Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/46 E. 2023/890 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/46
KARAR NO : 2023/890
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki ihalenin feshi şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ve İİK’nın 134/5. maddesi gereğince ihale bedelinin %10’u oranında para cezasının davacıdan alınarak Hazineye irat kaydedilmesine karar verilmiştir.

Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin reddine, ihale bedelinin %5 oranında para cezasının şikayetçi borçludan alınarak Hazineye gelir kaydına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Borçlu şikayet dilekçesinde özetle;
1. Satış ilanının borçluya usulüne uygun tebliğ edilmediği,
2. Borçlunun taşınmazı ipotekli olarak …’dan alacağına karşılık olarak 22.09.2017 tarihinde devraldığı, alacaklı bankanın ipoteğin devralınmasından sonra devralana 1 yıllık hak düşürücü süre içinde ihtarname göndermesi gerektiği fakat borçluya takipten önce ihtarname gönderilmediği, dolayısı ile borçluya yapılan icra emri tebliği ve satış ilanı tebliğinin usulsüz olduğu,

3. Takip dosyasında kefil olarak görünen …’ın kısıtlı olup satış ilanı ve kıymet takdir raporunun vasiye tebliği gerektiği fakat usule aykırı olarak vasiye tebliğ edilmediği hususlarını bildirerek ihalenin feshini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı cevap dilekçesinde; şikayete konu ihalede usulsüzlüğün söz konusu olmadığı, yapılan tebligatların Tebligat Kanunu’na uygun olduğu, şikayetçiye … 38. Noterliğinin 01.06.2018 tarih ve 16310 yevmiye sayılı ihtarnamesinin keşide edildiği, ihtarnamenin taşınmazın devrini takip eden bir yıl içinde gönderilmesi iddiasının hukuki mesnedi bulunmadığı, ipotek alacaklarının genel zamanaşımına girmeyen alacaklar olduğu iddiaları ile davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ihale alıcısı cevap dilekçesinde; şikayetçi borçlu adına çıkarılan satış ilanı tebligatının TK’nın 16. maddesine uygun olarak babası …’e tebliğ edildiğini, bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde ihtarname gönderilmediğine ilişkin itirazların ihalenin feshi talebine yönelik olmadığını, davalı alacaklının takip başlatmadan önce ihtarname gönderme zorunluluğu bulunmadığını, taşınmazın malikinin değişmesinin taşınmaz üzerindeki ipoteğe etkisi olmadığını, takipte diğer borçlu …’ın vesayet altında olduğuna dair dosyaya bir bilgi veya kayıt sunulmadığını ve bu borçluya yapılan tebligatların da usulüne uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine ve İİK’nın 134/5. maddesi gereğince ihale bedelinin %10’u oranında para cezasının davacıdan alınarak Hazineye irat kaydedilmesine karar verilmiştir.

Anılan mahkeme gerekçesinde özetle; şikayete konu tebligatta …’in, muhatabın babası olduğunu ve çarşıya çıktığını belirtmiş olup ehil ve 18 yaşın üzerinde göründüğü, tebliğ memuru asıl muhatabın evde olup olmadığını, evde bulunmama sebebini sorguladığı ve bunu tebliğ kağıdına yazdığı, tebliğ memurunun bunlar dışında bir vazifesi bulunmadığı, …’in, muhatapla aynı evde ikamet ettiği, davacının da bunun aksi yönde bir iddiası bulunmadığı, dolayısı ile tebliğin usule ve yasaya uygun olduğu, usule uygun ihtarname gönderilmediği hususunun ise takibin esasıyla alakalı bir iddia olduğu, icra emri ve satış ilanı tebliğlerinin usule uygun olarak şikayetçinin Mernis adreslerine yapıldığı ve … isimli şahsın kısıtlı olmasına rağmen vasisi yerine kendisine tebligat yapıldığı iddiası için ise davacı tarafın bu hususun menfaatlerini nasıl ihlal ettiğine dair herhangi bir beyanda bulunamaması ve bu hususu ispata dair hiçbir belge sunamamasından dolayı muteber görülmediği belirtilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi/borçlu tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Borçlu istinaf dilekçesinde özetle;

1. Kıymet takdiri raporunun 04.06.2021 tarihinde düzenlendiği, geçen zaman içinde şikayete konu taşınmazın değer kazandığı fakat güncel değerinin çok altında satıldığı,

2. Satış ilanı tebliğinin usule aykırı olduğu, borçlunun tebliğ olunan … ile aynı konutta yaşamadığını belirterek şikayet dilekçesindeki iddialarını tekrar etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin reddine, ihale bedelinin %5’i oranında para cezasının şikayetçi borçludan alınarak hazineye gelir kaydına karar verilmiştir.

Mahkemece verilen kararda özetle;

1. TK’nın 16. maddesi uyarınca muhatabın evde olmadığı şerhi ile aynı konutta ikamet eden … imzasına tebliğ edilen tebligatın bu hali ile usulüne uygun olduğu, her ne kadar şikayetçi borçlu tarafından tebligatın yapıldığı tarihte şehir dışında olduğu, tebligat yapılan kişiyle de aynı konutta oturmadığı ifade edilmiş ise de; şikayet dilekçesinde ileri sürülmeyen bu hususların istinaf incelemesi sırasında nazara alınamayacağı,

2. Dava dışı borçlu …’a yapılan tebligatların usulsüzlüğünün ise ancak ilgilisi tarafından ileri sürülebileceği, taşınmazın kıymet takdirinin üzerinden 2 yıl geçmediği, 2 yıllık süre geçmeden yeniden kıymet takdiri yapılamayacağı, satış ilanı ve şartnamesinin taşınmazın kesinleşen kıymet takdir raporunda belirtilen niteliklerine uygun olarak düzenlendiği,

3. İİK’nın 129. maddesi uyarınca ihale bedelinin taşınmazın muhammen bedelinin yüzde ellisi ile paraya çevirme ve paraların paylaştırma masraflarını karşıladığı, re’sen yapılan değerlendirmede de feshi gerektiren bir olguya rastlanmadığı, bu nedenle ihalenin feshi isteminin reddine ilişkin verilen mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığı,

4. Ancak şikayetçi borçlu aleyhine ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına hükmedilmiş ise de 7343 Sayılı Kanunla Değişik İİK’nın 134/5-3 maddesi gereğince fesih gerekçeleri ve fesih isteyenin sıfatı gözönünde bulundurulduğunda davanın ihale sürecini uzatmaya matuf olmadığı görülmekle Anayasa’nın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alınarak ihale bedelinin %10’u olarak belirlenen para cezasının %5 oranında belirlenmesinin hak, nesafet ve ölçülülük ilkelerine uygun olacağı, ancak anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığı gerekçelerine yer verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayet dilekçesini tekrarla, menfaat dengesi gözetilmeksizin hükmedilen para cezasının usul ve yasaya aykırı olduğu, Bölge Adliye Mahkeme kararının aksine tebligat usulsüzlüğünü dava dilekçesinde de beyan ettikleri gibi yerel mahkemece inceleme ve araştırmanın eksik yapıldığı, şikayete konu taşınmazın güncel değerinin çok altında satıldığı, vesayet hususu kamu düzeninden olduğu nedenle mahkemece re’sen dikkate alınması gerektiği, …’a yapılan tebligatların mahkeme kararının aksine her ilgili tarafından ileri sürülebileceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ihalenin feshine yönelik şikayete ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. İİK 134 ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen kararın tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, borçlunun temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun’un 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.