Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/671 E. 2023/1604 K. 13.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/671
KARAR NO : 2023/1604
KARAR TARİHİ : 13.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki taşınmaz ihalesi şikayetinden dolayı yapılan inceleme sonunda, İlk Derece Mahkemesince zarar unsurunun bulunmaması nedeniyle ihalenin feshi isteminin esasa girilmeden reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi borçlu tarafından süre tutum dilekçesi ile istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçi borçlu dava dilekçesinde; ipotekli taşınmaz maliki müvekkiline satış ilanının Tebligat Kanunu’ nun 35. maddesine göre tebliğ edilmiş sayıldığını, ayrıca dosyada tüm ilgililere satış ilanı ve kıymet takdirinin tebliğ edilmediğini, itiraz hakkının elinden alındığını, icra emrinin usulsüz tebliği nedeniyle takibin kesinleşmediğini, ihale edilen taşınmazın aile konutu olduğunu, ipotek tesisinde eşinin muvafakatının alınmadığını, taşınmaz düşük bedelle satıldığından mağdur olunduğunu, ipotek lehdarından ipotek bedelinin altında satışa muvafakat edilip edilmediğinin sorulmadığını, tapudaki aile konutu şerhine rağmen ipotek tesisinin geçersiz olduğunu, takipte talep edilen faizin de fahiş olduğunu belirterek ihalenin feshini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı cevap dilekçesinde; şikayetçiye yapılan tebligatların usulüne uygun olduğunu, şikayetçinin 09.06.2022 tarihli satışa itiraz dilekçesinde adreste bulunmadığını ve aile konutu olmadığını kabul ettiğini, usulüne uygun olarak kıymet takdir tutanağı tebliğ edilen davacının kıymet takdirine itiraz etmediğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmede belirlenen oranda faiz istendiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; zarar unsurunun bulunmaması nedeniyle ihalenin feshi isteminin esasa girilmeden reddine karar verilmiş, yasal şartlar oluşmadığından davacı aleyhine para cezasına hükmedilmemiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu süre tutum dilekçesi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Borçlu tarafından süresinde gerekçesiz süre tutum istinaf dilekçesi sunulduğu görülmekle, gerekçeli İlk Derece Mahkemesi kararının borçlu vekiline 27.07.2022 günü tebliğ edildiği, dosya kapsamında 09.08.2022 tarihli gerekçeli istinaf başvurusunun süresinde olmadığı görülmektedir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; HMK’nın 355. maddesine göre istinaf incelemesinin dilekçede belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılabileceği, ancak kamu düzenine aykırılık bulunması halinde bu hususun re’sen gözetilebileceği, her ne kadar şikayetçi borçlu tarafça şikayet dilekçesinde kıymet taktir tutanağının ve satış ilanının usulüne uygun tebliğ edilmemesi nedeni ile taşınmazın kıymetine itiraz edilemediği ileri sürülse de İİK’nın 21/2. maddesinde; “İlamda ve 38. maddeye göre ilam hükmünde sayılan belgelerle ipotek senedinde yazılı olan adresi değiştiren alacaklı veya borçlu keyfiyeti birbirlerine noter vasıtası ile bildirmiş olmadıkça, tebligat aynı adrese yapılır ve bu adreste bulunmadığı takdirde Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uygulanır” yasal düzenlemesine yer verildiği, borçlunun adrese dayalı kayıt sisteminde kayıtlı adresinin bulunmadığı, ipotek akit tablosunda yazılı adresine daha önce usulüne uygun tebligat yapılmamış olsa bile bu adrese Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre yapılan tebliğ işleminin usulüne uygun olduğu, taşınmazın kıymet takdirinin kesinleştiği, fesih istemine konu olan ihalede taşınmazın ihale bedelinin de muhammen bedelin üzerinde olduğu, bu nedenle zarar unsurunun gerçekleşmediği, re’sen yapılan değerlendirmede de feshi gerektiren bir olguya rastlanmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Borçlu vekili temyiz başvurusunda; istinaf dilekçesinin davalılardan Doruk Hizmet Ltd. Şti.’ne tebliğ edilmediği, esas dosya ve satış dosyasında kıymet takdiri ve satış ilanının borçlu ve tüm ilgililere usulüne uygun tebliğ edilmediği, satış kararına itiraz imkanı ortadan kaldırıldığı, müvekkiline herhangi bir ihtarname tebliğ edilmediği, ipoteğin kayıtsız şartsız borç ikrarı içermediği, taşınmazın aile konutu olduğu, faiz oranlarının hatalı ve fahiş olduğu, eksik inceleme yapıldığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ihalenin feshi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
HMK’nın 353-(1) b) 1, 355. maddeleri, İİK’ nın 134./8 maddesi ,

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Yasal sürede şikayetçi tarafça istinaf süre tutum dilekçesi sunulmasına rağmen, gerekçeli İlk Derece Mahkemesi kararının tebliğinden itibaren on günlük yasal süre içerisinde gerekçeli istinaf başvuru dilekçesi sunulmadığından, istinaf süre tutum dilekçesinde ileri sürülmeyen hususların temyiz incelemesinde değerlendirilemeyeceğinin tabii bulunmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi borçlu vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun’un 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.