Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/2421 E. 2023/2168 K. 29.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2421
KARAR NO : 2023/2168
KARAR TARİHİ : 29.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki istihkak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulüne karar verilmiştir.

Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince kararın gerekçesinde ve hükmün bir kısmında değişiklik yapılmasına karar verildiğinden başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle şikayetin kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 02.11.2022 tarihli ve 2022/4496 Esas, 2022/11394 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur.

Dairemiz bozma kararına Bölge Adliye Mahkemesince direnilmesi üzerine karar alacaklı tarafından temyiz edilmekle 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nun 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede; bozma ilamında yer verilen gerekçeler yanında, alacağın teminatı olması amacıyla üzerinde ipotek hakkı tesis edilen taşınmaz, daha sonra ipotek hakkı sahibine yani alacaklıya devredilebilir. Böyle bir durumda ipotek hakkı kendiliğinden sona ermez. Zira alacaklı asıl borçtan bağımsız olarak, borca teminat olan taşınmazın maliki konumuna gelmiştir. Dolayısıyla burada borcun sona ermesi durumu söz konusu değildir. Asıl borç taşınmazın sağladığı teminat olmaksızın varlığını devam ettirmektedir. Bunun sonucunda, ipotek sona ermez, sadece uyur ve birleşme devam ettiği süre zarfında herhangi bir hüküm ve sonuç doğurmaz . (Türk Borçlar Hukukunda Alacaklı Ve Borçlu Sıfatlarının Birleşmesi Sebebiyle Borcun Sona Ermesi (TBK m. 135), Arş. Gör. Dr. …, s. 169,)

Öte yandan, malik ve rehin alacaklısı sıfatı taşınmazın malikinde birleştiği süreçte malik rehninin sadece şekli bir değeri vardır. Malik rehni, maddi hukuk bakımından etkilerini ancak malik ve rehin alacaklısı sıfatlarının birbirinden ayrılması halinde gösterir. (Eşya Hukuku, Prof Dr. Jale G. …, Prof Dr. … , Yayınları, s.627,628)

Bu durumda, ne zamanki ipotekle yüklü taşınmazı, malik dördüncü bir kişiye satarsa, malik ve ipotek alacaklısı sıfatları yeniden birbirinden ayrılır, şeklen mevcut olup, hükümleri askıda olan ipotek külliyen sonuçlarını doğurmaya tekrar başlar.

Somut olayda, haciz yapılan otelin üzerinde bulunduğu arsa vasıflı taşınmazda, rehin alacaklısı durumunda olan üçüncü kişi …, anılan taşınmazın maliki olmakla ipotek hakkı kendisi için hüküm ve sonuç doğurmayacak duruma geçmiştir. Kaldı ki, taşınmaza arsa vasfı ile ipotek konulmuş olup otel şerhi olmadığı gibi otel üzerinde de ipotek bulunmamaktadır. İpotek, …. 135. maddelerine göre tapuya tescille geçerlilik kazanır. Devir protokolü otelin varlığı ve ipoteğin varlığı için yeterli değildir.

Bu durumda, davacının otelde haczolunan menkuller için rehin hakkına dayanarak İİK 83/c maddesinden yararlanması söz konusu olamayacak ve icra dosyasında da taraf olmayan üçüncü kişi, dosyadaki haczin kaldırılmasını şikayet yoluyla isteyemeyecektir. Üçüncü kişi bankanın, dava dilekçesinde de bildirdiği üzere mülkiyet hakkına dayanarak mahcuzlar üzerindeki haczin kaldırılması talebi istihkak davası olarak görülüp sonuçlandırılması gerekir. Mahkemece, takip miktarı veya mahcuzun değerinden hangisi az ise o değer üzerinden nispi harç alınarak ve varsa noksan harç tamamlattırılarak ve tarafların tüm delilleri toplanarak, süre ve derdestlik itirazları da dikkate alınarak çekişmenin istihkak davası prosedürüne göre çözümlenmesi, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Buna göre, Dairemiz kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

KARAR
Açıklanan sebeple;

Dosyanın YARGITAY HUKUK GENEL KURULUNA GÖNDERİLMESİNE,

29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.