Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/8378 E. 2023/8670 K. 13.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/8378
KARAR NO : 2023/8670
KARAR TARİHİ : 13.12.2023

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibinde, şikayetçi ipotekli taşınmaz malikinin icra mahkemesine başvurusunda, satış talebinin iki kez geri alınamayacağını, buna göre satış isteme süresinin geçtiğini ileri sürerek satışın iptaline karar verilmesini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince, şikayetin reddine ve istinaf harç ve giderlerinin süresinde yatırılmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verildiği, bu karara karşı şikayetçi borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın şikayetçi borçlu tarafından temyiz edildiği, Dairemizce istinaf harç ve giderlerine ilişkin muhtıranın usulsüz olması sebebiyle istinaf başvurusunun incelenmesi için kararın bozulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İcra emri tebliğ tarihi itibariyle uygulanması gereken İİK’nın 150/e-1. maddesi hükmüne göre taşınmaz rehninin satışının, icra emrinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde istenmesi gerekir. İİK’nın 150/e-2. maddesinde ise; anılan süre içinde satışın istenmemesi veya talep geri alınıp da bu süre içinde yenilenmemesi halinde takibin düşeceği hüküm altına alınmıştır. Bu durumda, satış talebini geri alan alacaklı ancak icra emrinin tebliğ tarihinden itibaren kalan satış isteme süresi içinde yeniden satış isteyebilir.
Somut olayda, icra emrinin en son asıl borçlu şirkete 8.01.2020 tarihinde tebliğ edildiği ve alacaklı tarafından 2.03.2020 tarihinde ipotekli taşınmazın satışının talep edilerek satış avansının yatırıldığı görülmektedir. Yasal bir yıllık süre içerisinde satış istenmiş ise de; alacaklı yanca anılan satış talebinin 24.07.2020 tarihinde geri alındığı, 21.10.2010 tarihinde tekrar satış talep edildiği, son olarak 6.11.2020 tarihinde satış talebinin geri alındığı ve 22.02.2021 tarihinde yeniden satış talep edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, satış talebini 6.11.2020 tarihinde geri alan alacaklı tarafından icra emrinin tebliğinden itibaren kalan satış isteme süresinde, yani 8.01.2021 tarihine kadar yeniden satış isteminde bulunulmadığı açıktır. Dolayısıyla, geçerli bir satış isteminin varlığından söz edilemeyeceğinden icra takibinin düşmüş olduğu kuşkusuzdur.

O halde, İlk Derece Mahkemesince, şikayetin kabulü ile takibin düşmüş olması gözetilerek, kamu düzeni nedeniyle taleple bağlı kalmaksızın takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Şikayetçi borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 15.09.2023 tarih ve 2023/965 E. – 2023/1253 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA ve Şanlıurfa 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 7.02.2022 tarih 2021/247 Esas 2022/246 Karar sayılı kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.