Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/1124 E. 2012/2342 K. 07.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1124
KARAR NO : 2012/2342
KARAR TARİHİ : 07.02.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Hırsızlık

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Hükümlüler … ve … hakkında kurulan hükmün temyiz incelenmesinde;
Hükümlüler … ve … hakkında kurulan 19/03/2003 gün ve 2002/1311 E ve 2003/233 K sayılı hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.9.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen sanık hakkındaki temyiz edilmeksizin kesinleşen ilk hüküm ancak, suç tarihinden sonra yürürülüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlüler … ve … hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanıklar olan … ve …’e ilişkin ilk hükmün, adı geçen sanıklar müdafiileri tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay 10 Ceza Dairesinin hükmü bozması üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan hükümlüler … ve … tekrar yargılama sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır.Kurulan bu ikinci hüküm, hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenle hükümlüler … ve … hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, hükümlüler müdafiilerinin konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE, 5252 Sayılı Kanunun 9/3 maddesine göre, gereğinin takdiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II-Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 493/1, 522/1, 55/3 102/4,104/2. maddeleriyle, 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 142/1-b, 143, 31/3; 66/1-e,-2 ,67/4 maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanıklar yararına olması ve aynı Yasanın 66/1-e-2, 67/4. maddelerinde öngörülen 7 yıl 12 aylık zamanaşımının, suç tarihi olan 15/11/2002 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz talepleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 07/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.