YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1263
KARAR NO : 2012/2473
KARAR TARİHİ : 08.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.12.2006 gün ve 2006/8-317 esas, 2006/319 sayılı kararı ile hükümden sonra 5560 Sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK.’nın 150/3. maddesindeki yeni düzenleme karşısında; tebliğnamedeki savunman atanması ve bulundurulması gerektiği yönündeki bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın başka suçtan aynı yargı çevresindeki Develi Cezaevinde hükümlü bulunduğunun anlaşılması karşısında, hükmün açıklandığı 08.06.2006 tarihli son oturumda hazır bulundurulmadan hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle 5271 Sayılı CMK’nın 196.maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2-Sanığın 11.12.2006 tarihli temyiz dilekçesinde müştekiye vermiş olduğu zararı karşılayarak uzlaşmak istediğini beyan etmesi karşısında, 765 Sayılı TCK’nın 523. maddesinde düzenlenmeyen ve kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarını düzenleyen 5237 Sayılı TCK’nın 168/2 maddesinin değerlendirilmesi gerektiği,
3-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 22.09.2001 yerine, 22.09.2002 olarak yazılması,
4-5237 Sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olaya göre, sanığın eyleminin 142/1-b ve 143 maddelerinde tanımlanan gece vakti hırsızlık suçunun yanında, aynı Yasanın 116/2-4. maddesinde tanımlanan geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğu, suç tarihi itibarıyle işyeri dokunulmazlığını ihlal suçunun
uzlaşma kapsamında olduğu ve taraflara uzlaşma teklif edilmesi ile 5252 Sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanıp ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarını oluşturan eylem nedeniyle uygulama yapılıp sonucuna göre lehe olan yasanın denetime olanak verecek şekilde belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
5-Hak yoksunluklarının seçimlik olmaması nedeniyle 5237 Sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasındaki b-d ve e bentlerinin de uygulanması gerektiği gözetilmeyerek, sadece 53/1-a ve c bentlerinde belirtilen haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 08.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.