Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/594 E. 2023/1251 K. 01.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/594
KARAR NO : 2023/1251
KARAR TARİHİ : 01.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki taşınmaz ihalesinin feshi şikayetinden dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddi ile şikayetçi aleyhine ihale bedeli üzerinden %10 oranında para cezasına hükmedilmiştir.

Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; borçlunun istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle, davanın reddine, ihale bedelinin takdiren %5’i oranında hesaplanan 20.000,05 TL para cezasının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ŞİKAYET
Borçlu şikayet dilekçesinde; ödeme emri ve kıymet takdir raporu tebliğ işlemlerinin usulüne uygun olmadığı, satışa konu taşınmazın kıymet takdirinin düşük belirlendiği, yaklaşık 2 yıl önce yapılan kıymet takdirinde emsal taşınmazlar ve fiziksel koşulların hesaplamada dikkate alınmadığı, rapor tarihi ile satış tarihi arasında geçen sürede taşınmazın değerinin çok arttığı, raporda taşınmazın paylı mülkiyete tabi olduğunun belirtilmediği, pay sahiplerine satış gününün tebliğ edilmediği, satış ilanının hatalı düzenlendiği, duyuruda sadece taşınmazın tapu bilgilerine yer verildiği, taşınmazın açık adresinin yazılmadığı ve bu durumun ihaleye katılımı etkilediği, pandemi koşullarının dikkate alınmadığı ve bu süreçten ekonomik olarak etkilenildiği, Türkiye genelinde 13.03.2020 tarihinde duran sürelere riayet edilmediği şikayetleri ile 04.07.2017 tarihli ihalenin feshini talep etmiştir.

II. CEVAP
Şikayet edilen davalı … cevap dilekçesinde özetle, ihaleye ilişkin tüm tebligatların usulüne uygun olarak yapıldığı, kıymet takdirinin borçluya gerekli şekilde tebliğ edildiği, borçlunun itiraz etmemesi sebebiyle, kıymet takdiri kesinleştikten sonra ihalenin yapıldığı, borçlunun iddialarının mesnetsiz ve yasal dayanaktan yoksun olduğu iddiaları ile davanın reddine ile ihalenin %10’u oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Diğer davalı/şikayet olunanlara dava dilekçesi ekli duruşma gününü bildirir açıklamalı davetiyelerin tebliğine rağmen, davaya cevap vermedikleri görülmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlu şirkete çıkarılan satış ilanı tebligatının 25.01.2021 tarihinde iade edildiği, 01.02.2021 tarihinde ise TK 35’e göre tebliğ edildiği, borçlu şirkete çıkarılan kıymet takdir raporunun 10.03.2020 tarihinde iade edildiği, 17.08.2020 tarihinde ise TK 35’e göre tebliğ edildiği, borçlu … şirketine bila tebliğ iade dönen adres ile TK’nun 35’inci maddesine göre tebliğ yapılan adreslerin aynı olması, aynı zamanda tebliğ olunun adresin davacı borçlu şirketin dava dilekçesinde belirttiği adres olması nedeniyle TK’nun 35’inci maddesine göre yapılmış olan tebliğ işleminin geçerli olduğu, borçlunun satış ilanı ve kıymet takdir raporunun usulsüz tebliğ edildiğine yönelik iddiasının yerinde görülmediği, borçluya kıymet takdir raporu ve satış ilanı tebliğ edildiği halde süresi içinde bu işlemlere karşı şikayet başvurusunda bulunulmadığından dava dilekçesinde ileri sürülen bu hususların ihalenin feshi davasında incelenmesinin mümkün görülmediği dolayısı ile bu yönlerdeki şikayetin de yerinde bulunmadığı, öte yandan resen yapılan inceleme ile; şikayete konu taşınmaz üzerindeki haczin düşmediği, süresinde satış talep edildiği, kıymet takdir raporlarının, satış ilanlarının, gazete ilanlarının usule uygun yapıldığı, ilan ile satış arasındaki 1 aylık süreye uyulduğu, ilandaki takvim ve prosedüre uyulduğu, ihalenin ilanda belirtilen yerde yapıldığı, ilanda belirtilen saatlere uyulduğu, tellal bulundurulduğu anlaşıldığından ihalenin feshine yönelik şikayetin reddine, İİK’nın 134/2 maddesi gereğince feshi istenilen ihale bedelinin %10 oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlu istinaf dilekçesinde; mahkemenin pandemi sürecini hiç gözetmeden, dosyayı tamamen şekli olarak ve olağan yasal süreler bakımından değerlendirdiği, ayrıca alacaklının satış işlemini deyim yerindeyse oldu bittiye getirmesine ve ihalenin feshi talebinin reddine karar vermesinin yasalara aykırı olduğu, kıymet takdiri raporunda taşınmazın muhammen bedeli 784.467,03 TL iken, 400.000,01 TL’ye ihale edildiği, kıyaslandığında %50 oranında fark olduğu, bu değere diğer masraflar da eklendiğinde, bunun açıkça borçlunun aleyhine olduğu, ihale konusu taşınmazın güncel değerinin ise günümüz ekonomik koşulları gözetildiğinde, 2-3 milyon TL olduğu, kararda yer alan para cezasının da mağdur olan borçlu açısından oldukça zorlayıcı olduğu iddiaları ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; ihaleye konu taşınmazın kıymet takdirinin icra müdürlüğünce 13.09.2019 tarihinde yapıldığı, davacının kıymet takdirine itiraz etmediği anlaşıldığından, 2 yıllık sürenin icra müdürlüğü kıymet takdir tarihinden başlayacağının açık olduğu, 7226 Sayılı Kanunla getirilen durma sürelerinin, İİK’nın 128/a-2. maddesinde düzenlenen 2 yıllık süreyi kapsamadığı, aksi yorumun maddenin konuluş amacına aykırı düşeceği kabul edilmekle birlikte, ihale tarihi olan 02.04.2021 tarihi itibariyle İİK’nın 128/a-2. maddesinde öngörülen 2 yıllık süre geçmediği, dava dilekçesinde açıkça satış ilanının usulsüz tebliğ edildiğinin iddia edilmediği, İlk derece mahkemesince satış ilanının usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğinin kabul edildiği ve davacı vekilince bu kabule karşı istinaf nedeninin ileri sürüldüğü anlaşıldığından, dava dilekçesinde ileri sürülmeyen bu nedenin istinaf incelemesinde dikkate alınamayacağı ve ihale bedeli yönünden de İİK’nın 129. maddesine aykırılık bulunmadığı fakat 30.11.2021 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7343 Sayılı Kanunun geçici 18/son maddesi gereği mahkemece takdir hakkı kullanılarak, ihale bedelinin %10’una kadar para cezası verilmesi gerekirken, %10 oranında para cezasına hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddi ile ihale bedelinin takdiren %5’i oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Borçlu temyiz dilekçesinde; şikayet ve istinaf dilekçelerini tekrarla, borçluya yapılan tebligat usulsüzlüğü nedeni ile bu tebligata dayalı yapılan bütün icrai ve hukuki işlemlerin geçersiz olduğu, mahkemece karar verilirken pandemi sürecinin hiç gözetilmediği ve taşınmazın düşük değerde satıldığı iddiaları ile kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; taşınmaz ihalesinin feshi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK 134 maddesi ve sair mevzuat

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması HMK’nın 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine ve temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, şikayetçi borçlu tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.