YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2177
KARAR NO : 2023/2143
KARAR TARİHİ : 29.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki adi kiraya ve hasılat kiralarına ait takipte itirazın kaldırılması ve tahliye isteminden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Alacaklı İcra Mahkemesine başvurusunda; borçlunun itirazında kira sözleşmesini ikrar ettiğini, mücbir sebeplerle kira bedellerinin ödenemediği iddiasının yargılamayı gerektirdiğini, takip konusu aylar kira bedelleri için tahliye yasağı bulunmadığını ileri sürerek itirazın kaldırılmasına, borçlunun taşınmazdan tahliyesine, %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Borçlu, kiralananda restorant işletmeciliği yaptığını, işletmenin Covid 19 sebebiyle bir yılı aşkın süre ile kısmi aralıklarla kapalı kaldığını, kira bedelinin mücbir sebeple ödenemediğini, alacaklıya şirketin ve şirket yetkilisi … Uslu’nun banka hesabından Mart 2020’den takip tarihine kadar geçen sürede kısmi ödemeler yapıldığını ileri sürerek istemin reddini, aksi halde kira miktarından hakkaniyet indirimi yapılmasını ve aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
A. Gerekçe ve Sonuç
07.07.2008 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesi bulunduğu hususunda uyuşmazlığın olmadığı, borçlunun itirazında kiralananın alkollü restorant işletmesi olduğunu, Covid-19 ile mücadele tedbirleri kapsamında 1 yılı aşkın süredir kısmi aralıklarla kapalı olduğunu belirterek asıl alacağa, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiği ancak itirazını İİK’nın 269 vd. belgelerle ispatlayamadığı, bu kapsamda istenebilir kira alacağı ile işlemiş faizin belirlenmesi yönünden kira bedellerinin ödendiği banka şubesinden hesap ekstrelerinin getirtilerek incelendiği, bilirkişinin yerinde ve yeterli görülen raporu kapsamında taraflarca 09.11.2020 ve 23.03.2021 tarihli ödemelerin önceki ay kira bedellerine mahsup edilmesi halinde 88.646,00 TL asıl alacak ve 1.952,64 TL işlemiş faiz alacağı bulunduğu hususunun belirlendiği, raporun yerinde ve yeterli olup hüküm kurumaya elverişli bulunduğu gerekçesi ile istemin kısmen kabulü ile kısmen reddine, borçlunun 88.646,00 TL asıl alacak ve 1.952,64 TL işlemiş faiz alacağına vaki itirazının kaldırılması ile takibin devamına, 30 gün içinde borç ödenmediğinden temerrüt nedeniyle İİK’nın 269/c maddesi gereği yanlar arasındaki aktin feshi ile borçlunun kiralanandan tahliyesine, İİK’nın 269/d maddesi gereği kabul edilen asıl alacağın %20’si oranında tazminatın borçludan tahsiline, bakiye istemin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Borçlu, cevap başlığındaki hususları tekrarlamış, bundan başka; yargılama devam ederken ödemeler yapıldığını, bu ödemeler de dikkate alınarak ek bilirkişi raporu alınması gerektiğini, kısıtlama tedbirleri sebebiyle ödeme yapılamadığından aleyhe kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin ve kira ödemelerinin geciktirildiği hususunda ihtar gönderilmediğinden işlemiş faiz alacağı yönünden hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, alacaklı tarafın bilirkişi raporu ise oluşan 2,97 TL’lik faiz alacağından feragat etmesi sebebiyle yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden kendisi lehine hüküm kurulması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına, tahliye, takibin devamı ve tazminata dair taleplerin ayrı ayrı reddine, feragat edilen tutar yönünden yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir.
C. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
C.1.Gerekçe ve Sonuç
Borçlunun kira ilişkisine ve aylık kira bedeline itiraz etmediği, Covid-19 ile mücadele tedbirleri kapsamında işyerinin zorunlu olarak kapalı işyeri kapsamında olması nedeniyle takip konusu borcu mücbir sebep dolayısıyla ödeyemediğini ileri sürerek takibe itiraz ettiği, borçlunun mücbir sebep nedeniyle sözleşmeyi fesh etmediği, taşınmazı tahliye etmediği, icra mahkemelerinin dar yetkili olduğu, mahkemece kira bedelinin ödendiği bildirilen bankadan hesap hareketlerinin celp edildiği, yapılan ödemelerde hangi ayın kira ödemesi olduğuna dair açıklamanın bulunmadığı, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu, yargılamanın devamı sırasında borçlu tarafından yapıldığı belirtilen kısmi ödemelerin 30 günlük ödeme süresinden sonra olduğu anlaşılmakla icra takip dosyasının infazı aşamasında dikkate alınmasının gerektiği, İİK’nın 269/d maddesi gereği asıl alacağın %20’si oranında tazminata hükmedilmesinde yasaya aykırılık bulunmadığı, bilirkişi raporunun alınarak taraflara tebliğden sonra alacaklı vekilinin 2,97 TL’lik farkın işlemiş faiz hesabında icramatik programı hatası nedeniyle sehven oluştuğu gerekçesi ile … bu davanın 2,97 TL’lik işlemiş faiz ve takip çıkışı bakımından feragat ettiği, feragat edilen miktara göre borçlu yararına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, temerrüdün gerçekleştiği, tahliyeye karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile kamu düzenine aykırılık bulunmayan karara yönelik istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b(1) maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Borçlu, istinaf sebepleri başlığındaki hususları tekrarlamış, bundan başka; alacaklılar ile yeni kira sözleşmesi imzalandığını, yargılama sırasında yapılan ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınacağına dair değerlendirmenin usul ekonomisine aykırı olduğunu, sokağa çıkma yasağının uygulandığı dönemde kendisine taşınmazın tahliyesi ve sözleşmenin feshi sorumluluğunun yüklenemeyeceğini, alacak ve tahliye taleplerinin konusuz kaldığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, adi kiraya ve hasılat kiralarına ait takipte itirazın kaldırılması ve tahliyeye ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK’nın 269. maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlunun temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.