Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/12277 E. 2012/18515 K. 10.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/12277
KARAR NO : 2012/18515
KARAR TARİHİ : 10.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Yasanın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b ve 116/2 maddelerine uyan hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarının yanı sıra, aynı Yasanın 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçunu da oluşturduğu ve işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçu yönünden 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip, eylemin gece vakti gerçekleşip gerçekleşmediğinin kesin olarak tespit edilmesi ile sonucuna göre, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasanın belirlenmesi zorunluluğu,
Kabule göre;
2-5377 sayılı Yasanın 2. maddesiyle 29.06.2005 tarihinde 5237 sayılı TCK’nın 7/3. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar yönünden, 5237 sayılı TCK’nın lehe olduğu kabul edilerek yapılan uygulamalarda, aynı Yasanın 58. maddesinde düzenlenen mükerrirlere özgü infaz rejimi hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
3- Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesi ile artırım yapılırken 1/3 oranından fazla olmaması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine, 10.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.