Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/11863 E. 2012/13372 K. 06.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11863
KARAR NO : 2012/13372
KARAR TARİHİ : 06.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Emniyeti kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

Hükümlünün daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK’nın 231/6. maddesinin a bendinde yazılı ” kasıtlı bir suçtan mahkum olmama ” koşulunun bulunmaması nedeniyle hükümlü hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun hükümlü tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hükümlünün aşamalardaki savunmalarında, suçunu ikrar ederek müştekiden aldığı telefonu pazarda sattığını, daha sonra müştekiye parasını ödediğini ve kendi aralarında anlaştıklarını beyan etmesi karşısında, yargılama aşamasında şikayetinden vazgeçen müştekiden zararının tam veya kısmi olarak giderilip giderilmediği, giderilmiş ise ne zaman giderildiği, kısmi olarak zarar giderimi varsa hükümlü hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermediği sorulup saptandıktan sonra ve 765 sayılı TCK’nın 523. maddesinde kovuşturma aşamasında zarar giderimi ve iade hususunun düzenlenmediği de gözetilerek 5237 sayılı TCK’nın 168. maddenin uygulanma koşullarının tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü … Küçük müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, maddi ceza hukukuna ilişkin infaz aşamasındaki lehe uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 06.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.