Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/12101 E. 2011/6542 K. 28.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/12101
KARAR NO : 2011/6542
KARAR TARİHİ : 28.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18/03/2008 günlü 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, “kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz. Bu durumda zorunlu savunman velev ki sanığın lehine gibi görünen bazı işlemler yapmış olsa; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesinin verilmesi halinde, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiğinin” anlaşılması karşısında; Sanık hakkında yapılan yargılama sırasında, 5271 sayılı CMK’nun yürürlüğe girmesi nedeniyle, Mahkemece anılan Yasanın 150/3. maddesi gereğince savunman atanması istendiği, baro tarafından savunman olarak Av. …’ın atandığı, sanığın atanan bu savunmandan haberdar olmadığı, bu nedenle gerekçeli kararın adı geçen avukata tebliğ edilmesinin temyiz süresini başlatmayacağı ve sanığın yokluğunda verilmiş olan 05/06/2006 günlü hükmün, sanığa 7201 sayılı Tebligat Yasasının 35. maddesi uyarınca 12/07/2006 günü tebliğ edildiği halde, temyiz yasa yoluna başvurmamış ise de; İlkeleri, Ceza Genel Kurulunun 30/01/2007 gün ve 9-18 sayılı kararında açıklandığı üzere; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini, şeklini ve ne zaman başlayacağının kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğinin açık ve buyurucu şekilde belirtildiği, anılan kararda kanun yolu için temyiz süresinin ne zaman başlayacağının gösterilmediği; sanığa yapılan tebligatta da bu açıklamaların yer almadığı, bu nedenlerle yapılan tebliğin kendisine bağlanan sonucu doğurmayacağı ve tebliğin geçersiz olduğunun anlaşılmasıyla Çorum 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2006/60 esas 2006/657 karar sayılı red kararının kaldırılarak yapılan incelemede,
Sanığa atılı hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre; 765 sayılı TCK’nın 102/4 maddesinde öngörülen 5 yıllık zamanaşımının karar tarihi olan 05/06/2006 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 28.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.