Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/29 E. 2023/792 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/29
KARAR NO : 2023/792
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2206 E., 2022/2060 K.
DAVA TARİHİ : 09.03.2022
HÜKÜM/KARAR : Kabul/Kaldırma
TEMYİZ EDENLER : Davalılar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 1. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/107 E., 2022/414 K.

Taraflar arasındaki ihalenin feshi şikayeti nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine ihale bedelinin %10 oranında para cezasının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına karar verilmiştir.

Kararın borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, borçlu şirkete satış ilanı tebligatının usulsüz tebliğ edildiği gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, ihalelerin feshine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı vekili ve ihale alıcısı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı şikayetçi/borçlu vekili dava dilekçesinde; sair fesih sebepleri ile birlikte satış ilanı tebligatının borçlu şirkete usulüne uygun tebliğ edilmediğini ileri sürerek ihalenin feshini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; ihalenin hazırlık aşamasında, yapılan tebligatlarda ve ihale aşamasında herhangi bir usulsüz olmadığını belirterek davanın reddine, davacının ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı ihale alıcısı vekili cevap dilekçesinde; tebligatın usulüne uygun yapıldığını, davacının iddiaları tebligatın usulsüz olduğunu doğurmayacağını, buna ilişkin Yargıtay içtihatlarının mevcut olduğunu, taşınmazın gerçek bedele yakın satıldığını, satış ilanının gazetede verilip verilmeyeceği, icra dosyası müdürünün takdirinde olduğunu, kıymet takdiri tebligatı yapıldıktan sonra itiraz süresinin yedi … olduğunu, bu nedenlerle açılan davanın reddine davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlu şirkete yapılan satış ilanına ilişkin tebligatın incelenmesinde, her ne kadar şirketin daimi çalışanı olup olmadığı tebligat mazbatasına yazılmamış ise de davacı borçlunun dava dilekçesinde bu yönde bir beyanı olmadığı, tebligatın yapıldığı adresin davacı Şirketin Ticaret Sicil Gazetesi’nde kayıtlı adresi olduğu, adreste kimse bulunmadığı anlaşıldığından satış ilanın davacı borçlu şirkete Kanuna uygun yapıldığı,

Davacı borçluya kıymet taktirine ilişkin bilirkişi raporunun 04.06.2021 tarihinde tebliğ edildiği, davacının kıymet taktirine ilişkin şikayetinin süresinde olmadığı,

Her ihalenin gazetede ilanı zorunluluğu bulunmayıp, İcra Müdürlüğüne bu konuda, her iki tarafın menfaati gözetilmek koşulu ile bir takdir yetkisi tanındığı, somut ihalede, satışı yapılan taşınmazların özellikleri dikate alındığında, her yöreden alıcısı çıkabilecek otel, fabrika veya benzeri nitelikte bir mal olmadığı, değeri itibariyle de ulusal bir gazetede ilanın zorunlu olmadığı, davacı yanın diğer satış hazırlığı işlemlerinde bir eksiklik ve hata olmadığı gerekçeleri ile ihalenin feshine ilişkin şikayetin reddine, ihale konusu her bir taşınmaz yönünden ayrı ayrı, ihale bedelinin %10’u oranında para cezasının davacıdan tahsiliyle Hazineye irat kaydına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı borçlu vekili istinaf dilekçesinde; satış ilanı tebligatının hukuka uygun olarak yapılmadığını bu nedenle borçlu şirketin satıştan haberdar olmadığını, tebligat kanunun 21/1 maddesine göre haber verilen komşusunun isminin usulüne uygun bir şekilde tebligata geçirilmesi gerektiğini, Yargıtay kararlarında tüzel kişilere tebligat yapılırken tebligat yönetmeliğinin 30-31 maddelerinin şartlarının aranmayacağını ancak tebligat kanunu 21/1 maddesine göre tebliğ edilen komşunun isminin yazılması şartının yazılması gerektiğinin vazgeçilmez olduğunu, satış ilanı tebligatının 21/1e göre yapıldığını, haber verildiği iddia edilen komşunun adı soyadının yazılmadığını sadece “berber” olarak zapta geçildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihale bedelinin muhammen bedelin %50’sinin ve satış giderlerini karşıladığı muhammen bedelin altında satılmasının kanunu düzenleme ve teklif gereği olduğu yerel gazetede ilan edilmesi hususu hazırlık işlemi olduğu nedenle şikayete konu olup bu konuda şikayet hakkının kullanılmadığı, mahkemece bitişik berbere sorulup, 21/1 gereği tebligatın muhtara bırakılması işlemlerinin usule uygun olduğu kabul edilmiş ise de TK’nın 21/1 maddesi gereğince muhatabın adreste olmaması halinde en yakın komşusuna araştırılıp imzası veya imtinası bu hususun tevsik edilmesi ve 2 nolu ihbar kağıdı kapıya yapıştırıldıktan sonra tebligatın muhtara verildiği haber verlimesi için de yine en yakın komşunun imzası ve imtinasının şerh edilmesi gerektiği ancak davacıya yapılan satış ilanı tebligatının incelenmesinde tebligat kanunun 21/1 maddesi gereğine çarşıda olduğu nedenle berbere sorulduğu ve en son haber verilen komşunun da bitişik berber olduğu, berberin isim ve soyisminin belirlenmediği gibi belirleme sonrası imza ve imtinasının da olmadığı bu hususun kanunun 21/1 düzenlemesine aykırı ve usulsüz olduğu satış ilanın borçluya tebliğ edilmemesinin tek başına ihalenin feshi nedeni olup, bu hale göre davanın kabulü ile dava konusu ihalelerin feshi gerekirken ret kararının yerinde olmadığı gerekçeleri ile borçlunun istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b.2. maddesi gereğince kaldırılmasına, şikayetin kabulü ile Malatya İcra Müdürlüğünün 2021/10665 esas sayılı takip dosyasında yapılan 03.03.2022 tarihli ihalelerin feshine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili ve ihale alıcısı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı alacaklı vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazların değerinin üzerinde satıldığını, ihalenin hazırlık aşamasında yapılan tebligatlarda ve ihale aşamasında herhangi bir usulsüz olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı ihale alıcısı vekili temyiz dilekçesinde, satış ilanı tebligatının usulüne uygun yapıldığını, davacının iddialarının tebligatın usulsüz olduğu sonucunu doğurmayacağını, buna ilişkin Yargıtay içtihatlarının mevcut olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, usul ve yasaya aykırı yapılan ihalenin feshi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

İİK 134 üncü ve devamı, İİK 364/2. madde hükümleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90’ar TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.