Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/558 E. 2023/1024 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/558
KARAR NO : 2023/1024
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Müştekinin 26.04.2008 havale tarihli dilekçesi ile; … 6. İcra Müdürlüğünün 2007/19160 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, borçlu şirket yetkilisinin borca batık olduğunu bildiği halde borçlu şirketin iflasının istemediği, borçlu şirketin herhangi bir mal varlığının bulunmadığı, borca batık olduğu belirtilerek sanıklar …, …, … ve … hakkında sermaye şirketinin iflasını istememek suçundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun ( 2004 sayılı Kanun) 345/a ncı maddesi gereğince cezalandırılmaları için dava açılmıştır.
2…. 8. İcra Ceza Mahkemesinin, 05.11.2009 tarihli kararı ile sanıklar hakkında sermaye şirketinin iflasını istememek suçundan, şikayetin reddine, karar verilmiştir.
3. … 8. İcra Ceza Mahkemesinin, 05.11.2009 tarihli kararının müşteki vekili tarafından temyizi

üzerine Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 20.09.2010 tarihli ve 2010/3961 Esas, 2010/5206 Karar sayılı kararı ile “…Sanıklara isnat edilen suçun oluşup oluşmadığının anlaşılabilmesi için öncelikle, İİK’nun 179.ve TTK’nun 324.maddesinde öngörülen koşullarda şirketin aktif ve pasif durumu belirlenerek sonucuna göre şirketin iflasının istenmesinin gerekip gerekmediği saptanmalıdır. Mahkemece borçlu şirkete ait ticari defterler ve bilançolar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdiri gerekirken, müşteki tarafa usulsüz olarak verilen kesin sürenin gereklerinin yerine getirilmediği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmesi isabetsiz olduğu,…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. … 8. İcra Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli kararı ile sanıklar …, … ve …’ın sermaye şirketinin iflasını istememek suçundan ayrı beraatlerine, sanık …’ın neticeten 9.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
5. … 8. İcra Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli kararının sanık … vekili ile müşteki vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 03.04.2018 tarihli ve 2018/263 Esas, 2018/3886 Karar sayılı kararı ile “…1-Sanıklar …, … ve … hakkında kurulan hükümlerin onanmasına,2-Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 75. maddesinin birinci fıkrası uyarınca uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, yalnız adli para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçlar ön ödemeye tabi olup, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 345/a maddesinde öngörülen suçun cezasının üst sınırı üç ay hapis cezası olduğundan ve suç tarihi itibariyle uzlaşma kapsamında bulunmadığı gözetilerek, sanık hakkında önödeme ihtaratında bulunulup sonucuna göre durumun tayini gerekirken anılan ihtarat yapılmadan yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,Kabule göre de,1-Kısa süreli hapis cezası adli para cezasına çevrilirken uygulama maddesi olan TCK’nın 50/1-a maddesinin karar yerinde gösterilmemesi, 2-TCK’nın 52/4. maddesi gereğince ödenmeyen adli para cezasının infaz aşamasında hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarı ile yetinilmesi gerekirken adli para cezasının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrilmesi suretiyle infazda yetkinin kısıtlanması,…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. … 8. İcra Ceza Mahkemesinin, 23.03.2022 tarihli kararı ile sanık … hakkında sermaye şirketinin iflasını istememek suçundan ön ödeme nedeniyle davanın düşürülmesine, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Müşteki vekilinin temyiz istemi, süre tutum dilekçesiyle yapılmış olup, gerekçeli karar tebliğine rağmen gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmamıştır.

III. GEREKÇE
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun ( 2004 sayılı Kanun) 345/a ıncı maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.Şikayet tarihi olan 26.04.2008 tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin 26.04.2020 tarihinde yargılama sırasında gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 8. İcra Ceza Mahkemesinin, 23.03.2022 tarihli ve 2018/498 Esas, 2022/141 Karar sayılı kararına yönelik müşteki vekilinin temyiz istemi yerinde

görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki davanın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.02.2023 tarihinde karar verildi.