YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10264
KARAR NO : 2012/10597
KARAR TARİHİ : 08.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanıkların eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Yasanın 116/1, 119/1-c, 53 ve 151/1, 53. maddelerinde tanımlanan birden fazla kişi ile konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar verme suçlarını oluşturduğu gözetilerek, bu suçlar yönünden 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre lehe olan yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2- Sanık … hakkında, tekerrür hükmünün uygulanmasında öncelikle özel tekerrüre ilişkin hükümlülüklerin esas alınmasının gerekmesi; Mersin 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 22.10.1998 gün 1998/756-1258 sayılı ilamının bu nitelikte bulunduğu gözetilmeden, diğer özel tekerrüre esas olmayan hükümlülüğün hükme esas alınarak 765 sayılı TCK’nın 81. maddesinin 2 ve 3. fıkrası yerine 1. fıkrası ile hüküm kurulması, gerekçe gösterilmeden en üst oranda artırım yapılması ve sonuç olarak sanık hakkında fazla cezaya hükmolunması,
3- Sanık … hakkında, 765 sayılı TCK’nın 522/son maddesine aykırı olarak 522/1. maddesi uyarınca ceza indirimi yapılması,
4- Sanık …’ün, tecilli cezaya konu hırsızlık suçunu işlediğinde 15-18 yaş grubunda bulunduğu, hüküm tarihi ile son suç tarihi arasında beş yıldan fazla bir sürenin geçtiği ve böylece 3682 sayılı Kanunun 8. maddesinin (d) bendi gereğince adli sicilden çıkarılma koşulları gerçekleştiğinden, hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5- Gerekçeli karar başlığında sanık …’ün “10.04.1979” olan doğum tarihinin nüfus kaydına aykırı biçimde “10.04.1978” şeklinde yazılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 08.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.