YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/405
KARAR NO : 2023/1218
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki taşınmaz ihalesinin feshi şikayetinden dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince; ihalenin feshi şikayetinin hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu ile alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.ŞİKAYET
Borçlu şikayet dilekçesinde; … … 10. İcra Müdürlüğünün 2020/1352 Esas sayılı dosyası ile 01.02.2022 tarihinde yapılan … İli, … İlçesi, 999 Ada, 26 Parsel, Suadiye Mahallesi, … Sokak, … 17 numaralı bağımsız bölüme ait taşınmaza ilişkin ihalenin kanuna ve hukuka aykırı işlemler ve ihaleye fesat karıştırılması sebebiyle feshi gerektiğini, TK hükümleri uyarınca gönderilen tebligatın muhatabın bizzat kendisine tebliğ edilmesi gerektiğini, tebligatın muhatabın bizzat kendisine tebliğ edilmediğini, tebligat üzerine şerh düşülmesinin yasal zorunluluk olduğunu, ancak somut olayda matbu kaşe ile tevziat saatlerinin belirtilmediğini, tebligatın usulsüz olduğunu, taşınmaz ile pek çok alıcının ilgilendiğini ancak müşterilerin ihaleye girmesinin engellendiğinden ihaleye fesat karıştırıldığını, ihale öncesi satış hazırlığı sırasında hazırlanan satış ilanında satışa konu taşınmazın özelliklerinin açık şekilde belirtilmediğini, ilanda satış yeri adresinin açıkça gösterilmediğini, artırma şartnamesinin hangi tarihten itibaren herkes tarafından görülebileceği hususunun yazılmadığını, satış ilanının divanhaneye asıldığını belirten tutanakta ilan tarihinin yazılı olması gerektiğini, askı ilan tutanağında hangi ilana ilişkin olduğunun dahi belli olmadığını, askı indirme tutanağı tutulmadığını, ilanın 30 gün süre ile yapılıp yapılmadığının belli olmadığını, İİK 126/4 maddesine göre elektronik ortamda teklif verme ile ilgili yeni düzenlemelerin satış kararında ve satış ilanında yer almadığını, ihale tutanaklarının usulüne uygun tutulmadığını, İİ Yönetmeliği 49. maddeye göre tutulması gereken basılı kağıt kullanılmadan tutanak tanzim edildiğini, tellaliye harcı yatırılmadığını, satış ilanında satışa konu edilen taşınmazın metre karesinin yanlış belirlendiğini, bununda KDV oranını etkilediğini belirterek davanın kabulü ile ihalenin feshine karar verilmiştir.
II. CEVAP
Şikayet edilen alacaklı cevap dilekçesinde; davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini kaldı ki satışa konu taşınmazın muhammen bedelin üzerinde satıldığı açık olduğundan davanın hukuki yarar yokluğundan da reddi gerekeceğini, şikayetçinin ihalenin feshine konu işlemleri ihaleden önce öğrenmesine karşın süresi içerisinde şikayet yoluna başvurmadığından ihalenin feshi sebebi olarak ileri süremeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
İhale alıcısı cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde ileri sürülen hususların gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ihale konusu 3.900.000 TL muhammen bedelli taşınmazın 8.950.000 TL’ye satıldığını ve satış bedelinin muhammen bedelin üzerinde olduğundan davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlu ilk derece mahkemesi kararının tefhimi üzerine süresi içerisinde süre tutum dilekçesi sunmasına karşın gerekçeli kararın tebliğ üzerine gerekçeli istinaf nedenlerini bildirmeden istinaf kanun yoluna başvurarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dilekçesinde genel olarak tebligatın usulsüz tebliğ edildiği bildirilmiş ise de, kastedilenin satış ilanı tebliği olduğu kabul edilmekle incelenen dosyada satış ilanının iflas idare memurları yanında ayrıca borçlu … vekili Av. ….’ye 09.01.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, takip dosyası içeriğine ve dosyada mevcut 1. İflas Dairesinin 2019/23 İflas sayılı dosyasından yazılan 27.09.2021 tarihli teskere cevabı doğrultusunda iflas idare memurlarına satış ilanının ayrı ayrı tebliğ edilmiş olmasına göre her ne kadar müflis …’nun ihalenin feshi davası açmakta aktif husumet ehliyeti bulunduğu kabul edilse dahi satış ilanının usulüne uygun olarak iflas idare memurlarına yapıldığı, dolayısıyla satış ilanının usulsüz tebliğ edildiğine ilişkin şikayetin yerinde olmadığını, ihaleye fesat karıştırıldığı iddialarına ilişkin somut hiçbir delile, tanık beyanına dayanılmadığını, dolayısıyla kamu düzenine ilişkin incelenen bu hususların dışında diğer şikayet sebeplerinin kamu düzeninden olmadığından bahisle davalı alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi’nin 16.11.2022 tarihli Tashih Ek Kararı ile Daire’nin 29.09.2022 tarihli 2022/3225 E., 2022/2775 K. sayılı ilamının HMK’nın 304/1 maddesi uyarınca tashihi ile kararın gerekçe kısmının son paragrafında “davalı alacaklı” ibaresinin “davacı borçlu” olarak tashihine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu ve şikayet edilen alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi borçlu temyiz dilekçesinde; şikayet ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmekle birlikte, yaşanan ekonomik kriz ve yüksek enflasyon nedeniyle ihalenin feshi talebinde zarar unsuru bulunduğunu, taşınmazın tapu kaydında aile konutu şerhi bulunmasa dahi borçlunun ailesi ile birlikte burada oturduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Şikayet edilen alacaklı temyiz dilekçesinde; şikayetçi borçlu tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmasına karşın davalı alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmesinin hatalı olduğunu ve şikayetçi borçlu aleyhine para cezasına hükmedilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; taşınmaz ihalesinin feshi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK md. 128/a., 134,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlu ve alacaklının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
İstinaf aşamasında ileri sürülmeyen hususların temyiz aşamasında değerlendirilemeyeceğinin tabi bulunmasına;
Tarafların temyiz itirazlarının yerinde olmadığının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90’ar TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.