Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/10302 E. 2012/10598 K. 08.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10302
KARAR NO : 2012/10598
KARAR TARİHİ : 08.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Müştekinin, giriş kapısını çekip kapattığı ancak kilitlemediği; 29.05.2002 tarihli görgü tespit tutanağında giriş kapısında zorlanmadan dolayı kilit hizasında izler bulunduğu, 28.02.2003 tarihinde yapılan keşif ve düzenlenen bilirkişi raporunda, kapı ve kasası arasına sert cisim sokulup kapı esnetilerek kilit dilinin geriye ittirilmesi ile kapının açıldığı, kapının suni vasıta kullanmadan açılmasının mümkün olmadığının belirtilmesi karşısında; hırsızlık eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d maddesinde belirtildiği şekilde kapı kilidinin taklit anahtar veya diğer bir aletle kilit açmak suretiyle gerçekleştirilmediği, sanığın eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan suni vasıta kullanmak suretiyle hırsızlık suçunu düzenleyen 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522 (pek fahiş) maddelerine ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 53 maddelerine uyan hırsızlık, aynı Yasanın 116/1, 53 maddelerine uyan konut dokunulmazlığını bozma ve 151/1, 53 maddesine uyan mala zarar verme suçunu oluşturacağından ve bu suçlar yönünden 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre, 5252 sayılı yasanın 9/3. maddesi gereğince 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasanın belirlenmesi zorunluluğu,
2- İddianamede suç tarihi yanlış yazılmasına rağmen düzeltilmesi sağlanmadan yargılamaya devam edilmesi ve gerekçeli karar başlığına da “28.05.2002” yerine “29.05.2003” şeklinde yazılması,
3- Kabule göre de;
a- Müştekinin sabah evden ayrıldıktan sonra gece 01.00’de döndüğünü ve tanık … ’ın 28.05.2002 tarihinde saat 15.00 sıralarında apartmanın asansör kapısının önünde elinde televizyon olan bir şahsı gördüğünü beyan etmeleri karşısında; hırsızlığın saat kaçta gerçekleştiğinin kesin olarak belli olmadığı halde, eylemin gece vakti işlendiğinin kabulü ile yazılı biçimde hüküm kurulması,
b- Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi ile uygulama yapılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 08.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.