Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/2089 E. 2023/2295 K. 04.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2089
KARAR NO : 2023/2295
KARAR TARİHİ : 04.04.2023

MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : Alacaklıyı zarara uğratmak için mevcudu eksiltmek
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Müştekinin 09.06.2015 havale tarihli dilekçesi ile; borçlu sanık hakkında Fethiye 1. İcra Müdürlüğü’nün 2014/4771 Esas sayılı dosyası kapsamında icra takibine başlanıldığı, borçlu sanığa ödeme emrinin 23.09.2015 tarihinde tebliğ edilerek takibin kesinleştiği, borçlu sanık tarafından bu süre zarfı içerisinde …, …, … ve … plakalı araçların devredildiğinin anlaşıldığı, sanık tarafından yapılan satış işleminin muvazaalı olduğu, bu satış işlemlerinin kötü niyetli olduğu, alacaklıyı zarara uğratmak amacı ile bu işlemin yapıldığı, bu nedenle sanık hakkında alacaklıyı zarara uğratmak için mevcudu eksiltmek suçundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 331 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılması için dava açılmıştır.

2. Fethiye İcra Ceza Mahkemesinin, 04.09.2015 tarihli kararı ile müştekinin şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmiştir.

3. Fethiye İcra Ceza Mahkemesinin, 04.09.2015 tarihli kararının müşteki vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 17.09.2019 tarihli ve 2019/3551 Esas, 2019/12881 Karar sayılı kararı ile “…Şikayet dilekçesinde sanığın, adına kayıtlı …, …, … ve … plakalı araçları alacaklıyı zarara uğratma kastıyla devretmesi nedeniyle şikayette bulunulmasına rağmen; mahkemenin kararında İİK’nın 347. maddesindeki bir yıllık şikayet süresinin geçtiği gerekçesiyle şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmiş ise de, Finike İlçe Emniyet Müdürlüğünün 05.05.2015 tarih ve 42428897-7770-235 sayılı yazısında sanık adına kayıtlı … plakalı araç satış işlem tarihinin 09.06.2014 olması nedeniyle bu satış yönünden şikayetin, devrin gerçekleştiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde yapılmış olması sebebiyle; sanığa isnat edilen suç kastının oluşup oluşmadığının tespiti açısından, satışı yapılan araçtan elde edilen paranın akibetinin ne olduğu, borç ödenmesinde kullanılıp kullanılmadığı, borç ödenmişse ilgili takip dosyaları getirtilerek borcun muvazaalı ya da hayali borç ikrarına dayalı olup olmadığı sorularak, gerekirse aracı sanıktan devralan kişi de araştırılıp tanık olarak dinlenilerek sonucuna göre şikayete konu aracın alacaklıyı zarara sokmak kastiyle yapılıp yapılmadığı hususunda sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik kovuşturmayla yetinilerek yazılı şekilde şikayet hakkının düşürülmesine verilmesi,…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Fethiye İcra Ceza Mahkemesinin, 19.07.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında alacaklıyı zarara uğratmak için mevcudu eksiltmek suçundan, neticeten 3.000,00 TL ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık vekilinin temyiz isteği, somut olayda suçun şartlarının oluşmadığı, sanığın mal kaçırma kastıyla hareket etmediği, sanığın kızının üniversite masraflarını karşılayabilmek için aracını satmak zorunda kaldığı, aracın devri … ilinde gerçekleşeceğinden ve sanığın kızı da orada üniversite okuduğundan devir işlemleri için sanığın aracını kızının üzerine devrettiği, sanıkla hiçbir tanışıklığı ve akrabalığı olmayan üçüncü şahıs …’ın da sanığın beyanlarını doğruladığı, sanığın kızı …’in tanık olarak dinletilmesinin istendiği, ancak yerel mahkemenin …’i dinlenemeden eksik inceleme ile sanığın cezalandırılmasına karar vermesinin hatalı olduğu, tüm bu hususların dışında atılı suçun 8 yıllık dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, somut olayda 8 yıllık dava zamanaşımı süresi dolduğundan sanık hakkında verilen cezanın düşmesine karar verilmesi gerektiği, sanığın beraatine aksi halde davanın düşmesine karar verilmesi için kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

2.Müşteki vekilinin temyiz isteği,borçlunun cezasının para cezasına çevrildiği, bu hususun hukuka aykırı olduğu, borçlu hakkında hükmedilen para cezasının tazyik hapsi cezası olarak uygulanması için kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanık adına kayıtlı … plakalı aracın alacaklıyı zarara uğratmak kastı ile satıldığı iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE

1.Somut olayda, olayın oluş şekline bakıldığında, şikayete konu edilen borçlu sanık adına kayıtlı … plakalı aracın sanık tarafından 09.06.2014 tarihinde önce sanığın nüfus kaydına göre kızı olan …’e devredildiği, sonrasında 07.07.2014 tarihinde … tarafından aracın üçüncü bir şahsa satıldığı görülmekle, taraflar arasındaki akrabalık ilişkisi de dikkate alındığında, devrin alacaklıdan mal kaçırma kastıyla yapıldığı, eylemlerin bir bütün olarak muvazaa kastını ortaya çıkardığı ve devir işlemlerinin muvazaalı olarak alacaklıyı zarara uğratmak için yapıldığı kanaatine varılmıştır.

2.Sanık hakkında alacaklısını zarar sokmak kastıyla mevcudunu eksiltmek suçunu işlediği sabit olduğundan mahkumiyet kararı verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

3. Sanık vekilinin somut olayda suçun şartlarının oluşmadığı, sanığın mal kaçırma kastıyla hareket etmediği, sanığın kızının üniversite masraflarını karşılayabilmek için aracını satmak zorunda kaldığı, aracın devri … ilinde gerçekleşeceğinden ve sanığın kızı da orada üniversite okuduğundan devir işlemleri için sanığın aracını kızının üzerine devrettiği, sanıkla hiçbir tanışıklığı ve akrabalığı olmayan üçüncü şahıs …’ın da sanığın beyanlarını doğruladığı, sanığın kızı …’in tanık olarak dinletilmesinin istendiği, ancak yerel mahkemenin …’i dinlenemeden eksik inceleme ile sanığın cezalandırılmasına karar vermesinin hatalı olduğu, tüm bu hususların dışında atılı suçun 8 yıllık dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, somut olayda 8 yıllık dava zamanaşımı süresi dolduğundan sanık hakkında verilen cezanın düşmesine karar verilmesi gerektiği, sanığın beraatine aksi halde davanın düşmesine karar verilmesi için kararın bozulması gerektiğine ilişkin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.

4.Müşteki vekilinin, borçlunun cezasının para cezasına çevrildiği, bu hususun hukuka aykırı olduğu, borçlu hakkında hükmedilen para cezasının tazyik hapsi cezası olarak uygulanması için kararın bozulması gerektiğine ilişkin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.

5. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, atılı suçun unsurlarının oluştuğu ve eylemin sübut bulduğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, müşteki vekili ile sanık vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Fethiye İcra Ceza Mahkemesinin, 19.07.2022 tarihli ve 2019/1285 Esas, 2022/202 Karar sayılı kararında müşteki vekili ile sanık vekilince ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden müşteki vekili ve sanık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.04.2023 tarihinde karar verildi.