Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/3351 E. 2023/4347 K. 20.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3351
KARAR NO : 2023/4347
KARAR TARİHİ : 20.06.2023

MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/98 E., 2021/228 K.
SUÇ : Alacaklıyı Zarara Uğratmak Amacıyla Mevcudu Eksiltmek
HÜKÜM : Beraat

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Müştekinin 14.08.2013 havale tarihli dilekçesi ile; alacağın tahsili amacıyla … İcra Müdürlüğü’nün 2013/446 Esas sayılı dosyası ile taşınır rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçildiğini, rehine konu …plakalı BMW marka aracın…adresinde tespit edildiğini, sanığın alacaklıyı zarara uğratmak için alacaklıya rehinli olan …plaka sayılı araç üzerinde kasıtlı ve kötü niyetli olarak tasarrufta bulunduğunu belirterek, sanık hakkında alacaklısını zarara sokmak maksadıyla mevcudunu eksiltmek suçundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 331 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılması için dava açılmıştır.

2…. İcra Ceza Mahkemesinin, 26.09.2014 tarihli kararı ile; sanık hakkında unsurları oluşmayan

suçtan beraatine, karar verilmiştir.

3…. İcra Ceza Mahkemesinin, 26.09.2014 tarihli kararının müşteki vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 19. Ceza Dairesi’nin 18.10.2018 tarihli ve 2015/30724 Esas, 2018/10562 Karar sayılı kararı ile “…somut uyuşmazlıkta; şikayetçi vekilinin, şikayet dilekçesinde ileri sürdüğü gibi, rehin konusu araç üzerinde yapılan tespitte, radyatör kapılarının tamamı, farlar, iç koltuklar, elektronik mekanizmalar, camlar vb. tüm önemli parçalarının sökülerek otoparka bırakılmış olmasına karşılık, sanığın her hangi bir savunmada bulunmamış olması, parçaların çalındığına ilişkin yasal mercilere her hangi bir şikayetin de bulunmadığı nazara alındığında, suça konu fiilin başkası tarafından meydana getirilmesinin hayat tecrübelerine uygun bulunmadığı ve sanığın fiilinin atılı suçun unsurlarını oluşturduğunun anlaşılmasına nazaran; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 354. maddesinin aynı Kanun’un 331/1. maddesinde düzenlenen suç yönünden uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, suçun işlenmesinden sonra fail ile mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu’nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik CMK’nın 253, 254. maddelerinin uygulanması ve uzlaştırmanın sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespiti gerekirken yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4…. İcra Ceza Mahkemesinin, 15.05.2019 tarihli kararı ile; sanık hakkında alacaklısını zarara sokmak maksadıyla mevcudunu eksiltmek suçundan neticeten 3.000,00 TL ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

5…. İcra Ceza Mahkemesinin, 15.05.2019 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 16.03.2021 tarihli ve 2020/8706 Esas, 2021/2950 Karar sayılı kararı ile “…Sanık hakkında “Taşınır Rehninin Paraya Çevrilmesi Yoluyla İcra Takibi” başlatıldığı, İİK’nın 331/1 maddesinde düzenlenen “Alacaklıyı Zarara Uğratmak Kastıyla Mevcudu Eksiltmek” suçunun oluşması için haciz yoluyla takibe girişilmesi gerektiği anlaşılmakla, yasal unsurları oluşmayan suç bakımından sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesi,…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

6…. İcra Ceza Mahkemesinin, 15.12.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında unsurları oluşmayan suçtan beraatine, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Müşteki vekilinin temyiz isteği, borçlunun İİK’nın 331 inci maddesindeki düzenlemeye göre suç olarak kabul edilen eylemlerinden dolayı cezalandırılabilmesi için, alacaklının bundan dolayı zarar görmüş olmasının gerektiği, alacaklının, borçlunun cezalandırılmasını talep edebilmesi için, borç ödemeden aciz belgesi almasının zorunlu olmadığı, alacağını alamadığını ispat etmesi halinde de borçlunun cezalandırılmasının mümkün olduğu, borçlunun, alacaklılara zarar verme kastının ispatı için kesin

kanıtlar aranmaması gerektiği, hakime bu konuda takdir yetkisi verilmesi gerektiği, ilk derece mahkemesinin kesin delil bulunmadığından bahisle beraat kararı vermesinin hatalı olduğu, rehnin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takipte alacaklının alacağının yegane teminatının rehne konu mal olduğu, davaya konu olayda da rehinli aracın cebri icra yoluyla satışa çıkarıldığı, ancak eksik parçaları olması nedeniyle alıcı çıkmadığından satılamadığı ve alacaklı kurumun zararının söz konusu olduğu, sanık tarafından savunma dilekçesi de sunulmadığı, usul ve yasaya aykırı mahkeme kararının bozulması gerektiğinden bahisle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, alacaklı lehine rehinli bulunan … plaka sayılı aracın parçalarının sökülmesi suretiyle değerinin azaltıldığı iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında “Taşınır Rehninin Paraya Çevrilmesi Yoluyla İcra Takibi” başlatıldığı, İİK’nın 331/1 inci maddesinde düzenlenen “Alacaklıyı Zarara Uğratmak Kastıyla Mevcudu Eksiltmek” suçunun oluşması için haciz yoluyla takibe girişilmesi gerektiği hususu açıktır.

2. Sanık hakkında yapılan takibin haciz yolu ile takip olmayıp, “Taşınır Rehnin Paraya Çevrilmesi Yoluyla İcra Takibi” olduğu anlaşımakla, sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığından sanık hakkında beraat kararı verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

3.Müşteki vekilinin, borçlunun İİK’nın 331 inci maddesindeki düzenlemeye göre suç olarak kabul edilen eylemlerinden dolayı cezalandırılabilmesi için, alacaklının bundan dolayı zarar görmüş olmasının gerektiği, alacaklının, borçlunun cezalandırılmasını talep edebilmesi için, borç ödemeden aciz belgesi almasının zorunlu olmadığı, alacağını alamadığını ispat etmesi halinde de borçlunun cezalandırılmasının mümkün olduğu, borçlunun, alacaklılara zarar verme kastının ispatı için kesin kanıtlar aranmaması gerektiği, hakime bu konuda takdir yetkisi verilmesi gerektiği, ilk derece mahkemesinin kesin delil bulunmadığından bahisle beraat kararı vermesinin hatalı olduğu, rehnin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takipte alacaklının alacağının yegane teminatının rehne konu mal olduğu, davaya konu olayda da rehinli aracın cebri icra yoluyla satışa çıkarıldığı, ancak eksik parçaları olması nedeniyle alıcı çıkmadığından satılamadığı ve alacaklı kurumun zararının söz konusu olduğu, sanık tarafından savunma dilekçesi de sunulmadığı, usul ve yasaya aykırı mahkeme kararının bozulması gerektiğinden bahisle kararın bozulması gerektiğine ilişkin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.

4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, atılı suçun unsurlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, müşteki vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … İcra Ceza Mahkemesinin, 15.12.2021 tarihli ve 2021/98 Esas, 2021/228 Karar sayılı kararında müşteki vekilince ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden müşteki vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.06.2023 tarihinde karar verildi.