Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/663 E. 2023/2061 K. 27.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/663
KARAR NO : 2023/2061
KARAR TARİHİ : 27.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki ihalenin feshi şikayeti sebebiyle yapılan inceleme sonucunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine, İİK’nın 134. maddesi gereğince ihale bedeli olan 10.500.000,00 TL’nin %5’i oranında para cezasının şikayetçiden alınarak Hazineye irat kaydına karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, şikayetin kabulü ile taşınmaza ilişkin ihalenin feshine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı karşı taraf alacaklı vekili ve karşı taraf ihale alıcısı şirket vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçi borçlu vekili isteminde; alacaklı tarafından şikayetçi borçlu şirket hakkında başlatılan takip sonucu gelinen aşamada borçluya ait taşınmazlardan 95 parsel numaralı taşınmazın satışından bakiye alacak kaldığından bahisle alacaklı tarafından işbu şikayete konu olan 96 parsel numaralı taşınmazın satışının talimat icrasından talep edildiğini, talimat icrasınca talep üzerine 10.01.2022 tarihinde satış kararı verildiğini belirterek 13.03.2020 tarihinde satış avansının yattığını ancak usulüne uygun bir satış talebi olmadığını, alacaklının sadece 95 parsel numaralı taşınmaza yönelik satış talebinin bulunduğunu, taşınmazın … ilçe sınırları içerisinde olmasına rağmen … Belediyesine müzekkere yazıldığını, satış ilanında gerçek yüz ölçümünün eksik gösterildiğini, talimat icra dosyasının satış talimatı gelmeden satış kararı veremeyeceğini, talimat icrasının görevi dışına çıktığını, 09.07.2021 tarihinde 95 sayılı taşınmaz için satış kararı verildiğini, 96 sayılı parsel için ise 05.10.2021 tarihinde satış talebinde bulunulduğunu belirterek ihalenin feshini talep etmiştir.

II. CEVAP
Karşı taraf ihale alıcısı şirket vekili cevap dilekçesinde; haksız ve hukuka aykırı şikayetin reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alacaklı tarafından 96 numaralı parselde kayıtlı taşınmaza takibin kesinleşmesinden sonra haciz konulduğu ve haciz tarihinden sonraki bir yıllık süre içerisinde satış avansının yatırılarak satış talebinde bulunulduğunu, satış ilanının … Belediyesinde yapılmasında hukuka aykırı bir durumun bulunmadığı, satış ilanının şikayetçi borçlu vekiline usulüne uygun tebliğ edildiği ve satış ilanında belirtilen taşınmaz bilgilerine yönelik borçlu tarafından yasal süre içerisinde herhangi bir şekilde itiraz edilmediği görülmekle borçlunun taşınmazın metrekaresi ile ilgili bilgilerin hatalı olduğu yönündeki iddiasının bu aşamada dilenemeyeceği, kıymet takdiri işleminin satış tarihinden önceki iki yıl içerisinde yapılmış olması, satış ilanı ile ihale arasında bir aydan fazla sürenin olduğu, ihaleye e-teklif sunulup sunulmadığı hususunun satış tutanağına geçirildiği, satış tutanağında imzaların eksiksiz bir şekilde atıldığı ve ihale bedelinin kıymet takdirinde belirlenen bedelin yarısını ve dosya masraflarını karşıladığı, dosya borcunun hepsi tahsil edilememişken satışı yapılmış bir taşınmaz hakkında ihalenin feshi şikayetinin ikinci taşınmazın satışı önünde hukuken bir engel olmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine, İİK’nın 134. maddesi gereğince ihale bedeli olan 10.500.000,00 TL’nin %5’i oranında para cezasının şikayetçiden alınarak hazineye irat kaydına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayet dilekçesinin aynen tekrar edildiği görülmüştür ve esas dosyasından herhangi bir satış kararı veya satış talimatı olmadan satış yapıldığı, geçerli bir satış talebi bulunmadığı, 28.02.2020 tarihli haciz tarihinden 13 gün sonra 13.03.2020 tarihinde satış için kıymet takdiri talep edildiği, ancak burada açık ve net bir satış talebinin bulunmadığı, bu nedenle esas dosyadaki 06.07.2021 ve 05.10.2021 tarihli satış taleplerinin bir yıllık süreden sonra olduğu, taşınmazın bulunduğu belediye hudutlarında ilanın zorunlu olduğu, gerçek yüz ölçümünün gösterilmediği, satışın düşürülmesi yönünde yaptıkları şikayetin reddedildiği, bu ret kararının iptali yönünde açtıkları davanın derdest olduğu, ayrıca 95 parsel numaralı taşınmazın satışına ilişkin kararın kesinleşmeden 96 parsel numaralı taşınmazın satılamayacağı ileri sürülmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yerleşik Yargıtay deneyimlerinin usulüne uygun bir satış talebinden bahsedilebilmek için açık ve sarih satış talebi olması gerektiğine işaret ettiği, hal böyle olunca alacaklının bir yıllık süre içinde müdürlüğüne hitaben açıkça bir satış talebinin olmadığı kanısına varılmış olup haczin düştüğünün sabit hale geldiği görülmekle; alacaklı tarafından yasal süre içinde satış istemi avansının yatırılmadığı, yatırılan avansın kıymet takdiri ve diğer işlemlere ilişkin olduğu, bu nitelikteki bir satış talebinin haczin düşmesini önlemeyeceği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, şikayetin kabulü ile taşınmaza ilişkin ihalenin feshine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde karşı taraf alacaklı … ve karşı taraf ihale alıcısı … Gıda Pazarlama ve Dağıtım A.Ş. ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
Karşı taraf alacaklı … vekilinin temyiz başvuru dilekçesinde; 13.03.2020 tarihindeki satış talebi ile yatırılan satış avansı dikkate alınmadan karar verildiği, ihale sürecinde tüm usuli gerekliliklerin yerine getirildiği ve hukuka uygun yapılan satış tutanağında tüm imzaların eksiksiz olarak yer almakta olup gerekli tüm masrafların karşılanmış olduğu, satış ilanının taşınmaz kaydının bulunduğu yerdeki belediye tarafından yapılması yönünde herhangi bir yasal zorunluluk bulunmadığı, şikayetçinin kötü niyetli olduğu ileri sürülmüştür.

Karşı taraf ihale alıcısı … Gıda Pazarlama ve Dağıtım A.Ş. vekilinin temyiz başvuru dilekçesinde; kendilerinin takip dosyasının tarafı değil sadece ihale alıcısı oldukları, ihale sürecinde tüm usuli gerekliliklerin yerine getirildiği ve hukuka uygun yapılan satış tutanağında tüm imzaların eksiksiz olarak yer almakta olup gerekli tüm masrafların karşılanmış olduğu, satış ilanının taşınmaz kaydının bulunduğu yerdeki belediye tarafından yapılması yönünde herhangi bir yasal zorunluluk bulunmadığı, şikayetçinin kötü niyetli olduğu ileri sürülmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ihalenin feshine yönelik şikayet istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 2004 sayılı İİK’nın 134. maddesi

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup karşı taraf alacaklı vekili ve karşı taraf ihale alıcısı şirket vekili tarafından ayrı ayrı temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken temyiz 179,90’ar TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.03.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.