Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/13561 E. 2012/20225 K. 01.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13561
KARAR NO : 2012/20225
KARAR TARİHİ : 01.10.2012

MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Sanıklar … ve … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin ve Sanık … hakkında resmi evrakta sahtecilik suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmelerde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Kasıtlı suçtan hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum edilen sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilme tarihlrine kadar yoksun bırakılmasına hükmedilebileceğinin gözetilmemesi,
2- Adli sicil kaydında tekerrüre esas ilamı bulunmayan sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi uyarınca mükkerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi,
3- Birlikte suç işleyen sanıklara neden oldukları yargılama giderlerinin 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesi uyarınca ayrı ayrı yükletilmesi yerine müteselsilen tahsiline karar verilmesi ,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve Semih Karaman müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK’nın 53. maddesinin
uygulanması ile ilgili bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanıkların mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihlerine kadar yoksun bırakılmalarına’’ cümlesinin eklenmesi, sanık … hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ilişkin kısmın hükümden çıkarılması, ayrıca yargılama giderlerine hükmedilen kısımdan “müteselsilen” ibaresinin çıkartılarak yerine “ayrı ayrı” ibaresi eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık … hakkında resmi evrakta sahtecilik suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7.maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2- Kasıtlı suçtan hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına hükmedilebileceğinin gözetilmemesi,
3- Birlikte suç işleyen sanıklara neden oldukları yargılama giderlerinin 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesi uyarınca ayrı ayrı yükletilmesi yerine müteselsilen tahsiline karar verilmesi ,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 01/10/2012 tarihinde oy birliği ile karar verildi.