Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/7749 E. 2023/6866 K. 31.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/7749
KARAR NO : 2023/6866
KARAR TARİHİ : 31.10.2023

Sermaye şirketlerinin iflasını istemek mecburiyetinde olanların iflası istememesi suçundan sanık …’in, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 345/a, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 9.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 8. İcra Ceza Mahkemesinin 03/03/2020 tarihli ve 2018/614 esas, 2020/67 sayılı kararını müteakip, 100,00 Türk lirası gider avansı yatırmadığından bahisle sanığın istinaf talebinin reddine ilişkin İstanbul 8. İcra Ceza Mahkemesinin 17/10/2020 tarihli ve 2018/614 esas, 2020/67 sayılı ek kararı ile anılan karara karşı sanık müdafi tarafından istinaf talebinde bulunması üzerine 150,00 Türk lirası gider avansı yatırmadığından bahisle sanığın istinaf talebinin reddine ilişkin İstanbul 8. İcra Ceza Mahkemesinin 24/09/2021 tarihli ve 2018/614 esas, 2020/67 sayılı ek kararı aleyhine … Bakanlığının 14/07/2023 gün ve 94660652-105-34-22479-2022-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/09/2023 gün ve KYB- 2023/85453 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 09/03/2020 tarihli ve 2018/7903 esas, 2020/2595 karar sayılı ilamında “…Anayasa Mahkemesinin 29/12/2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 2011/54 esas, 2011/142 sayılı kararında kanun koyucunun temyiz hakkını bir harca bağlaması yönünde ki kanun düzenlemesinin yukarıdaki gerekçelerle iptaline karar verilmiştir. Hal böyleyken, yerel mahkemece sanığın istinaf talebinin reddedilmesi hukuka aykırı, verilen ek karar ise maddi ve hukuki gerekçeden yoksun olup, sanığın iki dereceli yargılanma hakkı ve dolayısıyla adil yargılanma hakkını ihlal eden bir nitelik taşımaktadır…” şeklinde açıklamaya yer verildiği nazara alındığında,
Somut olayda, sanığın yokluğunda karar verildiği, kararın tebliğinden sonra sanığın yasal süresinde karara karşı istinaf başvurusunda bulunduğu, istinaf başvurusundan sonra Mahkemesince sanığa 100,00 Türk lirası gider avansı yatırmasına dair muhtıra çıkarıldığı ve gider avansını yatırmadığından bahisle 17/10/2020 tarihli ek karar ile kararın istinaf edilmemiş sayılmasına karar verildiği, söz konusu ek kararın tebliğinden sonra sanık müdafiinin yasal süresinde ek karara karşı istinaf başvurusunda bulunduğu, Mahkemesince sanığa 150,00 Türk lirası gider avansı yatırmasına dair muhtıra çıkarıldığı ve gider avansı yatırılmadığından bahisle 24/09/2021 tarihli ek karar ile kararın istinaf edilmemiş sayılmasına karar verildiği ve kararının istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmış ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 273/1. maddesine göre, sanığın süresi içerisinde bir dilekçe vermesi veya beyanda bulunması halinde istinaf kanun yoluna başvurabileceği, sanığın bir masraf yatırması gerektiğinden bahsedilmediği, dolayısıyla ilk derece mahkemesinin sanığı istinaf gider avansı yatırmaya zorlamasının kanuni dayanağının bulunmadığı, bu nedenlerle sanığın istinaf talebinin kabulü ile dosyanın istinaf incelemesi amacıyla Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde

karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, İstanbul 8. İcra Ceza Mahkemesinin 24/09/2021 tarihli ve 2018/614 esas, 2020/67 sayılı ek kararının, CMK’nın 309/4. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 31.10.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.