Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/923 E. 2023/2386 K. 06.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/923
KARAR NO : 2023/2386
KARAR TARİHİ : 06.04.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Kabul/Kaldırma
İLK DERECE MAHKEMESİ : … İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın kaldırılması ve tahliye uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle borçlunun itirazın kaldırılmasına ve takibin devamına, borçlu aleyhine takip konusu asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve borçlunun takip konusu taşınmazdan tahliyesine hükmedilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. TALEP
Alacaklı davalıdan kira alacakları bulunduğunu, kira bedelinin tahsili için, … İcra Müdürlüğünün 2019/3553 Esas sayılı icra dosyasıyla takipte bulunduğunu, davalıya ödeme emrinin gönderildiğini, davalının süresi içinde alacaklının takibe dayanak olarak sunduğu 01.01.2013 tarihli kira kontratının iptal edildiğini, 28.01.2013 tarihinde kira bedelinde iyileştirme yapılmak sureti ile yeni bir kira kontratı yapıldığını, 7 yıldır bu yeni kontrat üzerinden tüm kiraların alacaklının banka hesabına senelik artışları da yapılmak suretiyle yatırılmakta olduğunu, aradan geçen 7 yıl sonrasında geçerliliğini yitirmiş bir kontrat ile taraflarına icra takibi başlatmak istemesinin iyi niyetli bir yaklaşım olmadığını belirterek borca itiraz ettiğini, borçlunun itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek, davanın kabulü ile itirazın kaldırılmasına, takibin devamına, müvekkili lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve vaki temerrüdü nedeniyle davalının takibe konu mecurdan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Borçlu cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazda 2013 yılından beri yaklaşık 8 yıldır kiracı olarak bulunduğunu, bu süre boyunca kira bedellerini aksatmadan süresinde ve eksiksiz olarak ödediğini, alacaklının ihtirazi kayıt koymadan ödemeleri kabul ettiklerini, bu durumun bile başlı başına kira sözleşmesinin yenilenmesi anlamına gelmekte olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; 22.02.2022 havale tarihli bilirkişi raporu ile borçlu tarafından sunulan 28.01.2013 kira başlangıç tarihli kira kontratına göre borçlunun alacaklıya ait banka hesaplarına düzenli olarak 36.700,00 TL kira ödemesi yaptığının görüldüğü, uzun yıllar uygulanan kira anlaşmaları sözlü kira sözleşmesi olarak kabul edilmekte ve bu aşamadan sonra kira akdinin yenileneceği anlamını taşıyacağı, dava konusu olayda 28.01.2013 tarihinden itibaren kira bedelleri ödenmiş ve alacaklı tarafça da bu ödemeler ihtirazi kayıt koyulmaksızın kabul edildiği, dosyada mevcut hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile ödemelerin sabit olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Alacaklı istinaf dilekçesinde; yargılamanın en başından itibaren gelen safahat dikkate alındığından icra mahkemesinin dar yetkili bir mahkeme olduğu halde genel mahkemeler gibi zoraki ve çelişkili bir yorumla “dava konusu olayda 28.01.2013 tarihinden itibaren kira bedelleri ödenmiş ve davacı tarafça da bu ödemeler ihtirazi kayıt konulmaksızın kabul edilmiştir.” şeklinde dosya kapsamı ile ilgili olmayan bir gerekçe ile davanın reddedilmesinin isabetsiz olduğunu, dosyada bulunan bilirkişi raporu ile de ödemelerin eksik yapıldığının anlaşıldığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takibin alacaklının dayandığı 01.01.2013 başlangıç tarihli 5 yıl süreli, yazılı kira sözleşmesine istinaden başlatılmış olup borçlunu icra dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinde dayanak kira sözleşmesindeki imzasına, kiracı-kiralayan ilişkisine ve aylık kira bedeline açıkça ve ayrıca itiraz etmemiş olması nedeniyle bu hususların dar yetkili icra mahkemesinde kesinleşmiş olduğu, ödeme iddiasının artık davalı borçlu tarafça ispat edilmesi gerektiği, dosyaya sunulan ödeme belgeleri ve bilirkişi raporuna göre davalının takibe konu kira bedellerini ödediğini ispat edememiş olduğu, eksik yapılan ödemelerin ihtirazi kayıt konulmadan tahsil edilmiş olmasının taraflar arasında yeni bir anlaşma yapıldığını göstermeyeceği, davanın 30 günlük ihtar süresinden sonra açıldığı, borçlunu icra müdürlüğüne sunduğu itirazının haksız ve dayanaksız olduğunun anlaşıldığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle borçlunun itirazın kaldırılmasına ve takibin devamına, borçlu aleyhine takip konusu asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve borçlunun takip konusu taşınmazdan tahliyesine hükmedilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı borçlu temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; adi kiraya ve hasılat kiralarına ilişkin icra takibinde itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK md. 63., 68., 269/c

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı borçlu vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,70 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.