Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/2437 E. 2023/2572 K. 12.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2437
KARAR NO : 2023/2572
KARAR TARİHİ : 12.04.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul/Kaldırma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Menderes İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki adi kira ve hasılat kiralarına ait takipte itirazın kaldırılması ve tahliye istemi üzerine yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince istemin kabulüne karar verilmiştir.

Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına ve istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraflarca temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Alacaklı icra mahkemesine başvurusunda; narenciye işletme binası vasfındaki taşınmazın borçlu kiracıya 10.09.2014 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiralandığını, kira alacağının para borcu olması sebebiyle TBK’nın 89. maddesi uyarınca alacaklının yerleşim yerindeki icra müdürlüğü yetkili olduğundan yetki itirazının haksız olduğunu, 10.09.2020 – 09.09.2021 kira dönemine ilişkin 184.000,000 TL kira bedelinin ödenmemesi sebebiyle başlatılan takibe itiraz edildiğini, buna rağmen 36.000,00 TL için tahsil harcı ve vekalet ücreti dahil olmak üzere 44.000,00 TL’nin icra dosyasına depo edildiğini, sunulan ödeme makbuzlarındaki miktarın 129.000,00 TL olduğunu, oysa asıl alacağın 184.000,00 TL olduğunu, yapılan ödemelerin ödenmeyen 10.09.2019 – 09.09.2020 dönemine ilişkin kira borcuna mahsup edildiğini, takibe konu aylar bedeli için yapıldığı kabul edilse bile 55.000,00 TL eksik ödeme olduğunu, bu sebeple borçlunun temerrüde düştüğünü ileri sürerek itirazın kaldırılması ile takibin devamına, borçlunun kiralandan tahliyesine karar verilmesini ve kiracı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Borçlu, alacaklının aynı dönem kira alacağı için başlattığı Menderes İcra Müdürlüğünün 2021/725 Esas sayılı dosyasında takipten feragat edildiğinden aynı alacak için yeniden talepte bulunamayacağını, İstanbul 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/833 Esas sayılı dosyasında itirazın iptali ve tahliye davası açıldığını, ödeme belgelerinin sunulduğunu, bu ödeme belgelerine itibar edilmesi halinde fazla ödeme yapılmış olduğunun anlaşılacağını, kooperatif yetkilileri hakkında Menderes CBS’nin 2020/6415 Soruşturma sayılı dosyasından başlatılan soruşturmada kira bedelinin ödendiğinin ikrar edildiğini, kira bedelinin ödenmesi sebebiyle fatura düzenlenmesi için keşide edilen ihtarname üzerine 30.12.2020 tarihinde 155.326,53 TL’lik fatura düzenlendiğini, kalan borcun da icra takibine süresi içinde ödendiğini, temerrüde düşmediğini, alacak yargılama gerektirdiğinden icra mahkemesinin görevli olmadığını, yetki itirazı hakkında karar verilmeden esas hakkında hüküm verilemeyeceğini ileri sürerek yetki itirazının kabulüne, istemin reddi ile asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
A. Gerekçe ve Sonuç
Kira ilişkisinden kaynaklanan borç nedeniyle alacaklının yerleşim yerinin bulunduğu icra dairesinde takip yapılabileceğinden yetki itirazının yerinde olmadığı, borçlu tarafından bir kısım dekontların itirazla birlikte icra dairesine ibraz edildiği, sunulan dekontlar incelendiğinde takibe konu kira borcunun tamamının borçlu tarafından ödendiğine dair İİK’nın 269/c maddesinde belirtilen belgelerden sunulmadığı, ayrı kira dönemine ilişkin olarak sulh hukuk mahkemesinde açılan davanın işbu dosyada bekletici mesele yapılmasına gerek olmadığı anlaşıldığından; istemin kabulü ile borçlu tarafından yapılan itirazın kaldırılması ile takibin devamına, itiraza konu asıl alacağın %20’si oranında tazminatın borçludan tahsili ile alacaklıya ödenmesine, borçlunun kiracı olarak bulunduğu “Gümüldür Fevzi Çakmak Mahallesi, Narenciye Sokak, No:47 Menderes/…” adresinde bulunan kiralanandan temerrüt nedeniyle tahliyesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Borçlu, alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiğini, İstanbul 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/833 Esas sayılı dosyasında itirazın iptali ve tahliye davası açıldığını, ödeme belgelerinin sunulduğunu, bu ödeme belgelerine itibar edilmesi halinde fazla ödeme yapılmış olduğunun anlaşılacağını, kooperatif yetkilileri hakkında Menderes CBS’nin 2020/6415 Soruşturma sayılı dosyasından başlatılan soruşturmada kira bedelinin ödendiğinin ikrar edildiğini, kira bedelinin ödenmesi sebebiyle fatura düzenlenmesi için keşide edilen ihtarname üzerine 30.12.2020 tarihinde 155.326,53 TL’lik fatura düzenlendiğini, kalan borcun da icra takibine süresi içinde ödendiğini, temerrüde düşmediğini, kira ödemelerine ilişkin dekontlar incelendiğinde açıklama kısmında kira döneminin yazıldığının görüleceğini, bu dekontlara itibar edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
C.1.Gerekçe ve Sonuç
Borçlunun icra dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinde açıkça istenilen kira miktarına, kira ilişkisine itiraz etmediği, bu hususların kesinleştiği, dar yetkili icra hukuk mahkemesinde itirazın iptali davasının ya da savcılık soruşturmasının bekletici mesele yapılamayacağı, ödeme iddiasına ilişkin olarak sunulan dekontlarda 10.09.2020 tarihinde 42.000,00 TL; 31.12.2020 tarihinde 57.000,00 TL; 26.01.2021 tarihinde 15.000,00 TL olmak üzere toplam 114.000,00 TL olarak yapılan ödeme belgelerinde açıkça “2020-2021 yılına ilişkin kira ödemesi olduğu açıklandığından ve alacaklı tarafından dahi kabul edilen bu ödemelerin takibe konu kira dönemine ait olduğu, bu durumda takipten önce ödenen toplam 114.000,00 TL asıl alacağa yönelik itirazın haklı ve yerinde olduğu, kalan 55.000,00 TL’si asıl alacağa yönelik ödeme iddiası ispatlanamadığından, bu miktara yönelik itirazın haksız ve dayanaksız olduğu, kısmi ödeme temerrüde düşmekten kurtarmayacağından tahliye isteminin de yerinde olduğu gerekçesi ile borçlunun istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK’nın 353/1-b (2) maddesi uyarınca mahkeme kararının kaldırılmasına, istemin kısmen kabulü ile, borçlunun Menderes İcra Müdürlüğünün 2021/807 sayılı dosyası üzerinden başlatılan takipte 55.000,00 TL asıl ve ferilerine yönelik itirazının kaldırılarak takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin isteminin reddine, 55.000,00 TL asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının borçludan alınarak alacaklıya verilmesine, borçlunun takibe konu mecurdan tahliyesine, reddedilen 114.000,00 TL’sinin %20’si oranında icra inkar tazminatının alacaklıdan tahsili ile borçluya verilmesine, fazlaya ilişkin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflar temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
B.1. Borçlu
Borçlu, cevap dilekçesi içeriğini aynen tekrarlamış, bundan başka; icra dosyasına 06.07.2021 tarihinde 44.000,00 TL ödeme yapıldığını, varlığı alacaklı tarafından kabul edilen dekontlara göre fazladan 20.000,00 TL ödeme yapıldığını, alacağın tamamen ödendiğini, mahkemece ödemelerin dikkate alınmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, istemin tümden reddi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B.2. Alacaklı
Alacaklı, reddedilen alacak ve icra inkar tazminatı yönüyle kararı temyiz ettiklerini, borçlu tarafından sunulan ödemelerin bir önceki kira dönemi borcuna mahsup edildiğini, istinaf mahkemesince yapılan ödemelerin takip konusu kira dönemi alacağına sayılarak kısmen kabul kısmen ret kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, zira borçlunun önceki kira dönemlerine ilişkin başlatılan takip ve davalarda da aynı ödemeleri ödeme itirazına belge olarak sunduğunu, ödemelerin 10.09.2019-09.09.2020 dönemine ilişkin olduğunun kabulü gerektiğini, aleyhe kötü niyet tazminatına hükmedilmesi için şartların oluşmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, adi kira ve hasılat kiralarına ait takipte itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK’nın 269. maddesi.

3. Değerlendirme
3.1.Alacaklının temyiz istemini incelenmesinde;
2.3.2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanun’un 25. maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 364/1. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen ve miktar ve değeri Onbin Türk Lirası’nı geçen nihai kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. Bu hükümde öngörülen kesinlik sınırı, 24.11.2016 tarih ve 6763 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile 02.12.2016 tarihinden itibaren kırk bin Türk Lirası’na, 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun’un 1. ve 2. maddesi ile 28.02.2019 tarihinden itibaren elli sekiz bin sekiz yüz Türk Lirası’na, 01.01.2020 tarihinden itibaren yetmiş iki bin yetmiş Türk Lirası’na, 01.01.2021 tarihinden itibaren yetmiş sekiz bin altı yüz otuz Türk Lirası’na 01.01.2023 tarihinden itibaren de 238.730,00 Türk Lirası’na çıkarılmıştır.
Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihine göre uyuşmazlık konusu değerin, yukarıda belirtilen kesinlik sınırını geçmediği anlaşıldığından, anılan Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti yoktur.

3.2. Borçlunun temyiz itirazlarına gelince;
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlunun temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

1. Alacaklının temyiz başvuru talebinin, 5311 sayılı Kanun’la değişik İİK’nın 364/1-2. maddeleri ve 6100 sayılı HMK’nın 366. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanun’un 352. maddesi uyarınca (REDDİNE),

Alacaklıdan alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,

2. Borçlunun temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun’un ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.