Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/888 E. 2023/4937 K. 13.09.2023 T.
Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 19:25
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/888
KARAR NO : 2023/4937
KARAR TARİHİ : 13.09.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki istihkak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı üçüncü kişi vekili, müvekkilin adresine hacze gelindiğini, haciz mahallinde borçlu şirket temsilcisi hazır olmamasına ve borçluya ait malvarlığı bulunmamasına rağmen müvekkile ait menkullerin haczedildiğini açıklayarak davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı cevap dilekçesinde; haciz mahallinin etrafının duvar ile çevrili bir alan olup içerisinde şirket ortakları aynı olan birden fazla şirket barındırdığını, haciz mahallindeki tüm firmaların faaliyet alanlarının temelde aynı olup birbirini tamamladığını, haciz mahallinde borçlu şirketin nerede olduğunun sorulması üzerine çalışanlarca doğru adrese geldiklerinin beyan edildiğini, borçlu ile üçüncü kişinin aynı adreste faaliyet göstermekte olup şirket ortaklarının aynı kişiler olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borçlu şirket ile davacı şirket ortaklarının Süleyman Kınacı ve Hasan Ali Kınacı olduğu, borçlu şirketin haciz yapılan adresten 08.09.2020 tarihinde ayrıldığı, emniyet araştırmasına göre haciz adresinde hem borçlu şirketin hemde davacı şirketin faaliyet gösterdiği, hacizli malların davacı tarafından sunulan faturalarla eşleştiği, davacının davasını ispatladığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı alacaklı vekili, davacı 3. kişi ile davalı borçlunun ortaklarının, faaliyet alanlarının, avukatlarının, muhasebecilerinin, adreslerinin ve irtibat telefonlarının aynı olması nedeniyle aralarında organik bağ bulunduğu, haczedilen malların her iki şirketin de faaliyet alanlarında kullanılacak mallar olduğu, davacı 3. kişi ile borçlunun alacaklıları zarara uğratmak amacıyla birlikte hareket ettikleri belirtilerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 3. kişi şirket ile borçlu şirketin faaliyet alanlarının benzer olduğu, haczedilen menkullerin her iki şirketin faaliyet alanına girdiğinin bilirkişi raporu ile tespit edildiği, tanık olarak dinlenen ...'ın her iki şirkette de farklı zamanlarda çalışmasının bulunduğu, borçlu ve 3. kişi şirket arasında organik bağ olduğu, mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklıdan yana olduğunun kabulü gerektiği, karinenin aksinin ispat edilemediği gerekçesi ile başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, dayanak ilama konu alacağın olmadığının Mahkeme kararı ile tespit edildiğini, bu davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, geçerli bir alacak, takip ve haciz olmadığını, kaldı ki üçüncü kişi şirketin borcun doğumundan önce kurulduğunu, ortakların kardeş olmalarının ve faaliyet alanının aynı olmasının organik bağ için tek başına yeterli olmadığını, haciz yapılan alanın çok büyük olduğunu, 10 dan fazla şirketin faaliyet gösterdiğini belirterek kararın bozumasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, üçüncü kişinin İİK'nın 96 ncı vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nın 97 ve 99 uncu maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.