Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/3325 E. 2023/3792 K. 30.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3325
KARAR NO : 2023/3792
KARAR TARİHİ : 30.05.2023

MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : Borçlunun ödeme şartını ihlali
İNCELEME KONUSU KARAR : Tazyik Hapsi

Kayseri 4. İcra Ceza Mahkemesinin 08.02.2022 tarihli ve 2021/597 Esas, 2022/80 sayılı kararı ile sanık …’ın, borçlunun ödeme şartını ihlâli suçundan 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına ilişkin kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Kayseri 5. İcra Ceza Mahkemesinin 25.02.2022 tarihli ve 2022/28 değişik iş sayılı kararı ile hükmün 25.02.2022 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

… Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca,14.03.2023 tarihli ve 94660652-105-38-10191-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının,06.04.2023 tarihli ve KYB-2023/34594 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Dairemize gönderilmekle , gereği düşünüldü:

I.İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.04.2023 tarihli ve KYB-2023/34594 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, 2004 sayılı Kanun’un 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlâl suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekâlet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiği

halde, Kayseri İcra Dairesinin 2021/6520 Esas sayılı takip dosyasında haciz sırasında borçlu tarafından verilen 22.12.2021 tarihli ödeme taahhüdünde başvuru harcı, tebligat gideri ve peşin harç ayrı ayrı rakamsal olarak gösterilmediği gibi takip tarihinden taahhüt tarihine kadar işlemiş ve taahhüt tarihinden ödeme tarihine kadar işleyecek faiz olup olmadığının da açıkça belirtilmemiş olması nedeniyle belirsizlik bulunduğundan taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II.GEREKÇE
1.Sanığın, yargılama konusu eylemi için 2004 sayılı Kanun’un 340. maddesinde “üç aya kadar tazyik hapsi” öngörüldüğü belirlenmiştir.
2. 2004 sayılı Kanun’un “Borçlunun ödeme şartını ihlâli halinde ceza” başlıklı 340. maddesi “111 inci madde mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını, makbul bir sebep olmaksızın ihlâl eden borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edilir; ödemelerini tekrar keserse, hakkında tazyik hapsine yeniden karar verilir. Ancak, bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi üç ayı geçemez.” şeklinde düzenlenmiştir.
3.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un 2/l. maddesinde disiplin hapsi; “Kısmî bir düzeni korumak amacıyla yaptırım altına alınmış olan fiil dolayısıyla verilen, seçenek yaptırımlara çevrilemeyen, önödeme uygulanamayan, tekerrüre esas olmayan, şartla salıverilme hükümleri uygulanamayan, ertelenemeyen ve adlî sicil kayıtlarına geçirilmeyen hapsi” olarak tanımlanmıştır.
4.2004 sayılı Kanun’un da icra suçlarıyla ilgili hükümlerin 331 ilâ 345/b maddeleri arasında, muhakeme usulüne ilişkin hükümlerinin ise 346 ilâ 354 üncü maddelerinde düzenlendiği, icra suçlarının, suç olarak düzenlenmek suretiyle hapis ve adlî para cezası şeklinde yaptırımlara bağlananlar ile disiplin veya tazyik hapsi yaptırımına bağlananlar şeklinde ikili bir ayrıma tâbi tutulduğu, disiplin hapsi veya tazyik hapsinin, bir suç karşılığı olmayıp kısmî bir düzeni korumak amacıyla yaptırım altına alınmış bir fiil karşılığı olarak uygulanan seçenek yaptırımlara çevrilemeyen, ön ödeme uygulanamayan, tekerrüre esas olmayan, şartla salıverilme hükümleri uygulanamayan, ertelenemeyen ve adlî sicil kayıtlarına geçirilmeyen yaptırımlardır.
5.2004 sayılı Kanun’un 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlal suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerekir. Taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin ayrı ayrı gösterilmemesi halinde taahhütte belirsizlik oluşacağından taahhüt geçerli olmayacaktır.
6.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 354. Maddesinin 1. fıkrasında; “Kanunun bu babında yazılı suçlardan takibi şikayete bağlı olanların müştekisi feragat eder veya borcun itfa edildiği sabit olursa dava ve bütün neticeleriyle beraber ceza düşer.” hükmü uyarınca, dava ve ceza İİK’nın 354. maddesinde yazılı sebeplerden düşecektir.
7.Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine konu dosya kapsamında, Kayseri 5. İcra Ceza Mahkemesinin 25.02.2022 tarihli ve 2022/28 değişik iş sayılı kararına karşı Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu, alacaklı vekili tarafından kanun yararına bozma yoluna başvurulduktan sonra, aynı vekilin UYAP üzerinden gönderdiği 04.10.2022 tarihli

dilekçesi ile vekaletnamedeki yetkisine dayanarak şikayetten feragat ettiği anlaşılmakla, davadan feragat edilmesi nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

III.KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE;

2.Kayseri 5. İcra Ceza Mahkemesinin 25.02.2022 tarihli ve 2022/28 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası gereği , oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki davanın şikayetten vazgeçme nedeniyle İİK’nun 354. maddesi gereğince DÜŞMESİNE,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.05.2023 tarihinde karar verildi.