YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/9102
KARAR NO : 2024/714
KARAR TARİHİ : 23.01.2024
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 427,60 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 23.01.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
Karşı Oy Yazısı;
Şikayetçi … ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte ipotek veren üçüncü kişi konumunda olup takibe konu borçtan şahsen sorumlu olmasa da bu borç teminat verdiği ipotekten dolayı ayni bir sorumluluğu olup asıl borçlu ile birlikte mecburi takip arkadaşı olarak takip talebinin borçlu kısmında yer almakta ve kendisine de icra emri gönderilmektedir.
Toplu rehinde alacağın tamamına teminat teşkil etmek üzere rehin yükü taşınmazlar arasında paylaşılmadan kurulan rehin olup toplu rehin ve taşınmazların aynı kişiye ait olması yada taşınmazların ayrı kişilerin mülkiyetinde olması halinde bu kişilerin güvence altına alınmak istenen borçtan müteselsil olarak sorumlu bulunmaları halinde kurulabilir.
Somut olayda da ihalenin feshini isteyen ipotek veren üçüncü kişi konumunda olup alacaklı bankaya karşı borçlu şirketle birlikte müteselsil kefil sıfatı ile borçlu olduğu, ihalesi yapılan taşınmaz maliklerinin de müteselsil kefil konumunda olduklarından malikleri farklı taşınmazlar üzerinde toplu ipotek konulduğu görülmektedir. Rehinli taşınmazlar TMK 873/3 maddesinde “Aynı alacak için birden fazla taşınmaz üzerine rehin tesis edilmiş ise alacaklı bunların aynı zamanda satılmasını talep etmeye mecburdur. Bununla beraber icra memuru ancak gerektiği kadarını satar.” hükmüne yer verilmiş olup rehinli taşınmazlarda birinin paraya çevrilmesi halinde rehinli alacaklı alacağını tahsil etmiş ise artık diğer taşınmaz üzerindeki rehinin konusu kalmaz ve diğer taşınmazların satışına geçilemez.
O halde ipotek veren üçüncü kişi, maliki olmadığı ancak takipte farklı maliklere ait olan rehin konusu taşınmaz ihalelerin feshini İİK’nın 134/2. fıkrasında yazılı borçlu sıfatı ile ilgili sıfatıyla isteme hakkına sahiptir. Şikayetçinin maliki olduğu ihalelerin feshi halinde yeniden yapılacak ihalelerde daha yüksek bedellerle ihale edilmesi söz konusu olduğundan bu taşınmazlar yönünden ihalelerin feshini istemede hukuki yararları da bulunmaktadır. Bölge Adliye Mahkemesince şikayetin kendi taşınmaz olan 50 Nolu taşınmaz haricindeki taşınmazlar yönünden açtığı ihalenin feshi davalarının esası incelenmesi gerekirken ihale feshi talebi aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi isabetsiz olup kararın bu yönünden bozulması görüşünde olduğumdan çoğunluğun onama kararına katılmıyorum. 23.01.2024