Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/747 E. 2023/1782 K. 16.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/747
KARAR NO : 2023/1782
KARAR TARİHİ : 16.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki taşınmaz ihalesinin feshi şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddi ile şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi ipotekli taşınmaz maliki üçüncü kişi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçi ipotekli taşınmaz maliki üçüncü kişi şikayet dilekçesinde; taraflarına çıkarılan icra emri, kıymet takdiri raporu ve satış ilanı tebliğlerinin usulsüz olduğunu, ek kıymet takdiri raporunun da taraflarına tebliğ edilmediğini, bu nedenle kök rapordaki değeri etkileyecek hataların giderilip giderilmediğinin anlaşılamadığını, diğer ilgililere satış ilanının tebliğ edilmediğini, elektronik ilan sürelerine uyulmadığını ileri sürerek tarafına ait … İli, … İlçesi, 25332 Ada, 4 Parsel, 4 bağımsız bölüm numaralı taşınmaz ihalesinin feshini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı cevap dilekçesinde; ihale bedelinin muhammen bedelin üzerinde olduğunu, ihalenin ve tebliğlerin usulüne uygun olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ihaleye konu taşınmazın kıymet takdiri ile belirlenen muhammen bedelinin 800.000 TL olduğu, satış bedelinin 1.355.000 TL olup muhammen bedelin üzerinde olduğu, şikayetçinin ihalenin feshi isteminde menfaatinin ne suretle muhtel olduğunu ispatlayamadığı, satış ilanının şikayetçi vekiline e-tebligat yoluyla 09.04.2022 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, şikayetçinin ödeme emri ve kıymet takdirinden en geç bu tarih itibariyle haberdar olduğu, bu tarihten itibaren kıymet takdirine itirazda bulunulmadığı, bu haliyle kıymet takdirinin 800.000 TL bedel üzerinden kesinleştiği, kıymet takdirine ilişkin ek raporda taşınmazın brüt ve net kullanım alanlarına ilişkin maddi hatanın düzeltildiği, bu hatanın taşınmazın değerini etkilediği yönünde herhangi bir görüş belirtilmediği gerekçesi ile şikayetin reddi ile ihalenin feshi istemi zarar unsuru gerçekleşmediğinden reddedildiği, esasa ilişkin nedenlerle reddedilmediğinden İİK’nın 134/11. maddesi uyarınca şikayetçinin para cezası ile mahkumiyetine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi ipotekli taşınmaz maliki üçüncü kişi istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi ipotekli taşınmaz maliki üçüncü kişi istinaf dilekçesinde; taraflarına çıkarılan icra emri, kıymet takdiri raporu ve satış ilanı tebliğlerinin usulsüz olduğunu, ek kıymet takdiri raporunun da taraflarına tebliğ edilmediğini, bu nedenle kök rapordaki değeri etkileyecek hataların giderilip giderilmediğinin anlaşılamadığını, diğer ilgililere satış ilanının tebliğ edilmediğini, elektronik ilan sürelerine uyulmadığını ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılması ile ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayetçi vekiline e-tebliğ yolu ile gönderilen satış ilanı tebligatının, vekil tarafından takip dosyasına iade edildiği, şikayetçi asile gönderilen satış ilanının da “muhatabın çarşıya gittiğini ve aynı konutta birlikte ikamet ettiğini beyan eden eşi … imzasına tebliğ edildi” şerhi ile 11.04.2022 tarihinde TK’nın 16. maddesi gereğince usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, şikayetçi borçlunun en geç satış ilanının tebliğ edildiği tarih itibariyle kıymet takdirinden haberdar olduğu, bu tarihten itibaren yasal 7 günlük süre içerisinde kıymet takdirine itirazda bulunulmadığı, bilirkişi ek raporunda maddi yazım hatasının düzeltildiği, değere etki edecek herhangi bir değişiklikten bahsedilmediği, taşınmazın 800.000 TL olarak kesinleşen muhammen bedel üzerinden satışa çıkarıldığı ve 1.355.000 TL bedelle davalı ihale alıcısına ihale edildiği, bu durumda zarar unsurunun oluşmadığı, şikayetçinin ihalenin feshini istemekte hukuki yararının bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi ipotekli taşınmaz maliki üçüncü kişi temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi ipotekli taşınmaz maliki üçüncü kişi temyiz dilekçesinde; taraflarına çıkarılan icra emri, kıymet takdiri raporu ve satış ilanı tebliğlerinin usulsüz olduğunu, ek kıymet takdiri raporunun da taraflarına tebliğ edilmediğini, bu nedenle kök rapordaki değeri etkileyecek hataların giderilip giderilmediğinin anlaşılamadığını, diğer ilgililere satış ilanının tebliğ edilmediğini, elektronik ilan sürelerine uyulmadığını bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ipotekli taşınmaz maliki üçüncü kişinin kendisine ait taşınmaz ihalesinin feshi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 134. Maddesi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 16. maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile sair yasal mevzuat

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi ipotekli taşınmaz maliki üçüncü kişi tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.