Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/933 E. 2023/5434 K. 27.09.2023 T.
Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 09:59
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/933
KARAR NO : 2023/5434
KARAR TARİHİ : 27.09.2023
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalının temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı alacaklı vekili; farklı bir icra dosyasında dava konusu haciz ile aynı yerde yapılan haciz sırasında borçlunun haciz mahallinde hazır bulunduğunu, mahcuzların üçüncü kişiye ait olmadığını ileri sürerek davanın kabulü ile üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı üçüncü kişi usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmamış, duruşmaya katılmamıştır.
2.Borlu şirket vekili, mahcuzların müvekkiline ait olduğunu, 3.kişi şirket ile birlikte üretim yapma konusunda anlaşıldığını, resmi bir sözleşme yapılmadığını ancak müvekkilinin ticari emtinasını haczin yapıldığı adrese taşıdığını, üçüncü kişi hakkında dolandırıcılık suçundan suç duyurusunda bulunulduğunu, borçlu ile aralarında satım sözleşmesi yapılmadığını belirterek davanın kabulünü istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; vergi ve ticaret sicil kayıtlarına göre davalılar arasında organik ilişki bulunmadığı, haczin üçüncü kişinin faaliyet gösterdiği adreste yapıldığı, haciz sırasında borçlunun veya borçlu ile ilgili emarenin bulunmadığı, başka bir icra dosyasında 16.08.2019 tarihinde yapılan haciz sırasında borçlu yetkilisinin haciz mahallinde hazır bulunduğu ve bir kısım belge ele geçirildiği, bu hususların borçlu ile üçüncü kişi arasındaki tek irtibat olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı alacaklı, ... 20. İcra Müdürlüğünün 2018-16714 esas sayılı dosyasında dava konusu hacizle aynı yerde yapılan haciz sırasında borçlu şirket yetkilinin hazır bulunduğunu, haciz mahallinde borçlu adına belge bulunduğunu, borçlu ve 3.kişi arasındaki ticari ilişkinin borçlu şirket tarafından beyan edildiğini, resmi defter ve kanallara yansımayan ancak varolan bir işbirliğinin açıkça anlatıldığını, dolayısıyla 3. kişi şirketin istihkak iddiasının gerçek dışı olduğunu, belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile haciz adresinin borçlunun ödeme emri tebliğ veya dayanak senet adresi olmadığı, davalı 3. kişi şirketin ticari sicil adresi olduğu, haciz adresinde davalı 3. kişi şirket yetkilisinin hazır bulunduğu, haciz mahallinde borçlu adına evrak bulunmadığı, haczedilen makinelerin borçlu şirketin faaliyet alanı ile ilgili makineler olmadığı nazara alındığında mülkiyet karinesinin 3. kişi yararına olduğunun kabulü gerektiği, davacı alacaklının haciz adresinin davalı borçlu ile irtibatlı olduğunu kanıtlamak için başka bir icra dosyasından yapılan haciz sırasında borçlu yetkilisinin hazır olması ve bir kısım belge bulunmasına delil olarak dayanılmış ise de; bu hususların tek başına mülkiyet karinesini tersine çevirmek için yeterli görülmediği, davacı 3. kişi ile davalı borçlu arasında adres ve ortaklık yapısı anlamında organik ilişki bulunmadığı gerekçesi ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı alacaklı vekili, istinaf dilekçesini tekrarla dosya kapsamındaki delillere ve davalı borçlu şirketin tüm ticari ilişkiyi açıkça anlatan beyanına rağmen verilen kararın hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, alacaklının İİK’nın 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 97 ve 99 uncu maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dava konusu 2.9.2019 tarihli haczin 3. kişinin ticaret sicilde kayıtlı iş yeri adresinde yapıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği veya dayanak senette yazılı adreste yapılmadığı, haciz sırasında borçlu hazır olmadığı gibi borçluya ait herhangi bir belge bulunmadığı, buna göre mülkiyet karinesi davalı 3. kişi lehine olup mülkiyet karinesinin aksinin davacı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir. Dosya kapsamında yer alan ticaret sicil kayıtlarına göre, borçlu ile 3.kişi arasında organik bağ bulunmadığı, davacının delil olarak dayandığı farklı icra dosyasında aynı yerde yapılan haciz tutanağında borçlunun hazır bulunması ile ilgili olarak çelişkili beyanların yer aldığı ve borçlunun imzasının bulunmadığı görülmüştür. Anılan haciz tutanağı ile ticari defterler ve resmi belgelerle desteklenmeyen borçlu beyanının karinenin aksini ispat için yeterli olmadığı anlaşılmıştır.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK'nin 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA
Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.