YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2140
KARAR NO : 2023/2610
KARAR TARİHİ : 13.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : İlk Derece Mahkemesi Kararı Kaldırılması/İcranın Geri Bırakılması
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kambiyo senedine dayalı takipte takibin kesinleşmesinden sonraki devreye ilişkin itfa itirazı üzerine yapılan yargılama inceleme sonucunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.
Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kabulü ile İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün 2019/7251 Esas sayılı dosyasında davacı borçlu hakkındaki icranın geri bırakılmasına, karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ
Borçlu icra mahkemesine başvurusunda; alacaklı tarafından İstanbul 2. İcra Müd. 2019/7251 Esas sayılı dosyasında düzenleyeni dava dışı İnci Deri, lehtarı müteriz borçlu şirket olan bonoya dayalı olarak e kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığını ve takibin kesinleştiğini, icra takibinin kesinleşmesinden sonra 10.02.2020 tarihinde dosya alacaklısı olarak görünen … ve dava dışı …., Ayakkabı San. Ve Tic. Ltd. Şti. ile davaya konu edilen takip dosyası da dahil olmak üzere toplam 8 dosya hakkında birbirlerini ibra ettiklerine dair “Protokol/İbraname” tanzim edildiğini, icra takibine konu edilen kambiyo senetlerine dayanan borcu sona erdiren hallerden olan “ibra” mevcut olduğundan, takipten sonra borcun itfa edilmiş olması nedeniyle haksız ve hukuka aykırı sürdürülen takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde; 10.02.2020 tarihli protokol/İbraname’nin konusu “İşbu protokolün konusunun İnci Deri Mamulleri San. ve Tic. A.Ş ‘nin ödemelerini tatil etmesi sebebiyle oluşan rizikonun taraflar arasına paylaşılması ve tarafların birbirlerini ibra etmeleri hususundan ibaret olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayetçinin talebinin takibin kesinleşmesinden sonra ki dönemde itfa ya da imhal iddiası niteliğinde olduğu ve her zaman ileri sürülebileceği, her ne kadar dayanılan belgede bulunan imza davalı alacaklı tarafından inkar edilmemiş ise de; belgenin itfa yada imhal unsurlarını taşımadığı, şarta bağlı edimler ve yükümlülükler içerdiği ve bu şarta bağlı yükümlülüklerin dar yetkili İcra Mahkemesinde dikkate alınamayacağı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Müteriz borçlu istinaf dilekçesinde; şikayet dilekçesinin tekrarı ile 10.02.2020 tarihli “protokol/ibraname” başlıklı sözleşmede ibranın herhangi bir şarta bağlanması gibi bir hususun mevcut olmadığını , baştan itibaren herhangi bir borcu bulunmadığı halde, sadece cirosuna istinaden hakkında icra takibi başlattığını kabul ettiğini 4. maddede ise , davalı tarafın “icra dosyalarındaki borçlu sıfatının kaldırılmasını/kısmi feragati talep ettiği anda dosya değeri üzerinden feragat harcını kabul ettiğinde davalı taraf söz konusu dosyalara müvekkili hakkında feragat beyanında bulunmayı” beyan ve taahhüt ettiğini, bu hükümün de gerçekte müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını gösterdiğini, mahkeme kararında belirtildiğinin aksine 10.02.2020 tarih sözleşme hükümlerinde müvekkilinin ibrası, borcun sona ermesinin herhangi bir şarta yahut karşı edime bağlanmamış olduğunu, sözleşme imzalandığı anda borcun sona erdiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alacaklı tarafından imzası ikrar edilen ve borçlu, alacaklı ve dava dışı Mass. Ltd. Şti. arasında düzenlenen 10.02.2020 tarihli protokolün “Olay” başlığı altındaki “3” nolu bentte şikayet konusu takip dosyasına yer verildiği, “Protokol” başlığı altındaki “1” nolu bentte ise “Mass ve Servet iş bu metnin 3. paragrafında dökümü verilen icra dosyalarındaki evrakdan başka elinde İnci Deri Firmasının imzaladığı/borçlu göründüğü evrak olmadığını, mevcut evrak ve icra dosyalan ile İnci Deri aleyhine hukuki muamelata devam edeceğini, icra dosyalarında KNB aleyhine hiçbir işlem yapmayacağını, icra dosyaları ile alakalı olarak KNB firmasını ibra ettiğini beyan kabul ve taahhüt eder.” cümlelerinin yazılı olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kabulü ile İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün 2019/7251 Esas sayılı dosyasında davacı borçlu hakkındaki icranın geri bırakılmasına, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı temyiz dilekçesinde; 10.02.2020 tarihli protokolun butlan ve gabinle malül bir belge olduğunu, toplam 800.000,00 TL tutarla bonoların hepsinde davacının lehdar ciranta olup, İnci Deri ile beraber borçlu olduklarını, takip konusu yapılan bonoların hepsinde davacının lehdar ciranta olduğunu, İnci Deri firmasınadn aldığı uzun vadeli bonoları cirolayarak kendilerine sunduğunu, hem iade olunan bonolardan 800.000,00 TL hem de icra takibi başlatılan icra dosyalarında ki bonolardan 2.600.000,00 TL İnci Deri firması ile birlikte sorumlu olduğunu, bu rakamlara faiz ve masraflar dahil olmadığını, davacının toplam borcu faiz ve masraflar hariç 3.400.000,00 TL olduğunu, bonolar protesto olduktan sonra 2019 Şubat ayından başlayarak İnci Deri ve davacı aleyhine icra takipleri başlattığını, 2019 Mart ayında ise İnci Deri aleyhine İstanbul 3. Asliye Ticaret mahkemesinde 2019/140 dosyasında iflas davası açıldığını ve halen derdest olduğunu, davacının bu bonolardan dolayı icra takibini geciktirdiğini, İnci Deri firmasının avukatlarının tarafına dava açtıklarını, davacının yetkili bildiği kişiye kendilerinin borçlu olduğunu, ciranta olarak sorumluluklarını yetine getirmelerini istediğini, davacı yetkilininin huzurdaki davanın avukatlarına protokol hazırlattığını, protokolde rizikonun paylaşılmasını kendilerine iade edilen 800.000,00 TL tutarlı bonolar için dava ve icra takibi yaparak yükünü hafifletmek istediklerini beyan ettiklerini, bunu … etmek üzere İstanbul 35. İcra Dairesinin 2019/30042 esas sayılı dosyası ile işlem başlattıklarını beyan ettiklerini bu beyanın protokolde bulunduğunu, bugüne kadar 800.000,00 TL tutarlı senetler için hiçbir işlem yapılmadığını İnci Deri tarafından iflas davasına müdahale dilekçesi dahi verilmediğini, protokolün davacının yükünü hafifletmesi karşılığında imzalandığını, protokolün konusunun rizikonun taraflar arasına paylaşılması ve tarafları birbirlerini ibra etmeleri hususunda ibaret olduğunu, rizikonun faiz ve masraflar hariç 3.400.000,00 TL olduğunu, tarafların birbirini ibra için şart ise rizikonun paylaşılması olduğunu, davacının İnci Deri aleyhine hiçbir işlem yapmadığını, bedelsiz aldığı 800.000,00 TL tutarındaki bonoları da iade etmediğini, protokolün özünün riziko paylaşımı nedeniyle ibra olduğunu, rizikonun paylaşılmadığı, dolayısıyla ibranın da geçerli olmadığının açıkça belli olduğunu, ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senedine dayalı ilamsız takipte takibin kesinleşmesinden sonraki itfa sebebi ile icranın geri bırakılması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’nın 170/b maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanun’un 71/2 ve 33/a maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.04.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.