Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/970 E. 2023/2414 K. 06.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/970
KARAR NO : 2023/2414
KARAR TARİHİ : 06.04.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Ret/Kabul/Kaldırma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın kaldırılması ve taşınmazın tahliyesi davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile itirazın kaldırılmasına, 13.462 TL icra inkar tazminatının davalı borçludan alınarak davacı alacaklıya verilmesine, davalının “….., Mah, …..,Sk.No:78/8 …../ANKARA adresindeki taşınmazdan tahliyesine” karar verilmiş, alacaklının talebi üzerine dava dilekçesinde tahliyesi talep edilenden farklı bir taşınmaz hakkında tahliye karar verildiği gerekçesi ile 07.07.2020 tarihli tashih şerhi ile “davalının …No: 45 Ankara adresindeki taşınmazdan tahliyesine” karar verilmiştir.

Kararın davalı borçlu ve davacı alacaklı (katılma yoluyla) tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı alacaklının istinaf başvurusunun hukuki yarar yokluğundan reddine, davalı borçlunun istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile itirazın kaldırılmasına, takibin devamına, asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalı borçludan alınarak davacı alacaklıya verilmesine, davacı alacaklının tahliyeye ilişkin davasının reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Alacaklı dava dilekçesinde; adi yazılı kira sözleşmesine dayalı Örnek 13 takipte, ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu tarafından takibe dayanak sözleşmenin mutlak butlanla batıl olduğu, borcunun bulunmadığı beyan edilerek borca, faiz ve ferilerine itirazda bulunulduğunu, takibe konu kira sözleşmesinin kayıtsız şartsız para borcu ikrarı içerdiğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın kaldırılması, temerrüt nedeniyle “…No: 45 Ankara” adresindeki iş yeri niteliğindeki taşınmazın tahliyesi ile davalı borçlu aleyhine asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı borçlu cevap dilekçesinde; takibe konu “İş Yeri Devir ve Kira Sözleşmesi”nin alt kira sözleşmesi niteliğinde olduğunu, sözleşmenin dayanağı olan ana sözleşmede mecurun alt kiraya verilmesi ve devredilmesinin kesin olarak yasaklandığını, bu nedenle sözleşmenin hükümsüz olduğunu, sözleşmenin itirazın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte belgelerden olmadığını savunarak davanın reddi ile takibe konu alacağın %20’sinden az olmamak üzere davacı alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı borçlunun süresinde yaptığı itirazında; sözleşmedeki imzasını inkar etmeksizin davacı alacaklıya böyle bir borcu olmadığından bahisle borca itirazda bulunduğu, davalı borçlunun itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü sebepler ile bağlı olduğu, takibe dayanak sözleşmeyi, sözleşmedeki imzasını, sözleşmedeki kira bedelini reddetmediği, bu nedenle İİK’nın 269/2. maddesi uyarınca akdi ve takibe konu kira miktarını kabul etmiş sayıldığı, davalı borçlunun İİK’nın 269/c maddesi uyarınca kiranın ödendiğini veya sair bir sebeple istenemeyeceğini, noterlikçe resen tanzim veya imzası tasdik edilmiş veya alacaklı tarafından ikrar olunmuş bir belge yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya vesika ile ispat etmeye mecbur olduğu, davalı borçlunun belirtilen nitelikte bir belge ile talep edilen kira bedellerinin takipten önce ödendiği veya sair bir sebeple istenemeyeceği iddiası ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile itirazın kaldırılmasına, 13.462 TL icra inkar tazminatının davalı borçludan alınarak davacı alacaklıya verilmesine, davalının “Pınarbaşı Mah, Baldıran Sk.No:78/8 Keçiören/ANKARA adresindeki taşınmazdan tahliyesine” karar verilmiş, alacaklının talebi üzerine dava dilekçesinde tahliyesi talep edilenden farklı bir taşınmaz hakkında tahliye karar verildiği gerekçesi ile 07.07.2020 tarihli tashih şerhi ile “davalının …No: 45 Ankara adresindeki taşınmazdan tahliyesine” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı alacaklı ve davalı borçlu tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı borçlu istinaf dilekçesinde; takibe dayanak sözleşmenin alt kira sözleşmesi niteliğinde olduğunu, sözleşmenin dayanağı olan ana sözleşmede mecurun alt kiraya verilmesi ve devredilmesinin kesin olarak yasaklandığını, bu nedenle sözleşmenin hükümsüz olduğunu, sözleşmenin itirazın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte belgelerden olmadığını, mahkemece tahliyesine karar verilen taşınmazın dava konusu taşınmazdan farklı olduğunu, davacı alacaklının kötü niyetli olarak takip başlatması nedeniyle aleyhine tazminata hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı alacaklı katılma yoluyla istinaf dilekçesinde; mahkemece takibe ve davaya konu taşınmazdan farklı bir taşınmazın tahliyesine ilişkin hüküm kurulmasının hatalı olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının bu yönden düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takibe dayanak olan 01.09.2006 başlangıç tarihli, 10 yıl süreli kira sözleşmesi ile davacı alacaklının dava dışı Ankara Büyükşehir Belediyesi’nden kiraladığı iş yerinin davalı borçluya alt kiraya verildiği, sözleşmede aylık 2.500 TL kira bedelinin ayın 7. günü akşamına kadar ödeneceği, uzayan dönemlerde Üfe oranında artış yapılacağının kararlaştırıldığı, davacı alacaklının bu kira sözleşmesine dayanarak 11.03.2019 tarihinde tahliye talepli olarak icra takibi başlattığı, 2018 yılı Haziran-2019 yılı Mart dönemi kira bedeli 65.145,40 TL ile işlemiş faiz 2.164,64 TL olmak üzere toplam 67.310,04 TL’nin tahsilinin talep edildiği, ödeme emrinin tebliği üzerine davalı borçlu tarafından süresinde sunulan itiraz dilekçesi ile sözleşmenin mutlak butlanla batıl olduğunu, kira sözleşmesinin kabul edilmediğini, borcunun bulunmadığını belirtilerek borca ve ferilerine itirazda bulunulduğu, İİK’nın 269/2. maddesine göre borçlunun itirazında kira akdini ve varsa buna ait mukavelenamedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse akdi kabul etmiş sayılacağı, davalı borçlunun sözleşmeye itiraz etse de sözleşmedeki imzasını inkar etmediğinden akdi kabul etmiş sayıldığı, kira sözleşmesinin İİK’nın 68/1. maddesinde belirtilen nitelikte bir belge durumuna geldiği, bu nedenle icra mahkemesinde dava açılmasında ve yazılı belge ile ödendiği kanıtlanamayan takibe konu kira alacağı üzerinden itirazın kaldırılmasına karar verilmesinde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı, TBK’nın 315. maddesinde konut ve çatılı iş yeri kiraları hükümlerine tabi taşınmazlarda borcun ödenmesi için borçluya en az 30 günlük ödeme süresi verilmesi ve bu sürede ödeme yapılmaması halinde tahliye isteneceğinin bildirilmesi gerektiğinin düzenlendiği, örnek 13 ödeme emrinin davalı borçluya 13.03.2019 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ancak davanın takip talebinde belirtilen 30 günlük ödeme süresi dolmadan 28.03.2019 tarihinde açıldığı, tahliye istemli davanın 30 günlük temerrüt süresi beklendikten sonra açılmasının mümkün olduğu, kiralananın adresinin mahkemece tashih şerhi ile düzeltildiğinin anlaşıldığı gerekçesi ile davacı alacaklının istinaf başvurusunun hukuki yarar yokluğundan reddine, davalı borçlunun istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2019/3279 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kaldırılmasına, takibin devamına, asıl alacağın (65.145,40 TL) %20’si oranında icra inkar tazminatının davalı borçludan alınarak davacı alacaklıya verilmesine, davacı alacaklının tahliyeye ilişkin davasının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı borçlu temyiz dilekçesinde; takibe dayanak sözleşmenin alt kira sözleşmesi niteliğinde olduğunu, sözleşmenin dayanağı olan ana sözleşmede mecurun alt kiraya verilmesi ve devredilmesinin kesin olarak yasaklandığını, bu nedenle sözleşmenin hükümsüz olduğunu, sözleşmenin itirazın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte belgelerden olmadığını, mahkemece tahliyesine karar verilen taşınmazın dava konusu taşınmazdan farklı olduğunu, davacı alacaklının kötü niyetli olarak takip başlatması nedeniyle aleyhine tazminata hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının itirazın kaldırılmasına ilişkin kısmının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, adi kiraya ve hasılat kiralarına ilişkin ilamsız takipte itirazın kaldırılması ve taşınmazın temerrüt nedeniyle tahliyesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 269. ve 269/c maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 315. maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, sair yasal mevzuat.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı borçlu tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.