YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/415
KARAR NO : 2023/1646
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki menkul ihalesinin feshi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile ihalenin feshine karar verilmiştir.
Kararın davalı alacaklı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 12.02.2021 tarihinde yapılan ihalede bir kısım menkullerin satıldığını, İİK’nın 106. maddesi uyarınca satış yasal süresinde istenmediğinden haczin düştüğünü, satış ilanında elektronik ortamda teklif sunma tarihlerinin belirtilmediğini, satışına karar verilen bandrolsüz menkul malların ancak yurt dışına ihraç edilmek kaydı ile satışı mümkün iken bandrollü menkullere ilişkin böyle bir şart bulunmadığını, buna rağmen satış ilanında bandrollü malların da ihraç edilmek koşulu ile satılacağı hususunun yer aldığını, menkul malların değerinin yüksekliği nedeni ile ihalenin ülke genelinde yayınlanan bir gazetede ilan edilmesi gerektiğini, bu şekilde ilan yapılmadığı için ihaleye katılımın çok az olduğunu ve malların gerçek değerinin çok altında satıldığını, satış ilanında damga vergisi oran ve miktarının belirtilmediğini, bandrollü menkullerin bandrolleri sökülmeden hukuka aykırı olarak satıldıklarını bildirerek ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; davacının daha önce açtığı kıymet takdirine itiraz ve şikayet davalarında aynı gerekçeleri ileri sürdüğünü, mahkemenin 2022/110 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada bu iddiaların kabul edilmediğini bildirerek davanın reddine, davacının ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalıya usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş, adı geçen davalı davaya cevap vermediği gibi duruşmaya da katılmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kıymet takdirine itirazen verilen mahkeme kararının yerinde olduğu, ihalenin elektronik ortamda ihale edildiği ancak muhammen bedelin net Türk Lirası olarak belirlenmemesi nedeniyle miktarın her an değişeceği bu nedenle teminatın hep eksik kalacağı, damga vergisinin belirtilmemesinin ihaleye katılımı engelleyeceği, bandrollü olan bazı menkullerin ihraç edilmesinin şartına gerek olmadığı ve menkullerin değerleri gerek yurtiçinde dağıtımı yapılan tirajı 50.000,00’in üstünde olan gazetede yayımlanması gerektiği, bandrollü olan bazı menkullerin ihalesi yapılırken yurtdışına ihraç şartı yok iken var gösterilmesi nedeniyle şikayetçinin ihalenin feshine yönelik şikayetinin kabulü gerektiği gerekçesi ile davanın kabulü ile ihalenin feshine karar verilmiştir.
… 2. İcra Müd. 2020/1452 Talimat sayılı dosyasında 16.02.2022 tarihinde yapılan ihalenin feshine (Hüküm fıkrasına sehven icra müdürlüğü ve esasınında yanlış yazıldığı … 2. İcra Müd. 2020/1452 Talimat sayılı dosyası yerine … 1. İcra Müd. 2022/1452 Talimat sayılı dosyasının yazıldığı karar aynı gün yazıldığı için HMK 305/A mad gereği bu hususunda kısa karara işlenmesi gerektiği yönünde gerekçe yazılmıştır.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı alacaklı vekilince; takibe konu alacağın döviz cinsi bir alacak olması nedeni ile miktar her an değişeceğinden teminatın hep eksik kalacağı gerekçesi ile ihalenin feshine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, damga vergisi oranı belirtilmemesinin ihaleye katılımı engellemeyeceğini, zira damga vergisinin ancak ihale kesinleştikten sonra ihale bedeli üzerinden ödeneceğini, ihale bedelinin belli olmadığı durumda ödenecek damga vergisinin şartnameye yazılamayacağını, alınacak damga vergisi oranının 488 sayılı Damga Vergisi Kanununda açıkça belirtildiğini, ihaleye konu bandrollü puro cinsi menkullerin paket tasarımı ve etiket bilgilerinin uygun olmaması nedeni ile sadece ihracat kaydı ile satışının mümkün olabileceğinin kıymet takdir raporunda belirtildiğini, yurt içi satışı için yalnızca bandrolün yeterli olmadığını, menkul ihalesinin yurt düzeyinde yayın yapan bir gazetede yayınlanması zorunluluğunun bulunmadığını, ihalenin elektronik ortamda yayınlanmasının gazete ilanından daha etkili bir yol olduğunu, davacının daha önce yaptığı şikayette gazetede ilan hususunu hiç dile getirmediğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, satışa çıkarılan menkul malların muhammen bedelinin toplam 118.440,00 Euro karşılığı 1.832.266,80 TL olduğu ve toplam 950.000,00 TL’ye alacaklıya ihale edildiği, satışa alacaklı dışında katılan olmadığı görülmüş olup, bu haliyle ihaleye yeterli katılımın olmadığı, yapılmış olan ilanların gerekli talep ve talibi artırmadığı, taşınır satış ilanının gazete ile ilan edilmesinin alakadarların menfaatine uygun olacağı anlaşılmakla davalının bu yöndeki istinaf nedeninin yerinde görülmediği, bunun yanında ihaleye konu menkullerin değerinin yabancı para cinsinden belirlendiği, takibe konu alacağın döviz cinsinden olmasının ihaleye konu menkullerin değerinin de bu para cinsi üzerinden hesaplanması gerektirmeyeceği, kaldı ki takibe konu alacak USD iken menkullerin değerinin Euro olarak belirlendiği, bu durumda yatırılacak teminat miktarının ihale alıcıları yönünden belirsizlik arz edeceği, bu halin ihaleye katılımı etkileyeceği, mahkemenin bu yöndeki gerekçesinde de isabetsizlik görülmediği, satış ilanında damga vergisi oranı ya da miktarının gösterilmemesi ihalenin feshini gerektirmediği gibi, uzman bilirkişi tarafından düzenlenen kıymet takdir raporunda bandrollü puroların paket tasarımları ve etiket bilgilerinin uygun olmaması nedeniyle iç piyasaya arz edilemeyeceğinin rapor edilmiş olması karşısında ihraç şartı yok iken var gösterilmesi nedeniyle ihalenin feshine karar verilmesi yerinde değil ise de, yukarıda açıklanan gerekçelerle ihalenin feshine karar verilmesi gerektiğinden bu hususun sonuca etkili görülmediği gerekçesi ile davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı alacaklı vekilince, satış ilanının elektronik ortamda ilan edildiği, gazete ilanından daha etkili bir yol seçildiği, şartnamede elektronik yolla ihaleye katılacakların 367.874,00 TL teminat göstermeleri gerektiği ve 15.01.2022 tarihli kur üzerinden hesaplama yapıldığının belirtildiği, teminat konusunda belirsizliğin önüne geçildiği iddiası istinaf dilekçesi içeriği ve resen dikkate alınacak hususlarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 16.02.2022 tarihli menkul satışına ilişkin ihalesinin feshi isteğine ilişkindir
2. İlgili Hukuk
İcra İflas Kanunu’nun 112/2 , 134 ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı alacaklı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun’un 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.