Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/602 E. 2023/1468 K. 07.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/602
KARAR NO : 2023/1468
KARAR TARİHİ : 07.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki ihalenin feshi şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine, ihale bedelinin %5’i oranında para cezasının şikayetçiden alınarak hazineye irad kaydına karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi borçlu ile şirket ortağı 3. kişi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 3. kişi …’in istinaf başvurusunun usulden reddine, borçlu şirketin istinaf başvurusu üzerine kamu düzeni yönünden yapılan incelemeye göre ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ihalenin feshi isteminin zarar unsuru olmadığından usulden reddine, para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı borçlu şirket ortağı dava dilekçesinde; borçlu şirketin ticaret sicilden terkin edildiğini, sonradan ihya edildiğini, takibin ihya edilmeden önce kesinleştirildiğini, mükellefiyetler listesi hazırlanmadığını, alacaklının satış talep ederken satış avansı yatırmadığını, satış ilanı ile şartname içeriğinin birbiri ile çelişkili olduğunu, satış ilanında gayrimenkul tapu kaydındaki hiçbir mükellefiyetten bahsedilmediğini, satışın yasanın öngördüğü 3 aylık süre içinde yapılmadığını, ihale esnasında huzursuzluk yaratılarak rekabet ortamının engellendiğini, ihale esnasında … tarafından sürülen peylere karşılık ihale alıcısı … tarafından yüksek sesle “böyle ihale mi olur, bu nasıl iştir, böyle de artış yapılmaz ki” diye sert bir şekilde ve yüksek sesle bağırıldığını, müvekkili şirket ihya edilmeden kıymet takdiri tebligatı yapıldığını, taşınmazın imar durumunun gerçeğe uygun olarak dosyaya yansıtılmadığını iddia ederek ihalenin feshini talep etti.

II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; borçlu şirketin çift imza ile temsil edildiğini, davayı açan şirket ortağının borçluyu temsil yetkisi olmadığını, takibin şirketin ihyasından sonra kesinleştiğini, 26.03.2019 tarihinde satış avansı yatırıldığını, ihaleye 5 kişinin katıldığını ve ihalenin usule uygun yapıldığını iddia ederek şikayetin reddini istemiştir.

İhale alıcısı cevap dilekçesinde; davacı ortağın şirketi temsilen dava açmaya yetkisi olmadığını, satışa hazırlık işlemlerine karşı davacının süresinde şikayette bulunmadığını, borçluların iddialarının asılsız olduğunu iddia ederek şikayetin reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borçlu şirket ortaklarının temsilci atamamış olmaları nedeniyle … Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/162 Esas 2022/470 Karar sayılı dosya ile şirkete temsil kayyım atanmış olması üzerine kayyıma usulüne uygun tebligat çıkarılarak davaya katılımının sağlandığı, satış ilanının borçluya 29.09.2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun iddialarının satışa hazırlık işlemlerinin usulsüzlüğüne ilişkin olduğu, satışa hazırlık işlemlerinden kaynaklanan nedenlerle ihalenin feshi isteminde bulunulabilmesi için usulsüz olduğu ileri sürülen hususun ihaleden önce şikayetçi tarafından öğrenilmemiş olması için süresinde şikayet yoluna başvuruda bulunulmuş olması gerektiği, istikrar kazanan Yargıtay uygulamaları gereği en geç satış ilanının tebliği ile satışa hazırlık işlemlerindeki usulsüzlüklerden tarafların haberdar olmuş sayılacağı, dava dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni açısından yapılan değerlendirmede ihalenin feshini gerektirir bir sebep bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine, ihale bedelinin %5’i oranında para cezasının şikayetçiden alınarak hazineye irad kaydına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu ve borçlu şirketin ortağı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı borçlu şirket istinaf dilekçesinde; mükellefiyetler listesi hazırlanmadığını, satış talep ederken satış avansı yatırılmadığını, satış ilanı ile şartnamenin birbiri ile çeliştiğini, taşınmaızn KDV’den muaf olduğunu, yasal 3 aylık sürede satışın yapılmadığını, kıymet takdirinin borçlu şirket ihya edilmeden tebliğ edildiğini, taşınmazın imar durumunun hatalı olduğunu iddia etmiştir.

Borçlu şirket ortağı … istinaf dilekçesinde; ihalenin hukuka aykırı yapıldığını, tebligatların eksik ve hatalı tebliğ eidldiğini, ihaleye fesat karıştırılmak istendiğini, kıymet takdir raporunun gerçeği yansıtmadığını, pandemi nedeniyle ihaleye katılımın kısıtlı olduğunu iddia etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu taşınmazın 2.000.000,00 TL bedelle satışa çıkarıldığı ve 12.10.2020 tarihinde yapılan ihale ile 2.010.000,00 TL bedelle ihale edildiği, ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediği, davacının satış ilanının usulsüz tebliğ edildiğini ileri sürmediği, davacı taraf dava dilekçesinde ihale esnasında ihale güvenliği ve rekabet ortamının zedelendiğini ileri sürerek fesat iddiasında bulunmuş ise de bu iddiasını ispata yönelik herhangi bir delil ileri sürmediği gibi bu iddiasını istinaf dilekçesinde de dile getirmediği, İİK’nın 134. maddesinin beşinci fıkrasının son cümlesinde; işin esasına girilmeden ihalenin feshi talebinin reddi halinde, şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilemeyeceğinin öngörüldüğü buna rağmen mahkemece, davanın esastan reddine karar verilmesi ve davacı aleyhine ihale bedelinin %5’i oranında para cezasına hükmolunmasının isabetsiz olduğu, karara karşı istinaf yoluna başvuran …’in davacı şirketin ortağı olduğu ve kendi adına istinaf yoluna başvurduğu anlaşılmakla davanın bizzat tarafı olmayan adı geçenin kendi adına istinaf kanun yoluna başvuru hakkı olmadığı gerekçesiyle …’in istinaf başvurusunun usulden reddine, borçlu şirketin istinaf başvurusu üzerine kamu düzeni yönünden yapılan incelemeye göre ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ihalenin feshi isteminin zarar unsuru olmadığından usulden reddine, para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi borçlu temyiz dilekçesinde; mükellefiyetler listesi hazırlanmadığını, satış talep ederken satış avansı yatırılmadığını, satış ilanı ile şartnamenin birbiri ile çeliştiğini, taşınmazın KDV’den muaf olduğunu, yasal 3 aylık sürede satışın yapılmadığını, kıymet takdirinin borçlu şirket ihya edilmeden tebliğ edildiğini, taşınmazın imar durumunun hatalı olduğunu iddia etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ihalenin feshi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’nın 134. maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlu tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.