YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/53
KARAR NO : 2023/891
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki taşınmaz ihalesinin feshi şikayetinden dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince ihalenin feshi davasının hukuki yarar yokluğundan reddine hükmedilmiştir.
Kararın şikayetçi borçlular tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedildi.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı/borçlular tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. ŞİKAYET
Borçlular şikayet dilekçesinde; ihaleye konu taşınmazın aile konutu olarak kullanıldığı, müteveffa …’in eşi …’in açık rızasının alınmadığı, … Batı 5. Aile Mahkemesinde 2020/525 E. sayılı dosya ile ipotek işleminin fekki için dava açıldığı, müteveffanın ölümü nedeniyle anılan dosyanın konusuz kaldığı, bu nedenle mahkemece davanın esasına ilişkin karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu ve … Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf incelemesinde olduğu, anılan dosyanın huzurdaki dosya kapsamında bekletici mesele yapılması gerektiği, ihaleye konu taşınmazın ilk kıymet takdirinin 05.01.2021 tarihinde yapıldığı, 23.02.2022 tarihinde yapılan satış işleminde bir kez daha kıymet takdiri yapılarak değerinin yükseltildiği, buna rağmen ilk kıymet takdirinin esas alınması ve bu kıymet takdirinin de 1 yılı aşkın bir süre önce yapılmış olmasına rağmen esas alınmasının da hakkaniyete aykırı olduğu, bilirkişi raporunun da usule aykırı olduğu, taşınmazın tapu kayıtlarında mevcut özelliklerinin göz ardı edildiği, KDV oranının %1 olarak belirlendiği, 23.02.2022 tarihli satış işlemlerinin de bu bedel üzerinden yapıldığı, ancak ihaleye konu taşınmazın icrai işlemler yapılırken tapu kayıtlarında mevcut vasfı esas alınarak KDV oranı %18 olarak belirlenmesi gerekirken %1 olarak hesaplandığını, ihaleye hazırlık işlemlerinin hatalı olduğunu belirterek ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ihale alıcısı banka cevap dilekçesinde, ihale edilen bedelin kıymet takdirinin çok üzerinde olduğu, davacının ihalenin feshi talebine dayanak olarak gösterdiği sebeplerin, İİK açısından ihalenin feshi sebepleri arasında olabilecek bir durum teşkil etmediği, taşınmazın aile konutu olarak kullanıma özgülendiği de davacı beyanlarından anlaşıldığı, buna bağlı olarak taşınmazın KDV’si mesken olarak kullanılan taşınmaz için % 1 KDV uygulanmasının hukuka ve yasaya aykırı olmadığı, davacı tarafın satış şartnamesinin ve satış ilanının usulüne uygun olarak kendilerine usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen bu tebliğlere yasal süresi içerisinde İcra Mahkemesine başvurarak şikayet yoluna gitmedikleri iddiasıyla davanın reddini istemiştir.
Davalı alacaklı cevap dilekçesinde özetle, davacıların huzurdaki davada hukuki yararının bulunmadığı, davaya konu ipotekli taşınmazın muhammen bedelinin 400.000,00 TL olup, taşınmazın 23.02.2022 tarihli ihalede 779.000,00 TL’ye alıcı bularak, muhammen bedelinin üzerinde bir tutara ihale edilmiş olduğu, ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediği, satışa hazırlık işlemlerine karşı şikayet yoluna başvurulmadığı, usule uygun tebliğ edilen satış ilanının tebellüğünün ardından yasal süre içinde şikayet yoluna gidilmediği iddiaları ile davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda taşınmazın tapu kaydının incelenmesinde 02.06.2016 tarihinde … lehine ipotek tesis edildiği, 22.08.2019 tarihinde esas İcra Müdürlüğü tarafından takibe geçildiği, taşınmaz maliki olan dosya borçlusunun takip kesinleştikten sonra 09.03.2020 tarihinde vefat ettiği görüldüğü, … bu davayı mirasçılarının açtığı, borçluların taşınmaz üzerine aile konutu şerhinin konulması için açtıkları davanın bekletici mesele yapılamayacağı, … Batı 2. İcra Hukuk Mahkemesi 2020/145 Esas sayılı dosyasında taşınmazın kıymet takdirine itiraz edildiği, bilirkişi raporuyla taşınmazın değerinin 400.000,00 TL belirlendiği, raporu itirazlar üzerine değerin 410.000,00 TL’ye çıktığı, taşınmazın sehven ilk rapor doğrultusunda 400.000,00 TL’den satışa çıktığı görülmüş ise de, taşınmazın 779.000 TL’ye alıcı bulduğu, taşınmazın hali hazırda konut olarak kullanıldığı, ancak vasfı ticari büro olarak değerlendirildiğinden KDV oranının %18 olarak uygulandığı, %1 olarak uygulanması gerektiği, hazırlık işlemlerinde de hataya düşüldüğünü iddia etmiş ise de, davacı vekilinin duruşmadaki beyanında KDV oranına ilişkin bir şikayet davalarının olmadığı, bu haliyle herkes için kesinleşmiş ihale şartlarının değiştirilemeyeceği, ayrıca bu husustan zarar gördüğüne ilişkin bir ispatı olmadığı gerekçesiyle ihalenin feshi davasının hukuki yarar yokluğundan reddine hükmedildi.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlular istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlular istinaf dilekçesinde; şikayet dilekçesini tekrarla mahkeme kararının kaldırılmasını ve şikayetin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; somut olayda anılan kıymet takdirine itiraz davasının Uyap üzerinden incelenmesinde mahkemece alınan 05.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda taşınmazın değerinin 400.000,00 TL olarak takdir edildiği, rapora itiraz üzerine alınan 19.02.2021 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda ise taşınmazın değerinin 410.000,00 TL olarak belirlendiğinin anlaşıldığı, ancak şikayetçi tarafından her ne kadar rapora itiraz dilekçesinde ileri sürdükleri, değerin belirlenmesine ilişkin itirazlarının ek raporda değerlendirilmediği ve mahkemece bu itirazlarının gözetilmediği ileri sürülmüş ise de; ek raporda kök rapora itiraz değerlendirilerek taşınmazın değerinin 410.000,00 TL olarak belirlendiği, gerek ek rapora itirazda gerekse şikayet dilekçesinde taşınmazın belirlenen kıymet takdirine ilişkin, yani taşınmazın değerine etki edebilecek farklı itirazların ileri sürülmediği, yine her ne kadar taşınmazın sehven ilk rapor doğrultusunda 400.000,00 TL’den satışa çıktığı görülmüş ise de taşınmazın 779.000,00 TL’ye alıcı bulduğu görülmekle bu hususun da ihalenin feshi sebebi olarak görülmediği yönündeki mahkeme karar gerekçesinin de yerinde olduğu, bu durumda ihale konusu taşınmazın ihalede esas alınan muhammen bedelin üzerinde ihale edildiği, İİK’nın 134/8. maddesinde öngörülen zarar unsurunun oluşmadığı gerekçesiyle borçluların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlular temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi borçlular temyiz dilekçesinde; şikayet ve istinaf dilekçelerini tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; taşınmaz ihalesinin feshi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK 134 maddesi ve sair mevzuat
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması HMK’nın 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine ve temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, şikayetçi borçlular tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.02.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.