Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/7917 E. 2023/7886 K. 28.11.2023 T.

Yayınlanma Tarihi: 24.01.2024 07:35


YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/7917
KARAR NO : 2023/7886
KARAR TARİHİ : 28.11.2023

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibine başlandığı, ipotekli taşınmaz malikinin 19.8.2020 tarihinde icra mahkemesine yaptığı başvuru ile; hesap kat ihtarnamesi, icra emri ve kıymet takdir raporunun usulüne uygun tebliğ edilmediğini ve sair şikayetlerini ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince ihtarname tebliğ işleminin usulsüz olduğu gerekçesiyle icra emrinin iptaline karar verildiği, tarafların istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; şikayetçi ipotek borçlusunun istinaf talebinin değerlendirilmediği, alacaklının istinaf başvurusunun ise, ipotek borçlusuna yapılan ihtarname tebliğinin kamu düzeninden ve takip şartı olduğundan bahisle süresiz şikayete tabi olduğu belirtilerek esastan reddine hükmedildiği, kararın alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce alacaklının temyiz talebi kabul edilerek İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince kat ihtarı tebligatının usulsüz olduğu tespiti yerinde ise de, mahkemece öncelikle şikayetin süresinde olup olmadığının tespiti bakımından icra emri ve kıymet takdiri tebligatlarının usulüne uygun olup olmadığının denetlenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi için Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulduğu, bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesince 24.02.2020 tarihinde tebliğ edilen icra emri tebliğinin usulüne uygun olduğu, kat ihtarı tebliğinden en geç bu tarihte haberdar olunduğu gerekçesi ile buna yönelik şikayetin süre aşımı nedeni ile reddine karar verildiği, karara karşı borçlunun temyiz yoluna başvurduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda; mahkemece usulüne uygun olduğuna karar verilen 24.02.2020 tarihli icra emri tebliği ile dairemiz bozma ilamında usulsüz olduğu tespiti yapılan kat ihtarı tebliğlerinin “adresin kapalı olması sebebiyle ...'ten sorulduğu, muhatabın çarşıda olduğunu beyan etmesi üzerine, evrak köyün muhtarına tebliğ edilerek, sorulan ...'e de haber vermek suretiyle 2 nolu haber kağıdı şikayetçinin kapısına yapıştırıldığı” şeklinde aynı şerh ile tebliğ edildiği, her iki tebligatta da bilgisine başvurulan ... isimli kişinin komşu,kapıcı ya da yönetici gibi tebliğ adresi ile ilgili sıfatının ne olduğunun tebligata yazılmadığı, haber verilen kişinin ismi yazılmış ise de bu kişinin sıfatı yazılmadığından bu hali ile her iki tebliğ işleminin de şeklen Tebligat Kanunu’nun 21/1 maddesine aykırı ve usulsüz olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda, mahkemece 24.02.2020 tarihli icra emri tebliğinin usulüne uygun olduğu ESAS NO : 2023/7917

tespiti yerinde değil ise de kıymet takdir tebliğinin “ muhatabın tevziat saatinde adreste bulunmadığı komşusu ... soruldu, şifai beyanından muhatap çarşıda olduğundan mahalle muhtarına tebliğ edildiği,aynı komşuya haber verildiği” şerhi ile Tebligat Kanunu’nun 21/1 maddesine şeklen uygun olarak davacıya 27.07.2020 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmış olup davacının en geç bu tebliğ ile kat ihtarı tebliğinden haberdar olduğu buna göre davanın yasal sürede açılmadığı anlaşılmıştır.
O halde, mahkemece 24.02.2020 tarihli icra emri tebliğinin usulüne uygun olduğu tespiti yerinde değil ise de, 27.07 2020 tarihli kıymet takdir tebliğinin usulüne uygun olduğu ve kıymet takdir tebliğine göre davanın süre de açılmadığı anlaşıldığından süreden redde ilişkin sonucu doğru kararın onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 28.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.







...