YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11905
KARAR NO : 2012/14118
KARAR TARİHİ : 14.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan açılmış kamu davası bulunmasına karşın karar verilmediği anlaşılmışsa da, zamanaşımı içinde bu konuda karar verilmesi olanaklı görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı ile oluşa uygun kabule göre, sanıkların dosyadaki diğer sanıkla birlikte aldıkları ortak suç işleme kararı kapsamında, suça doğrudan katıldığı gözetilmeden, hakkında 5237 sayılı TCK’nun 37/1. maddesi yerine 39/1. maddesi uyarınca uygulama yapılması ve sanık …’in, Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 21.04.2005 kesinleşme tarihli 2004/459 E. ve 2005/61 sayılı Karar ile tekerrüre esas hırsızlık suçundan eski hükümlülüğü bulunduğu ve koşulları oluştuğu halde, hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008, 6-47/43 ve 23.03.2004, 41/70 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; sanık … hakkında uygulama yeri olmayan 5237 sayılı TCK’nın 39. maddesinin yerel mahkemece uygulanmış olması sebebiyle, ceza 1 yıl 2 ay hapis olarak belirlenmiş ve hükümden sonra 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 5728 sayılı Yasanın geçici madde: 1/1. fıkrası yollamasıyla, aynı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanabilirlik sınırları içerisine girmiş ise de; sanığın sabit kabul edilen eyleminin asıl cezası 1 yıl 2 ay olmayıp, sanık hakkında, önceden verilen suç işleme iradesi altında gece vakti kilitli bulunan otonun kapısının zorlanmasıyla araç içinden teyp çalmak suçundan verilmesi gereken sonuç cezanın 2 yıl 4 ay olacağından ve aksi hal sanığın; önceki yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan, ikinci kez mahkumiyetin sonuçlarını da kapsayacak şekilde yararlandırılmasını sağlayacak, sanığa daha önce bir kez tanınmış olan atıfet genişletilmek suretiyle hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açılmış olacağından, hükmolunması gereken ceza miktarı itibariyle, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına olanak bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanıklar … ve …’in temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA, 14.06.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.