Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/11588 E. 2012/19698 K. 25.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11588
KARAR NO : 2012/19698
KARAR TARİHİ : 25.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

A- Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanık … hakkındaki 21.10.2004 gün ve 2004/549-114 sayılı hükmün kesinleşmesinden sonra aynı dosyada sanıklar … ve …’a ilişkin ilk hükmün, bu sanıklar tarafından temyiz edildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 16.06.2005 tarihinde, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren yasalar uyarınca değerlendirilmesi için dosyanın iade edilerek mahkemesine gönderilmesi üzerine … hakkındaki önceki hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18.09.2007 tarih ve 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez. Hakkında verilen hüküm kesinleşmiş olan …’ın tekrar yargılanma sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir. 
Bu nedenlerle; … hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca, isteme aykırı olarak REDDİNE, 
B- Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerini olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı, sanığın eyleminin 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522/1 (pek hafif) maddelerinde düzenlenen hırsızlık ve 5237 sayılı TCK’nin 142/1-b, 143, 53; 116/2-4, 119/1-c, 53; 151/1, 53 maddesinde düzenlenen hırsızlık, geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını oluşturduğu, 765 sayılı TCK’nın 493/1, 65/3, 522. maddesi ile yapılan uygulamanın her durumda sanık lehine olması nedeniyle sonuca etkili görülmemiş; sanık …’nin diğer sanıklar … ve Yücel Koyuncu ile önceden anlaşarak hırsızlık eylemine doğrudan katıldığı gözetilmeden 765 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi yerine, 65/3. maddesi ile uygulama yapılması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış ve bu nedenle de Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 esas, 2008/43 sayılı kararı ışığında, yanılgılı uygulama sebebiyle ortaya çıkacak sonuçtan sanık …’nin yararlandırılmasının, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin sakatlanmasına yol açacağından, hükümden sonra 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 5728 sayılı Yasa’nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 5 ve 14. fıkraları ile aynı maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümlede belirtilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık … müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
C- Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Tanık Yaşar Turan’ın işyerinde gördüğü iki kişiden birinin Yücel Koyuncu olduğunu teşhis etmesi, işyerindeki defter üzerinden elde edilen parmak izinin diğer sanık …’a ait olduğunun tespit edilmesi ve sanıklar Yücel Koyuncu, … ve …’nin hazırlıktaki ifadelerini sonradan geri almaları, sanık …’ın diğer sanıklarla Gökkaya Beldesine gitmediğini beyan ederek suçu kabul etmemesi karşısında; diğer sanıklar … ve Yücel Koyuncu’nun sonradan geri aldığı soruşturma aşamasındaki suç atma niteliğinde kalan anlatımları dışında, hükümlülüğüne yeterli hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 25.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.