Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/561 E. 2023/9257 K. 26.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/561
KARAR NO : 2023/9257
KARAR TARİHİ : 26.12.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ : Ticareti usulüne aykırı terk etmek
HÜKÜM : Beraat

Bölge Adliye Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Ceza muhakemesinin amacının hukuken geçerli kanıtlarla hiç bir duraksamaya yer vermeden maddi gerçeğin ortaya çıkarılması olması ve temyiz kanun yolundaki hukuki denetimin maddi gerçeğin tespitinde muhakeme ve mantık kurallarına, bilimsel gerçeklik ve bulgulara uyulup uyulmadığını da kapsadığı gözetilerek yapılan incelemede,
5271 sayılı CMK’nun, temyiz edilemeyecek kararları düzenleyen, 286/2-d maddesinin Anayasa Mahkemesinin 27/12/2018 tarihli ve 2018/71 E. 2018/118 K. sayılı kararıyla iptal edilmeden önceki hali;
“…d) (Değişik : 6545 – 18.6.2014 / m.78) İlk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları,…temyiz edilemez.” şeklinde iken, 15.02.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 27/12/2018 tarihli ve 2018/71 E. 2018/118 K. sayılı kararıyla; CMK’nun 286/2-d maddesi; Bölge Adliye Mahkemelerince sanık hakkında ilk defa verilecek mahkumiyet kararlarına karşı üst derece yargı denetimi (temyiz) yolunun kapatılmasının, AİHS’ye ek 7. nolu protokole ve Anayasa’nın 36. maddesine aykırı olması gerekçesiyle iptal edilmiştir.
İptal kararı üzerine, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanunun 7. maddesiyle yeniden düzenlenen CMK’nun 286/2-d maddesinin son hali;
“…d) İlk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272. maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları,…temyiz edilemez.” şeklinde düzenlenmiştir.

5271 sayılı CMK’nun 286/2-e maddesi ise; “…e) Adlî para cezasını gerektiren suçlarda ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları, temyiz edilemez.” hükmünü içermektedir.

Buna göre; 7165 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrasında 5271 sayılı CMK’nun 286/2-e maddesinde yer alan; adlî para cezasını gerektiren suçlarda ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz yolunun kapalı olduğuna ilişkin düzenleme; kanunlarda sadece adli para cezası gerektiren suçlarla ilgili olarak ilk derece mahkemelerince kurulan her türlü hükme karşı istinaf yoluna başvurulması sonucu; Bölge Adliye Mahkemelerince sanık hakkında ilk kez mahkumiyet hükmü kurulmaksızın verilecek diğer kararlar (esastan reddi, düzeltilerek esastan reddi vb.) için uygulanma kabiliyeti olan bir hükümdür.
7165 sayılı kanunla yeniden düzenlenen CMK’nun 286/2-d maddesinde yer alan; sanık hakkında İlk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları,…temyiz edilemez.
Somut olayda; temyiz incelemesine konu edilen suçun 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337/a ıncı maddesi kapsamında kalan ve kanunda üst sınırı bir yıla kadar hapis cezası öngören, “Ticareti usulüne aykırı terk etmek” suçunu oluşturduğu,
Temyize konu edilen hükme esas somut uyuşmazlıkta;
İlk derece mahkemesi tarafından, sanığın üzerine atılı ticareti usulüne aykırı terk etmek suçunun unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraatine dair karar verildiği, müşteki vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması sonucu; Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince, yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 11/07/2019 tarihinde istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, sanığın mahkumiyetine dair karar verildiği, kararın sanık vekili ile müşteki vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 29/03/2022 tarihli ve 2021/9715 Esas, 2022/4106 Karar sayılı ilamı ile atılı suçtan sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasına karar verildiği, bozma ilamı sonrasında bölge adliye mahkemesinin 17/11/2022 tarihli kararı ile bozma ilamı doğrultusunda CMK’nın 223/2-a maddesi uyarınca sanığın beraatine ilişkin olarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286/2-b maddesi uyarınca kesin olarak karar verildiği, hükmün müşteki vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince bu kez temyiz isteminin reddine karar verildiği ve ek karar ile asıl kararın temyiz edildiği görülmekle,
Dairemizin 29/03/2022 tarihli ve 2021/9715 Esas, 2022/4106 Karar sayılı bozma ilamı sonrası verilen bölge adliye mahkemesinin 17/11/2022 tarihli kararının temyiz incelemesinde, bozma ilamına uygun karar verilip verilmediği ve bozma gereklerine uyulup uyulmadığı hususu denetlenecektir.Yani temyizde, bozma sonrası bölge adliye mahkemesi tarafından tespit edilen maddi olayın hukuk normları karşısındaki durumu ele alınarak, hukuk normlarının maddi olaya doğru bir şekilde uygulanıp uygulanmadığı, norm ihlali olup olmadığı, bozma gereklerine uyulup uyulmadığı denetlenmektedir.Bu yapılırken bozma üzerine kurulan hükümde, hukukun doğru ve eksiksiz uygulanıp uygulanmadığı araştırılacaktır.Bu sebeple temyize konu edilen ve bozma sonrası bölge adliye mahkemesince verilen 17/11/2022 tarihli kararın kesin olmadığı ve karara yönelik temyiz yolunun açık olduğu anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, yasal dayanaktan yoksun olan 30/11/2022 tarihli temyiz isteminin reddine dair ek kararının KALDIRILMASINA oybirliğiyle karar verilerek; aynı dairenin 17/11/2022 tarih ve aynı sayılı asıl kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi:

5271 sayılı CMK’nın 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp aynı Kanunun 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ile müşteki vekilinin temyiz dilekçesinde belirttiği sebepler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; sanığın beraatine dair vermiş olduğu hüküm hukuka uygun bulunmakla, müşteki vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nın 302/1. madde gereğince tebliğnameye kısmen uygun olarak ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.