YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/79
KARAR NO : 2023/1098
KARAR TARİHİ : 23.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki ihalenin feshi dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde; davaya konu taşınmazın 1/4 hissesinin ihale edildiğini, taşınmaz hissesi için 28.09.2021 tarihinde kıymet takdiri yapıldığını ve 100.000,00 TL değer takdir edildiğini, kıymet takdiri rapor tarihi ile ihale tarihi arasındaki yükselen enflasyon sonucu taşınmazın değerinin piyasa değerinin çok altında kaldığını, ihale bedeli borçlusu olduğu dosya borçlarının toplamının karşılanmadığını belirterek taşınmaz ihalesinin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı vekilince verilen cevap dilekçesinde; şikayetin reddine ve %10 para cezasına karar verilmesi talep edilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince; ihalenin feshi nedenleri yerinde görülmeyerek şikayetin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı borçlu vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava dilekçesini tekrar ederek ihalesi yapılan taşınmazın düşük bedelle yapılan ihalesinin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece verilen karara karşı davacı borçlu tarafından sunulan istinaf dilekçesi ve kamu düzeni kapsamında yapılan inceleme neticesinde; ihalesi yapılan taşınmaza 100.000,00 TL değer takdir edildiği, taşınmazın 120.000,00 TL’ye ihale edildiği, her kadar davacı borçlu taşınmazın değerinin düşük belirlendiği iddiasıyla ihalenin feshini istemiş ise de davacı tarafın yapılan kıymet takdir işlemine karşı süresinde şikayet hakkını kullanmadığı anlaşılmakla İcra Müdürlüğünce yapılan kıymet takdiri kesinleştiğinden ve bu durumda da zarar unsurunun oluşmadığının kabulü gerektiğinden davanın bu nedenle reddine karar verilmesinde yasaya aykırı bir yön olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı borçlu vekili istinaf dilekçesini tekrarlayarak, istinaf kararına karşı yasal süresi dahilinde temyiz kanun yoluna başvurduklarını belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ihalenin feshine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İcra İflas Kanunu 134. madde.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı borçlu vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.02.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
Dr. …’in Karşı Oy Yazısı;
Şikayetçi borçlular süresinde icra mahkemesine verdiği şikayet dilekçesinde taşınmazın piyasa değeri altında satıldığını ileri sürerek ihalenin feshini talep ettiği, icra mahkemesince ihale bedelinin muhammen bedelin üstünde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, ancak İİK’nın 134/2 maddesinde yazılı bulunan para cezası konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği görülmektedir. Kararın şikayetçi tarafça istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istemin esastan reddine karar verildiği, bu kararın borçlu vekilince temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
7343 Sayılı Yasa ile değişik İİK’nın 134/5 maddesi talebin reddine karar verilmesi halinde hangi durumlarda ihalenin feshini talep eden hakkında ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına hükmedileceğini düzenlemiştir. 7343 Sayılı Kanunun 33. maddesi uyarınca İİK’na eklenen geçici 18/4 fıkrasına göre ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkumiyete ilişkin hükmün görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında da uygulanacağı öngörülmektedir.
İİK’nın 134/5 fıkrasında yazılı bulunan para cezası hükmü emredici nitelikte olup kamu düzenine ilişkin bulunduğundan mahkemece (re’sen) kendiliğinden uygulanmalıdır. HGK’nın 6.10.2004 tarih ve 2004/1-433 Esas sayılı kararda da benimsendiği üzere kamu düzenine aykırılıkta aleyhe bozma ilkesi nazara alınamaz. O halde ihalenin feshi isteminin reddine karar verildiğine göre, mahkemece işin esasına girilerek ret kararı verilip verilmediği incelenerek, şikayetçi hakkında para cezası yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken bu konuda herhangi bir karar verilmemesi usulsüz olup, Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönden bozulması gerektiğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması yönündeki çoğunluk görüşüne katılamıyorum.23.02.2023