Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/3229 E. 2023/3400 K. 16.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3229
KARAR NO : 2023/3400
KARAR TARİHİ : 16.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2004 E., 2022/2061 K.
HÜKÜM/KARAR : Kabul/İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması/Yeniden hüküm
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kaş İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/5 E., 2022/37 K.

Taraflar arasındaki taşınmaz ihalesinin feshi şikayetinden dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddi ile şikayetçi aleyhine ihale bedeli üzerinden %10 oranında para cezasına karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle şikayetin kabulüne ve ihalenin feshine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayet edilen alacaklı ve ihale alıcısı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.ŞİKAYET

Şikayetçi borçlu şikayet dilekçesinde;borçlu takibe dair borca itiraz ettiklerini dosyanın temyiz aşamasında olmasına karşın satış yapılmasının usulsüz olduğunu, satış ilanı ve şartnamede taşınmazın önemli nitelik ve özelliklerinin yazılmadığını, satış ilanının tüm ilgililere tebliğ edilmediğini ileri sürerek tapunun 123 ada 52 parselinde kayıtlı taşınmaza ilişkin ihalenin feshini talep etmiştir.

II. CEVAP
Şikayet edilen alacaklı banka cevap dilekçesinde; davacının iddialarının tamamının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun ve tahsilatı geciktirmeye yönelik olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.

Şikayet edilen ihale alıcısı cevap dilekçesinde; davacının, takibe yönelik itiraz ve şikayetler hakkında verilen mahkeme kararlarının kesinleşmeden satış işleminin yapılamayacağı iddiası yasal dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı borçlunun, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takibin iptali istemli ilk şikayetinin Antalya 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/148 Esas, 2020/590 Karar sayılı kararıyla reddedildiğini, bu red kararı hakkındaki Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin 2021/518 Esas, 2021/2076 Karar sayılı esastan red kararının Yargıtay 12. Hukuk Dairesince 21.03.2022 tarihinde 2021/10978 Esas, 2022/3575 Karar sayılı ilamı ile onandığını, bu sebeple davacı tarafın İİK 364/3 maddesi kapsamındaki şikayetine itibar edilmediğini, ayrıca satış ilanının ilgililere tebliğ edilmediği ve bilirkişi raporlarının usulüne uygun tebliğ edilmediği iddiasının ancak ilgilisince ileri sürülebileceğini, ihalenin feshini gerektirecek bir hususun mevcut olmadığını, ihalenin yasaya uygun olduğu davacı tarafın sair iddialarının soyut beyanlara dayandığını gerekçe göstererek şikayetin reddi ile şikayetçi aleyhine ihale bedeli üzerinden %10 oranında para cezasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlu istinaf dilekçesinde; taşınmazın önemli vasıflarının satış şartnamesi ve satış ilanınında yazılmadığını, ilgililere satış ilanı tebliğ edilmediğini, satış ilanının asil yerine vekile tebliğ edilmesinin usule aykırı olduğunu, vekil tarafından takip dosyasına sunulmuş vekaletnameleri bulunmadığını, kıymet takdir raporunun da usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; satış ilanının borçlunun vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edildiğinden süresi içerisinde satış işlemlerine dair şikayete gelinmediğini, ancak borçlunun takibe konu borca ilişkin dava açtığından ve uyuşmazlık, icranın geri bırakılması talebine ilişkin olmayıp sözleşmeye ve yasaya aykırı olarak faiz talep edildiğine ilişkin İİK’nın 16. madddesine dayalı şikayet olduğundan ve Antalya 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/148 Esas – 2020/590 Karar sayılı dosyasında borçlu 25.10.2021 tarihinde temyiz yasa yoluna başvurduğundan temyiz yasa yoluna başvuru sonuçlanmadan ihalenin yapılmış olmasının İİK’nın 363/4. maddesine aykırı olduğu belirtilerek şikayetçi borçlunun istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle şikayetin kabulüne ve ihalenin feshine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet edilen alacaklı ve ihale alıcısı temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayet edilen alacaklı temyiz dilekçesinde, borçlunun faize dair yapmış olduğu itirazın kötüniyetli olduğunu, işbu itiraza dair ihaleden çok önce karar verildiğinden ve dava reddedildiğinden verilmiş bir tedbir kararı olmadığından bu gerekçe ile ihalenin feshine karar verilmesinin yerinde olmadığını, kaldı ki bölge adliye mahkemesinin ihalenin feshi kararına gerekçe oluşturduğu faize itiraz şikayetinin kesinleşmemesi hususunun davacının dava ve istinaf dilekçesinde ileri sürülmediğini, işbu iddianın resen gözetilmemesi gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasnı talep etmiştir.

Şikayet edilen ihale alıcısı temyiz dilekçesinde;faize ilişkin şikayetin reddine dair karar verilmesinden sonra ihale yapıldığını ve bu hususun borçlu tarafından dava ve istinaf dilekçesinde ileri sürülmediğinden resen dikkate alınmasının mümkün olmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasnı talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; taşınmaz ihalesinin feshi şikayetine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK md. 127, 134, 7201 sayılı Tebligat Kanunu md. 16., 32., Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik md. 25.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayet edilen alacaklı ve ihale alıcısının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90’ar TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.05.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.