurulan hükmün bozulmasına, İİK’nın 347. maddesi uyarınca şikayet hakkının düşürülmesine,… İİK’nın 345/a maddesine aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede; İİK’nın 345/a maddesindeki suçun oluşabilmesi için, aynı Yasanın 179 ve 6762 sayılı TTK’nun 324. maddesinde öngörülen koşullarda şikayet tarihi itibariyle şirketin aktif ve pasif durumunun belirlenerek sonucuna göre şirketin iflasının istenmesi şartlarının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği cihetle; öncelikle borçlu şirketin ticari defterler ve banka hesapları temin edilip, şikayet tarihi itibariyle borçlu şirket hakkındaki kesinleşmiş icra takip dosyaları getirtilerek, bu dosyalardaki mevcut borçlar şirketin pasifine eklendikten sonra borçlu şirkete ait ticari defterler, bilançolar ve banka hesapları üzerinde karşılaştırmalı olarak bilirkişi incelemesi yaptırılıp, şikayet tarihi olan 28.04.2014 tarihi itibariyle şirketin iflasının istenmesi şartlarının oluşup oluşmadığı saptanıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Antalya 3. İcra Ceza Mahkemesinin, 29.09.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında sermaye şirketinin iflasını istememek suçundan, suçun yasal unsurları oluşmadığından beraatine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Müşteki vekilinin temyiz isteği, sanığın şirket yetkilisi olması nedeniyle şirkete ait defterleri saklama yükümlülüğü bulunduğu, ayrıca şirket muhasebecisinin de şirket defterlerinin sanık …’ta olduğunu beyan ettiği, ancak sanığın şirket defterlerini mahkeme dosyasına ibraz etmemiş olmasına rağmen ilk derece mahkemesince sanık hakkında beraat kararı verilmiş olduğu, bu sebeple ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu beraat kararının usul ve esasa aykırılık teşkil ettiği, sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi ve hukuka aykırı kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, alacaklı tarafından yapılan icra takibinin semeresiz kaldığı, alacaklı şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığı, şirket yetkilisi olan sanığın sermaye şirketinin iflasını istemediği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1.Dosya kapsamından, oluşa göre; sanığın mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, somut ve kesin delil bulunmadığı anlaşılmıştır.
2.Sanık hakkında mahkumiyete yeterli delil elde edilemediğinden beraat kararı verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
3.Müşteki vekilinin, sanığın şirket yetkilisi olması nedeniyle şirkete ait defterleri saklama yükümlülüğü bulunduğu, ayrıca şirket muhasebecisinin de şirket defterlerinin sanık …’ta olduğunu beyan ettiği, ancak sanığın şirket defterlerini mahkeme dosyasına ibraz etmemiş olmasına rağmen ilk derece mahkemesince sanık hakkında beraat kararı verilmiş olduğu, bu sebeple ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu beraat kararının usul ve esasa aykırılık teşkil ettiği, sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi ve hukuka aykırı kararının bozulması gerektiğine ilişkin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı ve eylemin sübut bulduğunun saptanamadığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, müşteki vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 3. İcra Ceza Mahkemesinin, 29.09.2022 tarihli ve 2020/187 Esas, 2022/259 Karar sayılı kararında müşteki vekilince ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden müşteki vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2023 tarihinde karar verildi.