Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/378 E. 2023/1776 K. 16.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/378
KARAR NO : 2023/1776
KARAR TARİHİ : 16.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki itirazın kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile borçlunun itirazlarının kaldırılmasına, icra takibinin devamı ile itirazın kaldırılan asıl alacak üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının davalı borçludan alınarak davacı alacaklıya verilmesine karar verilmiştir.

Kararın davalı borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Alacaklı dava dilekçesinde; adi yazılı kira sözleşmesine dayalı genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde, ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu tarafından icra müdürlüğünün yetkisine itiraz ile birlikte taraflar arasında kira bedellerinin ibrası ve kira sözleşmesinin feshine ilişkin anlaşma bulunduğunu, alacağın varlık ve miktarının yargılamayı gerektirdiğini ileri sürerek borca itirazda bulunulduğunu, takibe dayanak kira sözleşmedeki imzaya itiraz edilmediğini, yetkili icra müdürlüğünün … … Adliyesi icra müdürlükleri olduğunu ve takibin anılan icra müdürlüklerinde başlatıldığını, borçlu ile aralarında itiraz dilekçesinde ileri sürüldüğü gibi ibra, tahliye ve sözleşmenin feshi konularında bir sözleşme bulunmadığını, ödeme iddiasının ispatlanamadığını ileri sürerek itirazın kaldırılması ile borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı borçlu cevap dilekçesinde; takibe konu kira sözleşmesinin, alacaklı ile aralarında 18.04.2018 tarihinde yapılan anlaşma ile 14.06.2018 tarihinden geçerli olmak üzere karşılıklı olarak feshedildiğini, feshin geçerli olduğu tarihten sonraki döneme ilişkin kira bedellerinin talep edilemeyeceğini, öncesine ilişkin ödemelerin de eksiksiz olarak yapıldığını, buna ilişkin belgelerin bankadan celbedilmesi gerektiğini, fesihle birlikte aralarında tahliye, fesih ve ibra belgeleri imzalandığını, alacağın varlık ve miktarının yargılamayı gerektirdiğini, faiz ve KDV nin hatalı olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağının tahsili amacıyla genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin 15.03.2019 tarihinde davalı borçluya tebliğ edildiği,davalı borçlunun ödeme emrinde yazılı 7 günlük yasal süre içerisinde icra müdürlüğünün yetkisi ile borca itirazda bulunulduğu, davalı borçlunun takibe konu kira bedellerinin ödediğine ilişkin İİK 269/c maddesinde yazılı belgelerden ibraz etmediği, itirazında dayandığı fesih sözleşmesinin taraflarca imzalanmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile borçlunun itirazlarının kaldırılmasına, icra takibinin devamı ile itirazın kaldırılan asıl alacak üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının davalı borçludan alınarak davacı alacaklıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı borçlu istinaf dilekçesinde; kira sözleşmesindeki kira bedellerinin TL’ye çevrilmek suretiyle revize edildiğini, buna uygun olarak belirlenen miktarların banka aracılığıyla eksiksiz olarak ödendiğini, ödemelerin davacı alacaklı tarafından itirazsız olarak alındığını, dekontların bankadan celbedilmesi taleplerinin mahkemece yerine getirilmemesinin usulsüz olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı alacaklı tarafından, taraflarca çekişme konusu olmayan 20/08/2014 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile … Alışveriş Merkezi’nde 1. Etap’ta yer alan Z52D no’lu, işyeri niteliğindeki mecurun kiralandığını, anılan sözleşme ile kararlaştırılan 2018 yılı Ekim, Kasım ve Aralık ayları bakiye kira alacaklarının (173,801,74 TL asıl alacak, 82.791,84 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 256.593,58 TL) ödenmediğinden bahisle davalı borçlu aleyhine örnek 7 genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 15.03.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu tarafından yasal 7 günlük süre içerisinde yetkiye ve borca itirazda bulunulduğu, davanın 26.08.2019 tarihinde açıldığı, davalı borçlunun itirazında kira sözleşmesine ve kira sözleşmesindeki imzaya itiraz etmediğinden akdi kabul etmiş sayıldığı, taraflar arasında imza edilerek düzenlenmiş yazılı kira sözleşmesi hükümlerinin tarafları bağlayacağı, davalı borçlu tarafından sunulan fesih sözleşmesinde tarafların imzalarının bulunmadığı, bu sözleşmeye dayalı iddiaların dar yetkili icra mahkemesinde dinlenemeyeceği, varlığı ya da imzası inkar edilmeyen yazılı kira sözleşmesinin İİK’nın 68/1. maddesinde sayılan ve itirazın kaldırılması davalarında aranan belgelerden olduğu, davalı borçlu tarafından takibe konu kira alacaklarının ödediğine ilişkin İİK’nın 68. maddesinde yazılı belgelerden ibraz edilmediği, davalı borçlunun ödeme olgusunu ispat külfetini yerine getiremediği, takipte herhangi bir aidat alacağı talep edilmediği gibi talep edilen işlemiş ve işleyecek aylık %15 faiz oranının kira sözleşmesinin 10/4 maddesi hükmüne uygun olduğu, ancak davalı borçlunun işlemiş faize itirazı yönünden denetlenebilir bir rapor alınmadığı, bu hususta Dairemizce yapılan hesaplama sonucunda takip tarihi olan 11/03/2019 tarihi itibariyle işlemiş faizin 2018 Ekim ayı bakiye kira alacağı için 36.468,80 TL, 2018 Kasım ayı bakiye kira alacağı için 29.394,19 TL, 2018 Aralık ayı bakiye kira alacağı için 37.876,63 TL olmak üzere toplam 103.739,62 TL olduğu, takipte 82.791,84 TL talep edildiğinden taleple bağlı kalınarak davalı borçlunun işlemiş faiz miktarından da sorumlu olduğu, kira alacağı likit olduğundan alacaklı lehine inkar tazminatına hükmedilmesinin yerinde olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı borçlu, temyiz dilekçesinde; takip talebinde bakiye kira alacaklarının talep edildiğini, ödeme emrinde aidat alacağının istendiğinin yazılı olduğunu, itirazı aidat alacağına ilişkin olarak yaptıklarını ancak yargılamada kira alacağına ilişkin takip başlatıldığının kabulü ile inceleme yapıldığını, ödeme emrinin takip talebine aykırı olarak düzenlendiğini, bu hususun resen gözetilmesi gerektiğini, dosya borcunun haciz tehdidiyle ödendiğini, bu nedenle açtıkları istirdat davasının derdest olduğunu, bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, talep edilen alacak ve faiz kalemlerinin açık ve net olarak talep edilmediğini, alacak likit olmadığından aleyhine tazminata hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılması ile ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kira sözleşmesine dayalı genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde itirazın kaldırılması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67, 68, 269, 269/a, 269/b, 269/c maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 299, 313, 314, 315. maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190. ve 191. maddeleri ile sair yasal mevzuat

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı borçlu tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.