YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/490
KARAR NO : 2023/499
KARAR TARİHİ : 26.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3245 E., 2022/3316 K.
DAVA TARİHİ : 09.03.2022
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/261 E., 2022/1027 K.
Taraflar arasındaki taşınmaz ihalesinin feshi şikayetinden dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddi ile şikayetçi aleyhine ihale bedeli üzerinden % 1 oranında para cezasına hükmedilmiştir.
Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.ŞİKAYET
Şikayetçi borçlu şikayet dilekçesinde; satış ilanın borçluya tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ve borçlu şirketin tasfiye aşamasında olması nedeniyle satış ilanının iflas idare memurlarına da tebliğ edilmesi gerekmesine rağmen yapılmadığını, ihaleye fesat karıştırıldığını, satış ilanında satış yapılacak yerin açıkça yazılmadığını, askı ilan tarihinin ve ilanın ne kadar süre ilan panosunda asılı kalacağının belli olmadığını, ilgili belediyede ilan yapıldığına ilişkin tutanak bulunmadığını, İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2020/761 E. sayılı dosyasında yapılan şikayetin kesinleşmemesi nedeniyle İİK’nın 364/3. maddesine aykırı olarak satış yapılmasının usulsüz olduğunu, satış ilanında KDV hususunda çelişkili ifadeler bulunduğunu, İİK’nın 133. maddesinin 7343 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girmesi ile mülga edilmesine rağmen satış ilanında bu maddeye yer verilmesinin tereddüt oluşturduğunu ve satışa esas alınan imar durum bilgisinin üzerinden çok uzun zaman geçmesine rağmen güncel imar durumu araştırılmadan satış yapılmasının hatalı olduğunu, bu hususlara ilişkin İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2022/144 E. sayılı dosyasında şikayet yoluna başvurulduğunu ileri sürerek tapunun 5 parselinde kayıtlı taşınmaz ihalesinin feshini talep etmiştir.
II. CEVAP
Şikayet edilen alacaklı cevap dilekçesinde; ilanın şikayetçi borçlu vekili ile iflas idare memurlarının tamamına tebliğ edildiğini, İİK’nın 364/3. maddesine aykırılık bulunmadığını, ihaleye fesat karıştırılmadığını ve sair fesih nedenlerinin de yerinde olmadığını ileri sürerek şikayetin reddi ile borçlu aleyhine ihale bedelinin % 10’u oranında para cezasına hükmedilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; satış ilanının müflis borçluya bizzat tebliğ zorunluluğu bulunmayıp iflas idare memurlarına ilan tebliğlerinin yapıldığı, fesat iddiasının ispatlanamadığı, İİK’nın 364/3. maddesine dayalı fesih iddiasının yerinde olmadığı, kıymet takdir raporunun üzerinden iki yıl geçmeden satışın gerçekleştirildiği ve satış bedelinin taşınmazın muhammen değerinin % 50’si ile satış masrafları toplamını karşıladığı gerekçeleri ile şikayetin reddine ve şikayetçi borçlu aleyhine ihale bedeli üzerinden % 1 oranında para cezasına hükmedilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlu şikayet dilekçesindeki fesih iddialarını tekrar ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayetçi borçlu şirket vekiline satış ilanının elektronik yolla tebliğ edildiği, iflas idare memurlarına da satış ilanı tebliğinin yapıldığı, fesat iddiasının soyut nitelikte olup buna yönelik delil sunulmadığı, satış ilanında yazılı hususlara ilişkin iddiaların ilan tebliğinden itibaren 7 günlük süre içerisinde şikayet konusu yapılmaması nedeniyle ihalenin feshi aşamasında dinlenemeyeceği, ilan askı tutanağının süresinde asıldığı, icra müdürlüğünce satış kararında yer verilmemesine rağmen belediyede ilanın yapıldığı, İİK’nın 364/3. maddesine dayalı fesih iddiasının, ilgili dosyada verilen kararın ihale tarihinden sonraki bir tarihte olması nedeniyle yerinde olmadığı, söz konusu dosyada verilen bir tedbir kararı bulunmadığından da satışa engel olmayacağı, satış ilanında ihalenin KDV’den muaf yapılacağının yazılı olmasının talep ve talibi artırıcı nitelikte olduğu, İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2022/144 E. sayılı dosyasında yapılan şikayetin, şikayetçisinin borçlu olmadığı, satış ilanının yapıldığı gazetenin tirajına ilişkin fesih iddiasının şikayet dilekçesinde ileri sürülmemesi nedeniyle istinaf aşamasında incelenemeyeceği gerekçeleri ile şikayetçi borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi borçlu; satış ilanının borçluya usulsüz tebliğ edildiğini ve bir grup tarafından taşınmazın ipotekli olduğu söylentisi çıkartılarak alıcıların engellendiğini, bu hususun kamu düzeninden olması nedeniyle mahkemece re’sen incelenmesi gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; taşınmaz ihalesinin feshi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK md. 134, 364/3, 7343 sayılı Kanun md. 27,33,
3. Değerlendirme
1- Şikayetçi borçlunun şikayet dilekçesinde fesat iddiasını somut bir vakaya dayandırmayıp ilk kez temyiz dilekçesinde bu iddianın dayanağını açıkladığı, ancak herhangi bir delile dayanmadığı görülmekle birlikte, satış ilanı tebliğinin borçlu şirket vekili ile iflas idare memurlarına yapılmış olduğunun anlaşılmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, şikayetçinin ihalenin feshi talebinin reddine yönelik temyiz itirazları ile aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Şikayetçi borçlu aleyhine takdir edilen para cezasına ilişkin re’sen yapılan değerlendirmede;
İİK’nun ihalenin feshi şikayetine ilişkin usul ve esasları belirten 134. maddesine 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’ nın 27. maddesi ile eklenen fıkra ile;
” İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir.
Ancak ihalenin feshi talebinin usulden reddi gereken hâllerde duruşma yapılmadan da karar verilebilir. İcra mahkemesi;
1. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler dışında kalan kişilerce talep edilmesi nedeniyle,
2. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler bakımından feragat nedeniyle,
3. İşin esasına girerek,
talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm eder. ” hükmü getirilmiştir.
Düzenlemenin gerekçesi, ihalenin feshi talebi yukarıdaki sebeplerle reddedilen şikayetçinin ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre para cezasının taktir edilebilmesini sağlamaktır.
Mahkemece para cezasına hükmedilecekse, oranının, şikayetçinin ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre ölçülü şekilde belirlenmesi gerekir.
Para cezasının oranı, hem istinaf aşamasında, hem de temyiz aşamasında re’sen değerlendirilir.
Para cezasının oranına ilişkin değişikliğin, ne zaman, ne şekilde uygulanacağına ilişkin olarak İİK’na 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’nın 33. maddesi ile eklenen geçici 18/4. maddesi;
” 134 üncü maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan değişiklikler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında uygulanmaz. Ancak, ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûmiyete ilişkin hüküm görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında da uygulanır. Temyiz kanun yolu incelemesi aşamasında bulunan dosyalar bakımından para cezasının oranına ilişkin olarak yapılan değişiklik tek başına bozma nedeni yapılamaz. Yargıtay değişikliği uygulamak suretiyle hükmü düzeltebilir. ” hükmünü amirdir.
Bu yasal düzenlemeler dikkate alınarak ihalenin feshi talebinin esastan reddi nedeni ile şikayetçi aleyhine hükmedilen para cezasının oranı değerlendirildiğinde;
Somut uyuşmazlıkta, şikayetçi borçlu aleyhine ihale bedelinin % 1’i oranında para cezasına hükmedilmiş ise de, 7343 sayılı Kanun’la değişik İİK’nun 134/5-3 maddesi gereğince fesih gerekçeleri ve fesih isteyenin sıfatı gözönünde bulundurulduğunda şikayetin ihale sürecini uzatmaya matuf olduğu değerlendirilmekle, Anayasa’nın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alınarak ihale bedelinin % 1’i olarak belirlenen para cezasının % 5 oranında belirlenmesinin hak, nesafet ve ölçülülük ilkelerine uygun olacağı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının para cezası hakkında düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nin 07.12.2022 tarih ve 2022/3245 E. – 2022/3316 K. sayılı kararının, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddeleri uyarınca (KALDIRILMASINA),
2- İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 20.6.2022 tarih ve 2022/261 E. – 2022/1027 K. sayılı kararının hüküm fıkrasının para cezasına ilişkin ikinci bendinde yer alan “ % 1’i” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “ % 5’i” ibaresinin yazılmasına,
İlk Derece Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2 ve 7343 sayılı Yasa’ nın 33. maddesi ile eklenen geçici 18/4. maddelerinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 370/2. maddesi uyarınca bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.