Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/3333 E. 2023/7526 K. 21.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3333
KARAR NO : 2023/7526
KARAR TARİHİ : 21.11.2023

MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi

SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Beraat

Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Sanık …’ın üzerine atılı İİK’nın 333/a. maddesine muhalefet suçu yönünden yapılan değerlendirmede;
Mahkeme tarafından 21.02.2014 tarih ve 2012/648 Esas, 2014/201 Karar sayılı hükümle sanık hakkında verilen beraat kararı temyiz edilmeksizin kesinleştiği halde, incelemeye konu dava dosyası üzerinden yargılama yapıldığı ve 23.12.2022 tarihinde yeniden sanık hakkında atılı suçtan beraat kararı verildiği anlaşılmış ise de, kesinleşmeden sonra yapılan tüm işlemlerin yok hükmünde olduğundan, yeniden bu hususta karar verilmesi mümkün görülmemekle temyiz isteminin, bu suç yönünden 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık …’ın üzerine atılı İİK’nın 331, 332 ve 345/a. maddelerine muhalefet suçları yönünden yapılan değerlendirmede;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, eyleme ve yükletilen suça yönelik şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
3-Sanık …’nin üzerine atılı İİK’nın 333/a. maddesine muhalefet suçu yönünden yapılan değerlendirmede;
Mahkeme tarafından 21.02.2014 tarih ve 2012/648 Esas, 2014/201 Karar sayılı hükümle sanık hakkında verilen beraat kararı temyiz edilmeksizin kesinleştiği halde, incelemeye konu dava dosyası üzerinden yargılama yapıldığı ve 23.12.2022 tarihinde yeniden sanık hakkında atılı suçtan beraat kararı verildiği anlaşılmış ise de, kesinleşmeden sonra yapılan tüm işlemlerin yok hükmünde olduğundan, yeniden bu hususta karar verilmesi mümkün görülmemekle temyiz isteminin, bu suç yönünden 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,

4-Sanık …’nin üzerine atılı İİK’nın 345/a. maddesine muhalefet suçu yönünden yapılan değerlendirmede;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, eyleme ve yükletilen suça yönelik şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
5-Sanık …’nin üzerine atılı İİK’nın 332. maddesine muhalefet suçu yönünden yapılan değerlendirmede;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, eyleme ve yükletilen suça yönelik şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
6-Sanık …’nin üzerine atılı İİK’nın 331. maddesine muhalefet suçu yönünden yapılan değerlendirmede;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/36635 nolu tebliğnamesindeki; İİK’nın 331/1 maddelerinden verilen hükümlere yönelik sanıklar hakkındaki davanın gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 66-(1)e, 67. ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca düşürülmesine karar verilmesi hususundaki görüşüne ilişkin yapılan incelemede; sanıklara yüklenen suçun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle 5237 sayılı TCK’nın 66-(1)e ve 67. maddelerine göre 8 yıl olağan, 12 yıl olağanüstü zaman aşımına tabi olduğu, sanık …’ın bozma ilamından sonra 08.12.2017 tarihinde savunmasının alınmış olması ile zamanaşımının kesildiği ve zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı anlaşıldığından, açıklanan nedenlerle; zamanaşımı nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesi hususundaki görüşüne iştirak edilmemiştir.
İİK’nın 351. maddesindeki, şikayetçinin dilekçe veya beyanında göstermiş olduğu delillerle bağlı olduğuna ilişkin düzenleme dikkate alındığında, şikayetçi vekilince verilen şikayet dilekçesinde, 22.04.2011 tarihinde yapılan ilk haciz işleminde borçlu şirkete ait bilgisayar ve yazıcının haczedildiği, 24.04.2012 tarihli ikinci haciz işleminde ise 22.04.2011 tarihli hacizde haczedilen mallardan bilgisayar ile yazıcının yerinde bulunmadığına ilişkin iddiasıyla şikayette bulunulduğu, 24.04.2012 tarihli haciz zaptı içeriğinden, 22.04.2011 tarihli hacizde haczedilen malların yerinde olmadığının tespit edildiğinin ve şikayet dilekçesinde şikayetin somutlaştırıldığının anlaşılması karşısında, sanığın iddia konusu eylemiyle ilgili araştırma yapılarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş ve müşteki vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.