YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11162
KARAR NO : 2012/14106
KARAR TARİHİ : 14.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın, gündüz vakti şikayetçiye ait park halindeki aracın sağlam olan kelebek camını kırmak suretiyle içinden oto teybini çalması şeklindeki eyleminde, sanık hakkında lehe yasanın belirlenmesi konusunda; 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesi uyarınca, önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin ayrı ayrı somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunması gerektiğinin ve 5237 sayılı TCK’nın 141. ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanığın eyleminin, 142/1-b. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçu yanında aynı Kanun’un yakınma bulunduğu için 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçunu da oluşturduğu, bu suçun 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma kurumu kapsamında kalması nedeniyle taraflar arasında uzlaşmanın sağlanıp sağlanmamasına göre lehe yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1- Sanığın suç tarihinde yakınana ait aracının keşfen sağlam ve muhkem olduğu saptanan kelebek camını taşla kırmak suretiyle araç içinden gerçekleştirdiği hırsızlık eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesindeki suçu oluşturması karşısında, kararda yazılı madde ile uygulama yapılması,
2- Sanığın araç içinden eşya çaldıktan sonra yapılan ihbar üzerine sanığın verilen eşkal bilgilerine göre yaya olarak yürüdüğü sırada tesadüfen görülmesiyle yakalandığının dosya içinde bulunan 01.11.2003 tarihli tutanak içeriğinden anlaşılmakla, eylemin tamamlanmasına karşın, teşebbüs hükmünün uygulanarak sanık hakkında verilen cezadan indirim yapılması,
3- Teşebbüs aşamasında kalmış suçlarda 5237 sayılı TCK’nın 168 .maddesine göre etkin pişmanlık hükmünün uygulanamayacağının gözetilmemesi,
4- Sanığın yolda tesadüf eseri karşılaşıldığında elindeki poşetlerle şüpheli görülmesiyle kovalamaca sonucu yakalanması olayında eylemin tamamlanmasına rağmen 765 sayılı TCK’nın 523. maddesinin uygulanması ile cezadan indirim yapılarak lehe yasa değerlendirmesi yapılması,
5- Sanık hakkında 5237 sayılı yasa hükümleri uyarınca uygulama yapılmasına karşın, paraya çevirme ve erteleme değerlendirmesinin 647 sayılı Yasanın 4 ve 6. maddeleri gereğince de yapılması suretiyle, yazılı biçimde karma uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nun temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının gözetilmesine, 14.06.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.