Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/2413 E. 2023/2293 K. 04.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2413
KARAR NO : 2023/2293
KARAR TARİHİ : 04.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Borçlunun ödeme şartını ihlali
İNCELEME KONUSU KARAR: Tazyik Hapsi

Antalya 6. İcra Ceza Mahkemesinin 23.02.2022 tarihli ve 2021/395 Esas, 2022/85 Karar sayılı kararı ile sanık …’ın borçlunun ödeme şartını ihlâli suçundan beraatine ilişkin kararına karşı yapılan itirazın kabulüne ve sanığın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına ilişkin mercii Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.03.2022 tarihli ve 2022/41 değişik iş sayılı kararı ile hükmün 23.03.2022 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
… Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 30.01.2023 tarihli ve 94660652-105-07-14978-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2023 tarihli ve KYB-2023/15124 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I.İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2023 tarihli ve KYB-2023/15124 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, Antalya 6. İcra Ceza Mahkemesince, taahhüdü ihlal suçu oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının yanlış gösterildiği, belirsizlik bulunduğu gerekçesiyle verilen beraat kararına müşteki vekilince itiraz edilmesi üzerine, Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesince ”anılan taahhütnamede belirsizlik bulunmadığı” gerekçesi ile itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına karar verilmiş ise de, Antalya İcra Müdürlüğünün 2020/157304 esas sayılı takip dosyasında mevcut 12/10/2020 tarihli ödeme taahhüdünde başvuru harcı, tebligat gideri ve peşin harcın

ayrı ayrı rakamsal olarak gösterilmemesi nedeniyle belirsizlik bulunduğu, ayrıca alacak kalemleri toplamının 103.598,79 Türk lirası olarak hesaplanması gerekirken 103.596,79 Türk lirası olarak hesaplandığı, anılan nedenlerle taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II.GEREKÇE
1.Sanığın, yargılama konusu eylemi için 2004 sayılı Kanun’un 340. Maddesinde “üç aya kadar tazyik hapsi” öngörüldüğü belirlenmiştir.
2. 2004 sayılı Kanun’un “Borçlunun ödeme şartını ihlâli halinde ceza” başlıklı 340. maddesi “111 inci madde mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını, makbul bir sebep olmaksızın ihlâl eden borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edilir; ödemelerini tekrar keserse, hakkında tazyik hapsine yeniden karar verilir. Ancak, bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi üç ayı geçemez.” şeklinde düzenlenmiştir.
3.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un 2/l. Maddesinde disiplin hapsi; “Kısmî bir düzeni korumak amacıyla yaptırım altına alınmış olan fiil dolayısıyla verilen, seçenek yaptırımlara çevrilemeyen, önödeme uygulanamayan, tekerrüre esas olmayan, şartla salıverilme hükümleri uygulanamayan, ertelenemeyen ve adlî sicil kayıtlarına geçirilmeyen hapsi” olarak tanımlanmıştır.
4.2004 sayılı Kanun’un da icra suçlarıyla ilgili hükümlerin 331 ilâ 345/b maddeleri arasında, muhakeme usulüne ilişkin hükümlerinin ise 346 ilâ 354 üncü maddelerinde düzenlendiği, icra suçlarının, suç olarak düzenlenmek suretiyle hapis ve adlî para cezası şeklinde yaptırımlara bağlananlar ile disiplin veya tazyik hapsi yaptırımına bağlananlar şeklinde ikili bir ayrıma tâbi tutulduğu, disiplin hapsi veya tazyik hapsinin, bir suç karşılığı olmayıp kısmî bir düzeni korumak amacıyla yaptırım altına alınmış bir fiil karşılığı olarak uygulanan seçenek yaptırımlara çevrilemeyen, ön ödeme uygulanamayan, tekerrüre esas olmayan, şartla salıverilme hükümleri uygulanamayan, ertelenemeyen ve adlî sicil kayıtlarına geçirilmeyen yaptırımlardır.
5.2004 sayılı Kanun’un 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlal suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerekir. Taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin ayrı ayrı gösterilmemesi halinde taahhütte belirsizlik oluşacağından taahhüt geçerli olmayacaktır.
6.Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Antalya İcra Müdürlüğünün 2020/157304 Esas sayılı takip dosyasında mevcut 12.10.2020 tarihli ödeme taahhüdünde başvuru harcı, tebligat gideri ve peşin harcın ayrı ayrı rakamsal olarak gösterilmemesi nedeniyle belirsizlik bulunduğu, ayrıca alacak kalemleri toplamının 103.598,79 Türk lirası olarak hesaplanması gerekirken 103.596,79 Türk lirası olarak hesaplandığı, anılan nedenlerle taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III.KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE;
2.Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.03.2022 tarihli ve 2022/41 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, sanık hakkında ödeme şartını ihlali eyleminden dolayı hükmolunan tazyik hapsinin kaldırılmasına, bu eylemle ilgili olarak sanık hakkında tazyik hapsi infaz edilmekte ise salıverilmesine;
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE ,

04.04.2023 tarihinde karar verildi.