YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4178
KARAR NO : 2023/4313
KARAR TARİHİ : 19.06.2023
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı vekili tarafından 10.04.2016 keşide tarihli çeke dayalı olarak genel haciz yolu ile icra takibine geçildiği, örnek 7 numaralı ödeme emri tebliği üzerine borçlunun yasal sürede borca itirazı üzerine duran takibin devamını sağlamak amacıyla, alacaklının itirazın kaldırılması istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece; itirazın kaldırılması davasının reddine, davacı aleyhine tazminat takdirine yer olmadığına karar verildiği, kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davacı tarafın tefhimden itibaren yasal 10 günlük süreden sonra 14.03.2022 tarihinde istinaf başvurusunda bulunduğu gerekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurma talebinin süre yönünden reddine, İİK’nun 363-365/1-3 maddeleri gereğince kesin olarak hükmedildiği, karara karşı alacaklı tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz tarafından anılan kararın; alacaklı vekiline ilk derece mahkemesi kararının 16.02.2021 tarihinde tefhim edildiği, alacaklı vekilince; süre tutum dilekçesinin 16.02.2021 tarihinde UYAP sisteminden gönderildiği, bu durumda alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun süresinde olduğu gerekçesi ile bozulduğu, sonrasında Bölge Adliye Mahkemesince; borçlu Er-Ce Otomotiv .. Ltd. Şti. Tarafından Göksal Çakırtaş lehine düzenlenen çekin, adı geçen lehtar cirosu ile … tarafından da alacaklı …’ ciro edildiği, ancak TBK’nun 184. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak yapılmış bir temlike dosya kapsamında rastlanmadığından, senetteki hakkın takip alacaklısı …’e geçmediği, bu durumda adı geçen kişinin yetkili hamil olmadığı ve dolayısıyla takip hakkının da bulunmadığı gerekçesiyle davacı alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, işbu karara karşı davacı alacaklı tarafından temyiz yoluna başvurulduğu görülmektedir.
6102 sayılı TTK’nun 808/1-b maddesi gereğince; çekin süresinde muhatap bankaya ibraz edildiği (ibraz günü de gösterilmek suretiyle), çekin üzerine yazılmış olan tarihli bir beyanla tespit edilmelidir. Aksi takdirde alacaklı müracaat hakkını kaybeder.
6102 sayılı TTK.nun 796/1. maddesi gereğince; Bir çek, düzenlendiği yerde ödenecekse on gün; düzenlendiği yerden başka bir yerde ödenecekse bir ay içinde muhataba ibraz edilmelidir.
Öte yandan, İİK.nun 68/1 maddesine göre; “Talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenitse, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir.”
Somut olayda, takip dayanağı 15.000,00 TL bedelli 10/04/2016 keşide tarihli, 0041257 numaralı çekin süresinde muhatap bankaya ibraz edildiğine ilişkin ibraz kaşesinin bulunmadığı, dolayısıyla alacaklının müracaat hakkını kaybettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda takip dayanağı belge, adi havale niteliğinde olup, kayıtsız şartsız borç ikrarını içermediği, dolayısı ile İİK.nun 68. maddesinde belirtilen belgelerden olmadığından genel haciz yolu ile yapılan takipte, anılan belgeye dayanılarak itirazın kaldırılması istenemez. Borçlu tarafından icra dairesine verilen itiraz dilekçesinde de borç kabul edilmediğine göre, alacağın tahsil edilip edilmeyeceği yargılamayı gerektirir.
O halde, alacaklı adi havale niteliğindeki bu belge gereği itirazın kaldırılmasını isteyemeyeceğinden, Bölge Adliye Mahkemesince, istemin bu gerekçe ile reddi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi doğru değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden sonucu doğru kararın onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Davacı alacaklının temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 179,90 temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 19.06.2023 gününde oy birliğiyle karar verildi.