YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/12185
KARAR NO : 2012/15030
KARAR TARİHİ : 25.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Anahtar uydurmak suretiyle araç hırsızlığı
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suça konu aracın nasıl ve ne şekilde çalındığı konusunda kuşkudan uzak delil ve tespitlerin dosyada bulunmadığı, dolayısıyla şüpheden sanık yararlanır genel ceza hukuku ilkesi de gözetilerek eylemin suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK’nın 491/2. maddesi kapsamında olduğu bu şekliyle öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre; 765 sayılı TCK’nın 102/4. maddesinde belirtilen 5 yıllık zamanaşımının karar tarihi olan 05.10.2006 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 25.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Mağdurun 1998 model … Avrupa marka otomobilinin camları kapalı ve kilitli şekilde park edildiği yerden 07.10.2002 günü götürüldüğü, aracın 18.12.2002 tarihinde ön camı kırık olarak zapt olunarak mağdura teslim edildiği dikkate alınarak 765 sayılı TCK’nın 493/1. madde fıkrasının (1) sayılı bendindeki nitelikli halin gerçekleştiği
gözetilmeden kabulde hata ile; bu yolda bir sonuca varılmadığı takdirde ise suça konu aracın sahte plakalı ve ruhsatlı olarak son zilyet Mahmut Kocakaya’dan 18.12.2002 tarihinde zapt olunması, sanıklardan satın alınan suç konusu aracın bir ayı aşkın süre bu mağdurun kullanımında kalması, zapt tutanağında düz kontak yapıldığıyla ilgili bir tespit yer almaması, dolayısıyla satışa konu olan ve uzunca süre kullanılan otomobilin mağdurun park ettiği yerden götürülmesi ve daha sonra satılması sırasında araçta taklit anahtar veya sair alet bulunması gereği karşısında, 765 sayılı TCK’nın 493/1 madde fıkrasının (2) sayılı bendindeki halin uygulama yeri bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması icap ettiği nazara alınmadan eksik soruşturma ile verilen dava zamanaşımının gerçekleştiğine dayalı düşme kararına katılmıyorum.