Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/3966 E. 2023/3940 K. 01.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3966
KARAR NO : 2023/3940
KARAR TARİHİ : 01.06.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi borçlu ve tapu sicilinde ilgili olarak yer alan üçüncü kişinin icra mahkemesine başvurusunda, sair fesih iddialarının yanı sıra satış ilanı tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek taşınmaz ihalesinin feshini talep ettiği, ilk derece mahkemesince şikayetin kabulü ile taşınmazlar yönünden ihalenin feshine karar verildiği, karara karşı davalı alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak şikayetin reddine ve şikayetçiler aleyhine ihale bedelleri toplamının %10’u oranında para cezasına hükmedildiği, kararın şikayetçiler tarafından temyizi üzerine Dairemizce; şikayetçiler vekilinin dava dilekçesinde “müvekkilim …’in adresi ”…” adresi olmasına rağmen … ilinde bir başka adres gösterilmiş ve bu minvalde satış kararının tebliği … ilinde bir başka adrese yapılmıştır. …’ya herhangi bir satış ilanı ulaşmamıştır.” şeklinde tebligat usulsüzlüğünün ileri sürüldüğü, şikayetçilerin tebligatın kendisine ulaşmadığını bildirmesi ve sonrasında duruşmada aynı konutta oturmadığına yönelik beyanı karşısında yapılan kolluk araştırması neticesinde de tebligat yapılan kişinin ”… ile aynı konutta birlikte ikamet etmediği” şeklindeki tespitten sonra ilk derece mahkemesince satış ilanı tebligatının usulsüzlüğü nedeniyle yapılan ihalenin feshine karar verilmesinin yerinde olduğu, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi gerektiğinden bahisle bozulduğu, Bölge Adliye Mahkemesi’nce bozma kararına direnilerek önceki hükmün yeniden kurulduğu, direnme kararının şikayetçiler tarafından temyiz edildiği görülmektedir.
Somut olayda; şikayet dilekçesinde yer alan usulsüzlük iddiasının, şikayetçi …’in adresinin “…, …, No:59/2 …/…” olmasına rağmen … ilinde (başka) bir adres gösterildiği ve o adrese satış ilanı tebligatı yapıldığı” iddiası ile şikayetçinin bu adreste oturmadığına yönelik olduğu, şikayetçi … adına tebliğ yapılan kişinin şikayetçi ile aynı konutta birlikte oturan kişilerden olmadığı iddiasının şikayet dilekçesinde ileri sürülmediği, ilk derece mahkemesince yaptırılan kolluk araştırmasında şikayetçinin, yıllardır tebligat yapılan adreste eşi ile birlikte ikamet ettiğinin tespit edildiği, satış ilanı tebliğ mazbatasının incelenmesinde; tebliğ esnasında şikayetçinin adreste bulunmadığı, tebligat yapılan kişinin muhatap ile aynı evde ikamet ettiği, görünüşe göre ehil ve reşit olduğu, muhatabın torunu olduğu, adının … olduğu şerh düşülerek imzası karşılığında tebligatın yapıldığı, bu hali ile satış ilanı tebliğ işleminin şeklen TK’nın 16. maddesine uygun olduğu, başkaca fesih nedeni de bulunmadığı anlaşılmaktadır.
O halde; Dairemizin bozma ilamındaki değerlendirme maddi hataya müstenit olup, Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararındaki gerekçesinin yerinde olduğu görülmekle, direnmeye ilişkin kararın onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 01.06.2023 gününde oy birliğiyle karar verildi.